şükela:  tümü | bugün
  • yazdığı suicide isimli kitabından 10 gün sonra intihar eden fransız yazar. bu aralar intiharının aşamalarını en ince ayrıntısına kadar anlattığı bu kitabını sel yayıncılık bastı.
  • "peru'ya gitmedin, siyah potinleri sevmedin, pembe çakıllı bir yolda yalınayak yürümedin. yapmadığın o kadar çok şey var ki insanın başı dönüyor, çünkü bizim de yapamayacağımız ne kadar çok şeyin olacağını gösteriyor. zamanımız yetmeyecek. sen beklememeyi seçtin. sonsuz sanıldığı için yaşama tutunulmasını sağlayan gelecekten vazgeçtin. insan tüm yeryüzünü kucaklamayı, tüm meyvelerin tadına bakmayı, tüm insanları sevmeyi isteyebilir. bizi umutla besleyen bu yanılsamalara sırt çevirdin."

    "ıntihar ederek, geçmişini karartmış, geleceğini ortadan kaldırmıştın."
  • otoportre kitabı, "yalnızca bir kez yalan söylemeden, 'ölüyorum.' diyebileceğim. yaşamının en güzel günü belki de geçti." olarak sonlanırken, intihar kitabını yazdıktan 10 gün sonra intihar etmiştir.

    otoportre'de kendisini tüm açıklığıyla, intihar kitabında ise intiharını tüm tasırımıyla anlatıyor.

    kendisini okurken lillies of the valley işin fonotiği gibi geliyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=je0lfe0mhju
  • "...dünyaya uyum sağlayamadığını hissetmek seni şaşırtmıyordu da dünyanın, içinde yabancı gibi yaşayan birini yaratmış olmasına şaşıyordun. bitkiler intihar eder mi? hayvanlar umutsuzluktan ölür mü? onlar ya işler, ya yok olurlar. sen belki de evrimin en zayıf halkası, kaza sonucu ortaya çıkmış bir iziydin. bir daha canlanmamaya yazgılı, geçici bir anomaliydin..."
  • "çıkışta insanlar birbirine bakamıyordı. kendilerini suçlu hissediyormuş gibi. neden suçlu hissedeceklerdi ki? annen, başı önünde, üvey babanın koluna yaslanmış, ağır ağır yürüyordu. baban ise geride duruyor kendini herkesten suçlu hissediyordu. ama gerçekte içindeki suçluluk duygusuyla seni son kez aşağılamıştı: kendini sorumlu kılarak kendine mal ediyordu senin ölümünü." demiş intihar kitabının 22. sayfasında.

    yaklaşık 10 dakikadır kitlenmiş sayfaya bakıyorum ben de.
  • "baban başkalarına sert davranırdı. annense başkalarının acılarını paylaşırdı. günün birinde sana kalan o sertliği kendine yönelttin. baban gibi çektiren de annen gibi çeken de sen oldun."

    şu dünyadaki bir çok kitabı okumak yerine intihar kitabının 22. sayfasını okumayı yeğlerim. kitaba kaç kez başladıysam da 22. sayfadan ilerisine gidemedim. öyle vurucu öyle dondurucu bir güzelliği var ki.
  • intiharı ile yaşamını ölümsüzleştiren yazar. 2007 yılında 42 yaşında intihar etmiştir ve gitmeden on gün evvel biz kalanlara mükemmel bir eser bırakmıştır ki o da 'intihar' isimli roman-anlatıdır.

    --- spoiler ---

    ''ağustos ayında bir cumartesi günü, üstünde tenis giyisileri, yanında karın, evinden çıkıyorsun. bahçenin ortasına geldiğinizde, raketini evde unuttuğunu söylüyorsun ona. almaya gidiyorsun, ama girişteki, raketini genelde koyduğun dolaba yönelmek yerine, mahzene iniyorsun. karın bunun farkında değil, dışarıda bekliyor, hava güzel, güneşin tadını çıkarıyor. birkaç saniye sonra bir silah sesi duyuyor. eve koşuyor, adını haykırıyor, mahzene giden merdivenlerin kapısının açık olduğunu görüyor, inince seni buluyor. önceden özenle hazırladığın tüfekle başına ateş etmişsin. masanın üstünde, sayfası açık bir çizgi roman bırakmışsın. ne yapacağını şaşıran karın masaya dayanıyor, kitap o bunun son mesajın olduğunu anlamadan kapanıp düşüyor.''
    --- spoiler ---

    intihar kitabının ilk paragrafı.. ayda bir kaç defa okumaktan yılmadığım paragraf sanırım.
  • yazmış olduğu üçlükler intiharından sonra eşi tarafından çekmecesinde bulunan yazar. ayrıca;

