şükela:  tümü | bugün
  • son yaş kararları çerçevesinde kara kuvvetleri komutanlığı alması beklenirken emekli edilmiş, bugünkü gazetelerde eşinin "nedeni, nasılı sorun" diye ilginç bir çıkış yaptığı emekli orgeneral.
  • terörle mücadele koordinatörü olarak atanan emekli orgeneral.
  • pkk'yı destekleyen belediye başkanlarının hemen görevden alınmaları gerektiğini kendi kişisel vatandaş tavrı perspektifinde ortaya koymuştur.

    (bkz: kızım sana söylüyorum gelinim sen anla)
  • 20 ekim 2006 tarihli ceviz kabuğu programının konuğu emekli general.
  • solunum yetmezliği sebebiyle dün gece acile kaldırılmıştır. durumunun iyi olduğu ve çalışma programına devam edebileceği açıklanmıştır.
  • an itibariyle terörle mücadele koordinatörlüğü görevinden alındığı söylenen emekli general.
  • emekli orgeneral baser'in koordinatorlük gorevini yürüttügü dokuz ay boyunca yasanan gelismeler göreceli olarak yorumlanabilir ama pasanin görevden alinis seklinin tartismasiz yadirganmasi gerekir zira baser, gorevden alindigini bir gazeteci ile telefonda konusurken duymus ve televizyonu acinca son dakika haberlerini görmüstür. evet bu hukumet için olagan bir yöntem olabilir, zira iki sene once eski tarim bakani sami güclü de bakanliktan alindigini cnnturk'te canli yayimlanan bir programda ogrenmisti. ama terörle mücadele gibi türkiye icin son derece hassas bir konuda kurumlararası koordinasyon saglamasi icin atadiginiz birine görevden alindigini soyleme zahmetine katlanmamak hosgorulebilir bir davranis degildir.
  • emekli orgeneral başer'in konuya ilişkin açıklaması:

    terörle mücadele özel temsilciliği görevinden alınan emekli orgeneral edip başer "ben siyasetçi değilim, emekli bir askerim. benim görüşlerimin bu çerçevede algılanması
    gerektiği görüşündeyim" dedi.

    başer, yeditepe üniversitesi'nde düzenlediği basın toplantısında, dün akşam meydana gelen gelişmeyle ilgili görüşlerini tek tek maddeler halinde hazırladığını söyledi.

    "ben siyasetçi değilim, emekli bir askerim. benim görüşlerimin bu çerçevede algılanması gerektiği görüşündeyim" diyen başer, kimseye yaranmak gibi bir niyeti olmadığını, çizgisinin ülke ve milletinin çizgisi olduğunu kaydetti.

    başer, bu göreve daha önce genelkurmay başkanı'nın önermesi ve başbakan'ın kabul etmesiyle geldiğini belirterek, "şunu vurgulamama izin verin. hiçbir noktada hiçbir görevi ben kabul etmedim" dedi.

    emekli orgeneral edip başer, bugüne kadar geçen 9 aylık süre içerisinde "özel temsilcilik mekanizması hiçbir şey başaramadı" demenin kasıtlı bir saptırma değilse bile en azından
    haksızlık olduğunu bildirdi.

    başer, atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi enstitüsü müdürü olduğu yeditepe üniversitesi'nde düzenlediği basın toplantısında, "dün akşam tanık olduğunuz, bazılarınız için sürpriz, benim için gayet doğal olan görevden alma gelişmesi konusunda yüce ulusumuza bir açıklama yapmam gerektiği düşüncesiyle bu toplantıyı düzenledim" dedi.

