şükela:  tümü | bugün
  • brandon sanderson'ın the stormlight archive serisinin 3. kitabını beklerken (bkz: oathbringer), bu novellaya da göz gezdirmekte fayda var. kitap lift ile ilgili; hatırlamayanlar için 12 yaşında, yemek yemeye bayılan, ikinci kitapta birkaç chaptera sahip bir kız, ayrıca bir knight radiant.

    serinin önceki kitaplarını da hatırlayalım

    1. kitap: (bkz: the way of kings)
    2. kitap: (bkz: words of radiance)

    https://www.goodreads.com/…show/33357682-edgedancer
  • ortamlarda the stormlight archive 2.5 olarak da bilinen brandon sanderson novella'sı.

    sanderson, ana hikayede yeterince anlatamadığını düşündüğü yan karakterler için bir şeyler karalamayı seviyor. bazen bir hikaye okuyor bu, bazen de bu örnekte görüldüğü üzere novella.

    çoğu sanderson serisinde olduğu gibi karanlık ve fakat yine de umuda yer olan bir külliyat olarak karşımıza çıkan the stormlight archive, knight radiant'lar üzerinden ilerliyor. yazarın yarattığı cosmer evrenine bağlı roshar gezegeninin kaderini onlar belirliyor, belirlemiş, belirleyecek.

    her açıdan ilginç hikayeleri olan bu gizemli şövalyeleri seri ilerledikçe daha yakından tanıyoruz. edgedancer da zorlu hayatının kapısını ufaktan aralamış olduğumuz sürpriz yumurta bir şövalye adayını, lift'i, merkeze alıyor.

    sokakların zorlu dünyasında merhaba dediğimiz lift, kısaca tanımlarsak, pisboğaz bir ergen hırsız. ona eşlik eden spren'i ise asilzade tabiatlı wyndle.

    yazarın diğer serilerinde de ergenlere karşı yoğun bir ilgisinin bulunduğunu bilenler için, sanderson'ın lift için ayrı bir sayfa ayırması sürpriz değil. potansiyel şövalyeleri avlayan "karanlık" elinden kıl payı kurtulduğunda bırakmıştık lift ve wyndle'ı. burada da ikilinin maceralarını takip etme şansı buluyoruz.

    ikili, roshar'ın ilginç şehirlerinden yeddaw'a yol düşürüyorlar. başlangıçta, bu yolculuğun karanlık'tan kaçma amacı taşıdığını düşünsek de, amaç konusunu pek de doğru anlamayan lift'in kovalanan değil kovalayan olmak istediğini fark ediyoruz sayfalar ilerledikçe.

    bu ilginç kaç göç hikayesi, shin suikastçi szeth'i ve hatta nalan-nale-nin gibi farklı şekillerde adlandırılan "herald of justice"i de içine alarak genişliyor. sanderson standartlarına göre çok da ters köşe olmayan bir ters köşe ile de son buluyor.

    serinin ikinci cildinde, lift ve wyndle hikayesini sevmiş, sevimli bulmuştum. ne var ki bu novella'da lift'ten sıkıldığımı söyleyebilirim. karakter beni resmen yordu; dahası, wyndle adına üzüldüğümü bile söyleyebilirim. kendisine sürekli "yok-elçi" diye hitap eden bir ergen şövalyeye spren olma bahtsızlığına düşen birine nasıl acımazsınız ki.

    diğer yandan herald'lar üzerine olsun, szeth üzerine olsun yeni bir şeyler ortaya çıkıyor ki bunlar kitabı biraz daha çekilir kılıyor.

    rivayet o ki sanderson bu hikayeyi 4 000 kelimede bitirmek için oturmuş masaya fakat 10 000 kelimeyi aşmak durumunda kalmış. buradan yazarın gayet de severek yazdığı bir metin olduğu anlaşılıyor. keşke ben de o kadar sevebilseydim.
  • serinin 2.5'inci kitabı. okunması gerekir mi sorusuna henüz 3. kitabı okumamış biri olarak cevap veremem. ama içerisinde ilk iki kitapta olmayan ve gelişimini gördüğümüz şeyler mevcut ki şöyle:

    hafif spoiler
    --- spoiler ---
    yeddaw ve tashikk bir daha karşımıza çıkmayabilirmiş diyor sanderson.

    bilinmeyen bir şey var mesela içeride. nin'in bile ilişmeyecegi bir şey. tabi ki detayları sonraki kitaplara kalan.

    nin ve adamlari hakkında bilgiler. szeth'in gelişimi hakkında da birkaç sahne var.
    --- spoiler ---

    ağır spoiler.
    okumayacak olup ama önemli olan şeyleri öğrenmek ve ya hatırlamak isteyenler için:
    --- spoiler ---

    ym'e atıf var. *lift'in spreni wyndle onu seçmek istiyormuş.

    cryptics(muğlaklar) ve honorsprenleri (şerefsprenleri) harekete geçti diye cultivationspren'leri harekete geçmiş ki bu ikisi diğerlerinden daha önemli sanırım.

    nin, sadece skybreaker(semadeşenler) olacak kişileri bırakıyor.

    ıshar demiş ki nin'e, şeref'in yokluğuyla insan ile spren arasındaki bağ düzenli tutulamaz ve bu da bir ihtimal voidbringer'lerin (yokelçiler) tekrar dünyalar arasında zıplayabilmesine sebep olur. bu risk alınamazmış ve bu yüzden ishar nin'e milleti (bağ kuranları) kesmesi görevini vermiş. (bu ishar, ikinci kitaptaki ön sözlerde bunun sözünü veriyordu. parlayanlar kurulurken, parlayanlardan yoldan çıkan olursa keserim diyordu.)

    szeth karşı çıkıyor adama, voidbringer'lar döndü diyor ama nin, shattered plains'de (harap ovalar) gördüklerinin, binlerce yıl önceden kalanlar olduğunu söylüyor. ıshar ile konuştuğunu (ki adam etraflarda demek ki) ve onların sadece voidspren çağırdığını söylüyor. sanki kandırıyor bu salağı.

    nin, son 5 yıldır bağ kuranları öldürdüğünü ve bağ kuranların birbirlerini çektiğini söylüyor. "our commission" falan diyor. kim bunlar?

    wyndle sürekli "cultivation's sake" diyor. spren tanrılarından mı ki bu? şeref gibi? *

    bu tashikk'lerin ana tanrısı "tashi" için "god of gods, binder of world" diyorlar. bundan da bir şey çıkacak heralde. aldım notu.

    szeth'in, lift'i öldürmeyeceğini, kılıcın onu sevidiğini söylüyor. siyah dumanlı kılıç.

    "sleepless" diye bir ırk çıkıyor ortaya. onlardan biri ile karşılaşıyor lift. adam 4 ana karakteri izliyorduk diyor. lift'i beşinci ilan ediyor. nin'in onlardan uzak durması gerektiğini bildiğini söylüyor. eski parlayanlar beni müttefik bilirdi diyor, binlerce yıl önce. senin savaşın benim savaşım da diyor. adamın adı arclo, bir de siah ismini veriyor.
    --- spoiler ---
  • rob gonsalves sever gerçeküstücülerin eriyerek seyredalabilecekleri güzellikte eserler yaratan michael whelan'ın düşsel yaratımının adı, edgedancer (2002); a cautionary, “all good things come to an end...” while she dances away her day, the ground which supports her erodes into nothingness.

    cocteau twins | otterley eşliğinde melodik rüya...