    "sigara senin elinde bir sanat nesnesine dönüşürdü." cümlesinin sahibidir.

    eğrelti otu beni okşar
    ısırgan bana batar
    böğürtlen beni yaralar

    kent beni kışkırtır
    ev beni ağırlar
    oda beni dinginleştirir

    düşman beni yüreklendirir
    savaş beni coşturur
    zafer beni ilgilendirmez

    gün gözümü alır
    akşam beni yatıştırır
    gece beni sarmalar

    egemen olmak beni bunaltır
    çekmek beni köleleştirir
    yalnız olmak beni özgürleştirir

    sıcaklık beni rahatsız eder
    yağmur beni kapar
    soğuk beni uyandırır

    tütün beni öfkelendirir
    içki beni uyutur
    uyuşturucu beni soyutlar

    mutsuzluk beni ansızın yakalar
    unutuş bende eksiktir
    kahkaha beni kurtarır

    çekemezlik beni sürükler
    haz beni düş kırıklığına uğratır
    arzu beni yeniden yakalar

    arkadaşlık beni bağlar
    sevgi beni açığa vurur
    cinsellik beni sevindirir

    eklemek bana çekici gelir
    korumak bana güven verir
    çıkarmak beni rahatlatır

    güneş beni yorar
    toprak beni çevreler
    ay beni heyecanlandırır

    yaşam bana sunuldu
    ad bana geçirildi
    beden bana dayatıldı

    televizyon beni çökertir
    radyo beni rahatsız eder
    gazete canımı sıkar

    aziz beni büyüler
    inanan kafamı karıştırır
    rahip beni kaygılandırır

    biricik beni şaşırtır
    ikili bana benzer
    üçlü bana güven verir

    denge beni tutar
    düşüş beni açığa vurur
    toparlanma bana pahalıya patlar

    nokta beni ipnotize eder
    takımyıldız beni dağıtır
    çizgi bana yol gösterir

    zaman bana yetmez
    uzam benim için yeterlidir
    boşluk beni çeker

    mahzen beni iter
    tavan arası beni çağırır
    merdiven bana yol gösterir

    yetenek beni hayran eder
    ustalık bana yalan söyler
    deha beni aydınlatır

    sakınım beni sabırsızlandırır
    şiddet beni ayağa kaldırır
    öç beni düş kırıklığına uğratır

    susuzluk beni rahatsız eder
    açlık beni canlandırır
    yemek beni uyutur

    kenar bana çekici gelir
    delik beni içine çeker
    dip beni korkutur

    doğru beni heyecanlandırır
    belirsiz beni rahatsız eder
    yanlış beni büyüler

    gevezelik beni yanıltır
    söz dalaşı beni alevlendirir
    sessizlik beni kurtarır

    engel beni eğitir
    başarısızlık beni sertleştirir
    başarı beni yumuşatır

    hata bana öğretir
    alışkanlık beni iyileştirir
    kusursuzluk kafamdan çıkmaz

    hakaret beni beklenmedik anda yakalar
    hazırcevaplık benim özlemimdir
    küçümseme öcümü alır

    baştan çıkma bana çekici gelir
    ince alay beni engeller
    sevgi beni arındırır

    inanç beni sarsar
    bağlılık beni uzlaştırır
    ihanet beni hançerler

    yola çıkış beni keyiflendirir
    yolculuk beni alıklaştırır
    varış beni yeniden canlandırır

    toprak beni taşır
    kum beni yavaşlatır
    çamur bana tuzak kurar

    keyif beni caydırır
    anıştırma beni kaygılandırır
    yansızlık beni inandırır

    vaaz beni öfkelendirir
    örnek beni ikna eder
    eylem bana kanıtlar

    temizlemek beni sıkar
    dizmek beni yatıştırır
    atmak beni özgürleştirir

    yeni beni çeker
    eski bana kök saldırır
    değişim beni canlandırır

    iş beni hoşnut eder
    boş zamanlar bana öğretir
    tatil beni işsiz güçsüz kılar

