şükela:  tümü | bugün soru sor
  • islam bilginlerine 19 soru, kuran'ın türkçe çevirilerindeki hatalar gibi eserleri ile ortodoks islam bilgilerini maymuna çevirmiş, başında ölüm fetvası bulunan, gerçek anlamda bir laf cambazı, ve dahi seviyesinde bir şahsiyettir.
    19 muhabbetine bu kadar kafayı takmazdan önce, kuran ın sayısal bir değer ile 20 sene gibi bir sürede yazıldığını hatırlasa idi böyle bir kodlamanın ilahi ya da mucizevi olmak zorunda olmadığını farkedebilirdi.
    yine de muhammed in okuma yazma bildiğini, hadislere itibar edilmemesi gerektiği gibi konularda mantıklı yaklaşımlar getirmiş, her reformist gibi gözümüzde önemli bir yere gelmiştir.
    tırnağını hangi sırada keseceğini bilmek yerine, kafasını 19 a takmış bir halkı yeğ tutarım.
    daha yeğ tuttuğum hiç birine inanmayandır, ama herşey sıra ile...
  • kitap okumanin zararlari diye bir kitap kaleme almi$ ki$i.
  • tamamen ticari amaçla, yani kitaplarını satmak amacıyla; gerek sivri söylemleri ve gerekse olaylı tv programlarıyla gündemde kalmaya dikkat eden, islam düşünür ve hocalarıyla girdiği tartışmalarda bildiklerinin yanında bir dağ kadar da bilmedikleri aşikar olan şahs-ı tertip örneği.
  • (bkz: omer celakil)
  • reşad halife'nin müridi, molla sadreddin'in oğlu, şehit metin yüksel'in abisi, kuranın şifresini buldum deyu ortalığa seyirten sabinin de akıl babasıdır.bir de kardeşi vardır müfid yüksel. doğu ve güneydoğu gerçeği üzerine araştırmaları olan sosyolog. gerçek şudur ki ailesi, türkiye'de baba ve çocuklarıyla iz bırakmış ender ailelerdendir.
  • hz muhammed e babasının oğluymuş gibi muhammed diyen adam.

    10 yıl sonra: köprünün altından sular aktı, arada ben "atayist" oldum. takılsın bildiği gibi, beni bağlamıyor.
  • türkiyeli en marjinal islam düşünürlerindendir. hatta pek çok müslüman aydına göre müslüman dahi değildir. kur'an'ın inananlar için yegane kaynak olduğunu iddia eder. yani hadislerin dine kaynak teşkil etmediğini söyler. bunu kimileri peygamberi reddetmek şeklinde yorumlar. güncel meselelere kafa yorar ancak çok kez yaşadığı amerikan toplumunun izlerine yorumlarında rastlanır. bir de 19 sayısı merkezinde kur'an'dan şifreler türetmek gibi bir iddiası vardır. bu şekilde kıyametin tarihini falan hesaplar kendince. gördüğü baskılar türkiye'den amerika'ya gitmesine sebeptir. babası eskilerde büyük bir molllaydı.
  • rasyonel dusunce yolu ile, "yalniz kuran" prensibi isiginda, dini cok tanrici ve asilsiz inanc ve yaklasimlardan temizlemek icin savas veren bir tektanrici(musluman). "uzerinde 19 var" kitabı inancini saglam ve akilci temellere oturtmak isteyen kisiler icin birebirdir. o kitapta iki koldan bir tartisma yurutulur. birincisi kuran'in 19 kodunun kuran'in allah'in sozu olusunun delili olmasidir. diger kanit ise kuran'in yeryuzune geldigi tarihsel donemin mitolojilerinden, sacmaliklardan temiz olmasidir. hadis ve sunnet gibi allah tarafindan onaylanmayan uydurmalar ile kuran'i o doneme hapsetmek isteyen ve allah'in kitabini yeterli gormeyen(tanri'nin mesajini anlamada insanlari kutsallastirarak akildan baska rehber edinen) tavir bu kitapta siddetle ve akillica elestirilir.
  • efendim, kendisini hulki cevizoğlu nun çöpe at adlı eserinden tanımış, daha sonra ince bir kitabını * kadıköy den almıştım. liseli kafamla her iki kitabı defalarca okudum. kendisini mürted ilan edenlerin veya molla sıfatı almış bir adamın oğlu olmasıyla onu övenlerin (!) zeka pıhtılarını araştırmaya koyuldum.

    efendim edip yüksel çöpe at adlı eserde, degerli gazeteci hulki cevizoğlu nun "lafları döndürüyor.. aynı bilgisayar gibi.." lafı kesinlikle bu şahsiyet için geçerlidir. niçin mi?

    mustafa kemal atatürk le başlayan tarih ve dil çalışmalarının bir sonucu veya sebebi olarak, kuran ı kerim in türkçeye çevirisi (hamdi yazır), türk devriminin bir yansımasıysa, devrimi gerçekleştirenlerin gözünde, bu kurtuluş sonrası kuruluşun 2004 de vardığı nokta kesinlikle din odaklarının yetkileri açısından, göynük olmama sebep ve maalesef sadece benim için değil aynı zamanda sarı paşa ya da en büyük ihanettir.

    işte bu medeniyat noktasında, edip yüksel adlı şahsiyet, bu türbe dindarlarının hedefi haline geldiğinde, biri "bu adam ölecek. din adına ölecek!" fetvasını verme yetkisini kendinde bulabiliyorsa, değil bilgisayar gibi, nükleer güç destekli bir motor kudretiyle lafları döndürmeliydi.

    efendim nerede yaşıyoruz? türkiye cumhuriyeti? nero dönemi roma imparatorluğu?

    tabi bu bakış açım edip yüksel in yüzüne hayran olduğum anlamına gelmemeli.

    özgürlüğü savunan bir zihniyetle (sanki çelişkili bir lafmışçasına) insan tehdit de alsa, kendi topraklarına kalmalı diye düşünmekteyim. reşad halife kimmiş? ingiltere neresi? a.b.d. neresi? bir de soralım doğduğumuz toprak neresi?

    eğer kapımızın önünü kendimiz temizlemezsek, yan komşuya "ağabey para ver de -aman borcumu fazlasıyla öderim sonra.- şu kapımın önünü süpürecek bir hizmetçi tutayım." demek zorunda kalırız ki, sözümona abciler, liboşlar, milliyetçi olduğunu iddia edip eroin kaçakçılığı yapanlar, öğrenciyi miting alanlarında dövdürten şeyh-tarikat bağlantılı komiserler ve ingiliz - fransız silahlarıyla köy basıp, insan öldüren -sözümona sosyalist- dağ tecavüzcüleri bu topraklardan defolup gitmezler.

    şimdi asıl sorulması gereken soruyu soralım, çıkış noktasını anadolu topraklarında arayan mustafa kemal atatürk le, yurtdışında islam ı ve türkiye cumhuriyeti ni kurtarmaya girişen edip yüksel ve türevlerinin arasında ne fark vardır?

    işte türkiye nin asıl çıkış noktası burada yatmaktadır.