    "kimseye yaranmaya çalışmak için uğraşmama ya da kimseden çekinerek konuşmama gerek yoktur. benim tek sınırlayıcı çizgim, ülkemin, ulusumun çıkarlarının bulunduğu çizgidir. bu çizginin doğrultusunda kalmak dışında hiçbir sınırlamam söz konusu olamaz" diyen başer, göreve geliş sürecini anlatırken, genelkurmay başkanı'nın kendisini önermesi, başbakan'ın da sözlü önerisi üzerine görevi üstlendiğini söyledi.başer, "bugüne kadar geçen 9 aylık süre içerisinde 'özel temsilcilik mekanizması hiçbir şey başaramadı' demek, kasıtlı bir saptırma değilse bile en azından haksızlıktır" diye konuştu.

    istihbarat başta olmak üzere diğer alanlarda, bazı noktalarda daha etkin işbirliği olanakları arandığını ve bulunduğunu anlatan edip başer, açıklanmaması gereken bazı noktalarda da gelişmeler sağlandığını, içinde bulunulan koşullarda böyle bir mekanizmanın elde edebileceklerinin azamisinin elde edildiğini bildirdi. başer, bu çalışmaların tüm
    aşamalarda devletin ilgili kurumları ile işbirliği içerisinde yürütüldüğünü belirterek, "çalışmalarımız her aşamada devletin ilgili kurumları ile tam bir anlayış ve işbirliği içerisinde yürütülmüştür.iddia edildiği gibi gerçekten de bu mekanizma hiçbir şey başarmadıysa, elbette bunun tüm sorumluluğu da bana aittir" dedi.

    söz konusu görev alanının terörle mücadele olduğunu ifade eden edip başer, "hiçbir yasal ve insanlık değeri ile bağlı olmayan, akla gelebilecek en onursuz ve alçakça yöntemleri kullanarak insan yaşamlarına son veren bir katiller sürüsü ile mücadelenin" söz konusu
    olduğunu vurguladı.

    bu mücadelenin güvenlik güçlerini ilgilendiren boyutunun yanında, terör örgütünün yaşamını sürdürmesini sağlayan finansman, lojistik ve psikolojik destek boyutları da bulunduğuna dikkati çeken başer, sözlerine şöyle devam etti:
    "bu alanlardaki destek, büyük bölümü ile yurt dışından gelmektedir. bu desteğin yollarının kesilmesi ve bunların etkin bir şekilde uygulanması, türkiye'nin tek başına yapabileceği işler değildir. bunları ilgili ülkelerle işbirliği içinde halletmeniz gerekir. bizim görev alanımız
    öncelikle bu alanda yapılabilecek her çalışmayı kapsamıştır. militan kadroların etkisiz hale getirilmesi, güvenlik güçlerimizin işidir ve kuşkusuz ülke içindeki bu mücadeleyi hiçbir yabancı ülke veya kuruluşla koordine etmemiz gibi bir şey akıldan dahi geçirilemez. ülke dışındaki
    militan yuvalarının temizlenmesi konusundaki hareket tarzı da yine türkiye cumhuriyeti'nin bağımsız bir devlet olarak alacağı kararlarla verilir. görev süremiz içinde siyasi iradenin bize ne ölçüde destek olduğu konusunda ben herhangi bir yorum yapmak istemiyorum. bunun
    takdirini, ilgililerin vicdanlarına ve türk kamuoyunun takdirine bırakmam daha doğru olacaktır."

    emekli orgeneral edip başer, "benim değerlendirmeme göre, özel temsilcilik mekanizması bugüne kadar mümkün olabilecek ilerlemeyi sağlamıştır. bu ilerleme elbette bizi tatmin edecek noktaya gelmiş değildir, ancak bütün olasılıklar zorlandıktan sonra gelinen noktada son bir gelişme olasılığının daha olduğu tarafımızdan değerlendirilmiştirki, bu açılım sağlanamazsa sistemin işlevini bitirme zamanının geldiği kararının verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. bu değerlendirmemiz, sayın genelkurmay başkanı ve dışişleri bakanı ile de paylaşılmış, her ikisi tarafından da itirazsız karşılanmıştır. hatta sayın gül, kendisinin de aynı kanıda olduklarını ifade etmişlerdir" diye konuştu.