    bilmek beni büyütür
    bilmemek bana zarar verir
    unutmak beni özgürleştirir

    yitirmek beni kızdırır
    kazanmak beni ilgilendirmez
    oynamak beni düş kırıklığına uğratır

    yadsımak bana çekici gelir
    doğrulamak beni kendimden geçirir
    salık vermek beni hoşnut eder

    kendine çekmek bana çekici gelir
    sevmek beni değiştirir
    kopmak beni üzer

    giysi beni gösterir
    kılık değiştirme beni gizler
    üniforma beni siler

    söylemek beni bağlar
    dinlemek bana öğretir
    susmak beni yatıştırır

    doğmak başıma gelir
    yaşamak beni uğraştırır
    ölmek beni tamamlar

    çıkmak benim için güçtür
    inmek benim için kolaydır
    durmak benim için yararsızdır

    saygı beni zorunlu kılar
    övgü bana dokunur
    ağıt beni toprağa verir

    flaş gözümü kör eder
    parıltı gözümü alır
    yansıma kafamı karıştırır

    konuşmak kimliğimi belirler
    bağırmak beni özgürleştirir
    fısıldamak bana dayatır

    mırıldanmak beni oyalar
    sesimi yükseltmek beni askıya alır
    şarkı söylemek beni açar

    başlangıç beni heyecana getirir
    orta beni tutar
    son beni düş kırıklığına uğratır

    iyilik beni etkiler
    aptallık beni eğlendirir
    kötülük beni çileden çıkarır

    kasım yüreğimi daraltır
    nisan beni uyandırır
    eylül beni yatıştırır

    çekemezlik beni rahatsız eder
    kıskançlık bende acıma uyandırır
    nefret beni uzaklaştırır

    uyanıklık beni yorar
    uyku beni dondurur
    uyanma bana saldırır

    binyıl beni sarmalar
    yüzyıl beni konumlandırır
    onyıl beni süsler

    saat beni ayarlar
    dakika beni sıkıştırır
    saniye benden kaçar

    gözdağı beni aldatır
    iç sıkıntısı beni harekete geçirir
    korku beni coşturur

    sürpriz hoşuma gitmez
    doğaçlama bana zarar verir
    haber bana destek olur

    tuzak bana çekici gelir
    yalancı beni aldatır
    ispiyoncu beni korkutur

    barok midemi bulandırır
    gotik kanımı dondurur
    romanesk beni aydınlatır

    kırmızı beni sinirlendirir
    siyah beni duygulandırır
    beyaz beni dinginleştirir

    solo beni çeker
    kuartet beni alıkoyar
    senfoni beni uzaklaştırır

    kural işime yarar
    engel beni yüreklendirir
    zorunluluk beni tüketir

    karşılıklı konuşmak beni bağlar
    kendi kendime konuşmak bana dayatır
    içimden konuşmak beni soyutlar

    hava içime girer
    yer bana direnir
    yeraltı beni boğar

    ritim beni sürükler
    ezgi beni büyüler
    uyum beni afallatır

    akvaryum beni üzer
    kuşhane beni bunaltır
    kafes beni iğrendirir

    yağmur beni geriye çeker
    kar beni büyüler
    dolu beni durdurur

    parmağım gösterir
    elim yakalar
    kolum kucaklar

    beynim tasarlar
    gözüm yol gösterir
    bedenim yapar

    ilk kez bana çekici gelir
    ondan sonrakiler beni alıştırır
    son kez içimi karartır

    yorgunluk beni dinginleştirir
    bezginlik gözümü korkutur
    tükenmişlik beni durdurur

    kurmak kafamdan çıkmaz
    korumak beni yatıştırır
    yıkmak beni hafifletir

    varmak beni değiştirir
    kalmak bana pahalıya patlar
    yola çıkmak beni canlandırır

    topluluk beni bunaltır
    yalnızlık beni tutar
    delilik bana pusu kurar

    hoşa gitmek hoşuma gider
    hoşa gitmemek hoşuma gitmez
    ilgilendirmemek beni ilgilendirmez

    yaş beni yener
    gençlik beni terk eder
    bellek bana kalır

    mutluluk önümde gider
    üzüntü beni izler
    ölüm beni bekler