şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: sado mazo)
  • aklıma her daim zeki müren'in vasiyetini getirir. merhum mirasını yarı yarıya türk eğitim vakfı ile mehmetçik vakfı’na bırakmıştı. kendisi travesti olarak değerlendirilebilir herhalde (homofobik olmayan uzmanlar farklı tanımlamalarıyla bana yardımcı olabilirler). neyse, sonuçta bir travestinin mal varlığını maço ve homofobik kültürün en yukarıdan temsil edildiği askerlik uzantılı kuruma miras bırakması ancak efendi köle ilişkisi ile açıklanabilir.
  • jean paul sartreın cahiersde değindiği ilişki. köle gerçek/fiili (bkz: de facto) bir varoluştansa, yasal (bkz: de jure) bir varoluşu tercih eder. kölenin yaşaması efendisinin haklarını, isteklerini mutlak bir şekilde tanımasına bağlıdır. yani kısacası kölenin varoluşu efendisinin değerleri ve seçimleri doğrultusunda bir anlam kazanır. efendi yüce hak sahibiyken, köle yüce görev bilincine sahip kişidir, "görevse, başkalarının şiddetinin içselleştirilmesinden başka bir şey değildir."

    (bruce baugh, french hegel: from surrealism to postmodernism)
    ayrıca (bkz: binary oppositions)
  • (bkz: sade) (bkz: fifty shades of grey)
  • (bkz: #61708662)
  • kölelik, insanın tüm değer yargılarını bir kenara bırakarak, tüm içtenliği ile, güvendiği birinin kontrolüne kendini teslim etmesidir. cinselliği, bir insanın en mahrem, en değerli şeylerinden biridir. dolayısıyla, en kıymetli varlığını başkasının emrine sunmak, tam teslimiyet demektir.

    bir dominantın sadakati ve itaati tetikleyen vasıfları olması gerekir. diğer bir deyişle; bu kontrattaki şartlar alt'ı bağladığı kadar üst'ü de bağlar. alt ne kadar itaat etmekle yükümlü ise, üst de o kadar hükmetmekle yükümlüdür. hükmetmek, sadece dominant konumlamasına dayanarak ve aba altından azad göstererek karşıdan hizmet, itaat ve sadakat talep eden eylemsiz bir hal değil; aksine oto-motivasyonlu, iştahlı, talepkar.. dolayısıyla, beklenen itaati doğal olarak teşvik eden bir tavır içermelidir bence.

    burada iki engel var; birincisi kadınlar erkeği güçlü görmek istiyorlar, ikincisi kendileri benzer şekilde aşağılanmayı istemiyorlar ise uygulayamıyorlar. dişi köle söz konusu olduğunda, kendisine değer verildiği, sevildiği duygusu beslendikçe aşağılama erkek kölelerden çok daha ileri noktalara götürülebiliyor. erkek köle ise tatmin olduktan sonra değer verilme duygusu isteyebilir, dişi köle ise bir sonraki sefere kadar hayatına geri döner. yaratılışlar ters, biliyorsunuz.*
  • mantıksız sebeplerle verilen böyle cezalar, daha doğrusu "ceza olsun diye verilen cezalar", kadınların hızla düşen submissive oranının yegane sebebidir. kurallar olacak, kadınınız onlara uymamış olacak, ki siz de cezasını veriyor olacaksınız. "canım istedi" geçerli bir sebep değil. hayır yani sürekli uslu dursa, ceza için sebep vermese yine bir derece.