    "benim hizmet anlayışımın merkezinde türk ulusu ve onun çıkarları vardır" diyen başer, şunları söyledi:
    "terör gibi tüm ulusun fevkalade duyarlı olduğu bir sorunun çözümü yolundaki çabalara katkı yapabilecek bir çalışmanın içinde yer almaktan kaçınmak, benim hizmet anlaşıma uygun değildi. başarı şansı çok az, bazılarına göre hiç olmayan böyle bir görevi üstlenirken bana göre çok küçük olan başarı olasılığına karşın, bu yöntemin de denenmesi gerektiğine inanıyordum. bugün olsaydı, yine aynı kararı verir, taşıdığı risk, maddi ve manevi güçlükleri ne olursa olsun kabul ederdim. bu mücadelenin doğrudan güvenlik güçleriyle olan çatışmalarında görülebilir somut sonuçlar elde edilerek kamuoyuna sunulması, oldukça uzun zamana gereksinim gösterir. bunda güçlük, ilgili güvenlik birimlerinin yeterli olmayışından değil, terör örgütünün insanca olmaktan uzak mücadele yöntemlerinden kaynaklanır."

    edip başer, güvenlik güçlerinin de mücadelesini mevcut yasalar ve insanca değerlere saygının gereklerine uyarak yürütme zorunluluğu bulunduğunu belirterek, çoğu yer altında ve her türlü yöntem ile araçları kullanarak yürütülen terör destek faaliyetlerini yine yasal
    sınırlar içindeki hareket tarzları ile etkisiz kılmanın birkaç ayda sonuçlanması beklenebilecek bir çaba olmadığına dikkati çekti.

    bu görevi arkadaşlarıyla birlikte ulusa hizmet sunabilmek maksadıyla üstlendiklerini ifade eden başer, "hiç kimseye değil, ulusumuza hizmet ediyor olmanın onurunu yaşadık. 41 yıllık fiili hizmet süresinden sonra ülkeme yararlı bir iş yapabilme heyecanını hala bu kadar şiddetle duyabilecek akıl, vicdan ve vücut sağlığını verdiği için tanrıya şükrediyorum" dedi.

    başer, kendisinin ve diğer çalışma arkadaşlarının bu görev için devletten hiçbir ücret, hiçbir maddi karşılık talep etmediklerinin ve beklemediklerinin, toplantılar için türkiye bütçesinden harcama yapılmaması amacıyla da 7 toplantının 5'ini türkiye'de yaptıklarının altını çizdi.

    "görevden alınma şekli, bu konuda yetkiye sahip hükümetin tercihi ve takdiridir" diyen başer, yöntemin devlet adabına yakışıp yakışmadığı hususunun ulus tarafından takdir edileceğini söyledi.

    başer, görevden alınma kararında öne sürülen gerekçeleri kabul edilebilir bulmanın mümkün olmadığını savunarak, şunları kaydetti:

    "dış basına yaptığım açıklamanın asıl rahatsızlık yaratan kısmı, bu görevle değil, cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgilidir. gazetelerde ve internet sayfalarında yer alan, yetkililerce yalanlanmayan bilgilere dayalı bir durum tespitinden ibarettir. öte yandan ulusal basına
    yaptığım tüm açıklamalar, ilgili kişilerin de bildiği genel değerlendirmelere dayanan hususlardır. bazı ifadelerin benim kastettiğim anlamı değiştirecek biçimde yansıtılmasının da yanlış değerlendirmelere yol açmış olması doğaldır."

    görevden alınma şeklinin, şekil olarak kendisini üzdüğünü, onun dışında kimseye bir kırgınlığı ya da kızgınlığı olamayacağını ifade eden başer, türkiye'nin yararları bakımından açıklanması uygun olmayan görevle ilgili bilgilerin devletin arşivlerinde zamanını bekleyeceğini söyledi.

    emekli orgeneral edip başer, terörle mücadele özel temsilciliği mekanizmasıyla abd ile aradaki görüş ayrılıklarının azaltıldığını, somut bir şeyler elde edildiğini belirterek, "edilmeseydi, ben o görevde kalmazdım. önümüzde bir açılım bekliyorduk. ancak olmadı, devam edemedik" dedi.

