şükela:  tümü | bugün
  • sartre'ı derinden etkileyen düşünür.
  • tarihin en yanliş anlaşılan filozoflarindan biri..onun icin felsefe herseyin bilimi ve tek tek bilimleri temellendirici gorevi vardir. felsefe acik ve kesin bir yapiya sahip olmalidir. bir "izm" ortaya koymaz felsefe teorisi yapmaz. bilimlerin temelden yoksun olduklari icin girdikleri krizleri anlatir.
  • descartes le başlayan kartezyen dualitenin ötesine geçen, özne-nesne ayrımını bilinç-yönelim kavramlarıyla çözümleyen(?), varoluşçuluğun temellerini sağlayan filozof... bilincin (ben'in) zaman mekan da bulunmadığını göstererek, fazlalalık olma duygusunu bilincin hep bir şeylerin bilinci olmasıyla da destekleyerek varoluş bunalımına neden olmuştur... (bkz: fenomenoloji)(bkz: paranteze alma)
  • özünün özünün özünü arayan felesefeci, bilinç kendi dolaysizliğiyla ortaya konur. matematiksel bir netlikteki bilince ulaşmaya çalişilinir. ama aradan derrida çikar "dil paranteze alinamaz" deyip, dilini çikartarak kaybolur ortadan. goethe'nin faust'u "önce eylem vardi"der ziplaya ziplaya geçer önünden, marx "ya praksis" der.

    husserl "iyi de kardeşler, düşündüğünü düşünen bilinç yaniliyor olamaz" der, sağina soluna bakar kimseyi göremez. "varligin nedenini fenomen olarak kabul etmek" , kimbilir bu başliğin altina yillar sonra kimler ne yazacak der, yürür düşünerek...
  • hocası franz brentano dan aldığı bilgilerle fenomenolojiyi başlatan adam. husserlin isteği kesinlik ve netlik bulmaktı. husserl maddenin akıldan bağımsız olmadığını, kendinden kanıtlı bir bilginin mümkün olabileceğini savundu. tarihselliğe karşı çıktı çünkü gerçeğin sosyal ve kültürel durumlara göre farklılık göstereceğini söyledi. naturalizme de karşı çıktı. sebep olarak da naturalizmin eleştirel bir yapısının olmadığını savundu. naturalizmin maddenin asla varoluşunu, mevcudiyetini sorgulamadığını düşündü. dünyayı bir bütün olarak şüphe etmek gerektiğini söyledi ve buna bracketing adını verdi. bracketing işlemi hertürlü şeyin bilgisinden şüphe etmek ve bu şekilde bir nesne yahut herhangi birşey hakkında bilgi edinmeye çalışmaktır. husserl'e göre gerçek bilgi bütün insanların o şey hakkında sürekli değişen ve akan bilgilerinin toplamından ortaya çıkar. husserl'e göre kendi kavramı sürekli akan bir oluşumdur ve bilgi bu düşüncenin tarihini de beraberinde taşır. örneğin, elma dediğimiz şey sadece pozitif bilimlerin ölçümlerinden oluşan içerisinde birsürü vitamin vs olan ve boyutları belli olan bir kavram değildir. elma ile ilgili sizin anılarınız ve şuan onun hakkında düşünceleriniz de elma tanımına girer ve bu bilgi kişiden kişiye değişir. her kişinin o elma hakkında düşündüğü şeylerin toplamı bize elma tanımını verir.
  • "her bilinç kendine özgü bir niyet geliştirir.ve bu niyet, o bilincin neyi algılayıp nasıl anlamlandıracağını etkiler."
  • erken donem husserl'i severim. ilk kitabindaki ozgunlugu sonra bulamadi, kendini tekrar etti, yok oldu gitti. yine de aritmetigi bana sevdirmistir...

    3 x 5 = 15...
  • akla yeni sorular takmada ve sorular ile yönler esinlemede muhtemelen kendi yüzyılı açısından eşsiz bir yere sahip. heidegger, merleau ponty, levinas, michel henry ve derrida akla hemen gelen isimler bu sahipliğin tanıklıkları olarak.

    o sorulardan olumsal bir tanesi belki: onun son dönemlerinde üzerinde durduğu öznelerarasılık ya da alter-ego üzerinden gelişen başka insan mevzusuyla; şeyin algı ve deneyim içindeki sürekli tamamlana-gelen şeyliği -ki bu gelme hep sürmekte, hep olmakta, bu bağlamda bir sondan bahsedilememekte- nasıl bir ilişki içine girebilir? yani başka insan ya da biz-özne denen kavram, ya da ortak dünyanın öznelerarasılığı nasıl bir tamamlana-gelme içinde düşünülebilir ya da daha öncesinde böyle bir tamamlanmışlığa sürekli yönelim ve aynı zamanda kendi çelişiğini taşırmışcasına tamamlanmış gibi olanı verme hali açısından başka insan ve öznelerarası alan nasıl seferber edilebilir? akla takılan sorular şeyin tamamlan-ma-mışlığından, başka insanın ve ortak yaşam dünyasının (benin karşısındaki şeylikten) ayrı bir konumuna doğru...
  • ünlü smackdowncılardan ray mysterio'ya ikizi gibi benzeyen vasat filozof. bunun dışında gayet sıradan ve ucuz tespitler yaparak kolay yoldan şöhret olmayı seçmiştir.
  • garri kasparov'un ilham kaynağıdır.