    başer, atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi enstitüsü müdürü olduğu yeditepe üniversitesi'nde düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

    görevden alınmasına ilişkin yapılan değerlendirmeler ile genelkurmay başkanlığı ve dışişleri bakanlığı'nın bakışı sorulan başer, genelkurmay başkanı orgeneral yaşar büyükanıt'ın kendisinin görevden alınmasını önceden bilmediğini belirterek, "çalışmalarımda, mekanizmanın işleyişinde bana büyük destek verdiler. benim yanımda oldular. ancak
    gelişmeler karşısında benim 2 kurum arasında kalmam gibi bir durum söz konusu olmadı" dedi.

    "terörle mücadele özel temsilciliği'nin, türkiye'nin kuzey irak'a müdahalesinin abd tarafından engellenmek ve türkiye'yi oyalamak için oluşturulduğu" iddiasının hatırlatılıp görüşünün sorulması üzerine başer, "bu mekanizmayla, abd ile aradaki görüş ayrılıkları azaltıldı.somut bir şeyler elde edildi. edilmeseydi, ben o görevde kalmazdım.önümüzde bir açılım bekliyorduk. ancak olmadı, devam edemedik" diye konuştu.

    başer, "hükümetle siyasi olarak bir anlaşmazlık yaşadınız mı?" şeklindeki soru üzerine de, "hükümetle bu görevin kapsamında, her konuda aynı düşüncede olmamız beklenemez. ancak biz fikirlerimizi, saptamalarımızı, her şekilde belirtiriz. siyasi bir karar alınması gerektiyse, ondan sonrası hükümetin takdirine kalmıştır. siyasi otoriteyle her konuda aynı düşünmem mümkün değil" dedi.

    başer, "sizin yerinize yapılan yeni atamayla, askeri unsurlar ve sivil unsurlar arasında bir tercih yapılmıştır. bu askeri bir başarısızlık mıdır?" şeklindeki soruya da şöyle cevap verdi:
    "ben terör konusunda geçmişte çok çalışmalar yaptım. terör bölgesinde 2 yıl ordu komutanlığı görevinde bulundum. bu görevim sırasında terör faaliyetlerini en az düzeye indirdik. bugün de bu konuda silahlı kuvvetler, generalinden erine kadar öz verili bir çalışma yapmaktadır.başarısızlıktan söz edilemez. bu mekanizma içerisinde de kısa süre
    olmasına rağmen elde edebileceklerimin azamisini elde ettim."

    görevden kendisinin ayrılmayı düşünüp düşünülmediği sorulan başer, yaşanılan gelişmeler konusunda, bazı dost ve arkadaşlarının bırakması yönünde ısrarda bulunduğunu belirterek, "ben bu görevi üstlenirken tek düşüncem halkıma hizmet etmekti. bu görevi sonuna kadar sürdürmek kararındaydım" dedi.

    basında yer alan "bir şey yapılamıyorsa orada bir süs vazosu gibi durmam" açıklamasına ilişkin bir soruya edip başer, "bu konuyla ilgili benim kastettiğimden, onun tamamen dışına çıkan anlamlar çıktı. ben bu mekanizma için biraz da basının katkısıyla, 'bir şey yapılamıyorsa orada vazo gibi oturmam' dedim. vazonun cinsini belirtmedim" yanıtını verdi.

    bundan sonra ne yapacağı sorulan başer, yeditepe üniversitesi'nde bir görevi bulunduğunu söyledi. başer, ayrıca avrupa stratejik araştırmalar merkezi başkanlığı'nın da sürdüğünü kaydederek, "bu çalışmalar zaten bütün vaktimi alıyor" diye konuştu.

    herhangi bir siyasi partiden milletvekili aday adaylığı için teklif alıp almadığı da sorulan başer, "hiçbir partiden teklif almadım. böyle bir durum söz konusu değil" dedi.

    kaynak: anadolu ajansi