şükela:  tümü | bugün
  • efes'in brewmaster series altında yakında çıkacak olan ale birası. sanırım bu efes'in kendi markasıyla çıkardığı ale cinsindeki ilk birası olacak.

    kaynak: https://www.facebook.com/…/videos/1613253775667685/
  • videoyu ilk izlediğimde ulen acaba efes rusya mı yoksa efes ukrayna mı diye iç geçirdim ama kutunun üzerinde kabak gibi yeni yazısını görünce aha bura türkiye dedim. gara guzu ve pera'yı saymazsak büyük üreticilerden gelecek olan ilk ale olacak. merakla bekliyoruz.
  • efes'in viral ile açıkladığı ale birası.
  • amber ve red ale ile birlikte cikacaktir.

    ale zor biradir. leş pilseni dayamaya benzemez. umarim efes bunun altindan kalkar.

    türk alkol dunyasi icin cok guzel gelisme bu.
  • efes'in buğday birası. rengi, tadı, kokusu çok güzel. ben direkt "kız birası" etiketini yapıştırdım. valla tam kız birası; çiçek böcek, meyve aromalı bir şey ama gerçekten çok iyi. buğday birası konusunda eksper değilim, daha iyileri vardır eminim, bilmediğim bir konu olduğu için bok atacak bir şey de bulamadım :)

    tek sıkıntı; her yerde bulunmuyor ve de 30luk ama bu yaz şahsen ve bizzat favorim bu olacak gibi gibi.
  • efes'in daha üzerinde çalışması ve geliştirmesi gereken birası.

    ilk yudumumu alıp kişniş ve portakal aromasını aldığım zaman ''ohh efes ne güzel hoegaardenvari bir bira yapmış'' demiştimki daha birayı yutmadan, bira ağızdayken o güzelim ilk tat ve aromalar yerini klasik leş efes tombik şişe tadına bırakıyor. sanki efes bu baharat ve meyveleri wort yapımı aşamasında ve ikinci fermentasyon sırasında koymamış da ekstrakt halinde şişelerken eklemiş gibi geldi bana bu silik ve kısa süreli tatları aldıktan sonra.

    çeşitli barlarda 14-15 lira civarına satılıyor 33lük şişesi. aynı paraya 50lilik hoegaarden fıçı alınabiliyor pek çok yerde. aynı paraya 50lilik ve fıçı olarak hoegaarden varken böyle bir biranın 33lük şişesine o parayı vermem şahsen. marketlerde daha göremedim fakat marketlere klasik efesler gibi 50lik şişesi 6 lira bandında değil de 33lük şişesi 8 lira civarında gelecekse yine tercihimi yabancı biralardan yana kullanırım.

    tabii bu demek değilki yerli üreticiler ölsün, gebersin yaşasın avrupa biraları. bundan
    3-5 sene önce market ve barlarda 3-5 farklı bira bulabilirken şimdi envai çeşidini içebiliyoruz ve buna ek olarak yerli üreticiler de artık lager ve pilsner harici biralar üretmeye başladı. bunlar desteklenmesi gereken olaylar fakat biraz daha özenilse hiç fena olmayacak.
  • sınırlı bira tadım yeteneğimle oldukça leziz bulduğum, gün itibariyle migros'lardan 5,90 tl gibi oldukça makul bir fiyata edinilebilen bira.
  • öğle saatlerinde güneşin altında, kumsalda içmek için çok uygun bir bira yapmışlar sonunda. ilk yudumda bahsedilen meyve tadını alıyor insan ama sonradan efes, içildiğini hemen hatırlatıyor ve eser kalmıyor pek o aromadan. yine de ballı fıstıkla pek güzel gidiyor... brewmaster lafı bile yeterli sevinmek için..
  • çapraz tadım: efes white ale vs. hoegaarden:

    bira tutkunları iyi hatırlar, efes daha önce de buğday birası yapmayı denemişti. günün koşullarında henüz gerçek bir talep söz konusu olmadığı halde kalkıştığı bu cesurca girişim ne yazık ki bir süre sonra hüsranla son buldu. oysa efes'in verdiği isimle gusta eksikleri bulunsa da alman buğday birası tarzında gerçek bir bira idi. beklentileri rahatça karşılıyordu. kanımca bitimde oldukça kuru ve tahıllı bir biraydı ve bu yüzden (üstadlar beni bağışlasın) evde heineken ile bire bir karıştırdığımda daha sulu ve yuvarlak bir damak yakalıyor ve böyle içiyordum.

    efes white ale bu yönden, buğday birası geçmişi olan bir üretici için gerçekten bende hayal kırıklığı yaratan bir ürün oldu. bu kez denenen bir "belçika buğday birası". dolayısı ile kanımca damakta daha sulu bir his ve kişniş ve portakal aromaları ile daha keyifli bir yaz birası hedeflenmiş. ben de bu ürünü belçika tarzı buğday biralarının amiral gemisi "hoegaarden" ile çapraz sorgulamaya almaya karar verdim. işte izlenimlerim:

    öncelikle ilk takıldığım konu biraya efes tarafından verilen isim: dünyadaki bira geleneğinde buğday birasının beşiği almanya'dır. alman buğday birasına ise "weissbier" ya da " hefeweissen" denilir. belçika da kendisine has buğday biraları üretmekte mahir bir ülkedir ve belçika beyazlarına "witbier" denilmektedir. son olarak gerçek bir bira ülkesi olan ve tüm dünya bira tarzlarını deneyen ve geliştiren birleşik devletler de her iki tarzda da buğday birası üreten üreticilere sahiptir. efes kendi belçika tarzı buğday birasında nedense bazı abd'li üretricilerin (örneğin blue moon) belçika tarzı buğday biralarına verdiği ismi benimsemiş. sonuçta buğday birası aslen bir üst fermantasyon birasıdır ve dolayısı ile ingiliz biracılığı'nın üst fermantasyon biralara verdiği isimle bir "ale"dır
    ama kanımca belçika tarzı bir buğday birasını, ona amerikalıların verdiği isimle anmak biraz garip kaçıyor. ben şahsen biraz uzun da olsa "belçika tarzı buğday birası" yazmayı daha doğru bulurum ve bu sayede dünya bira tarzları ile yeni tanışan türk tüketici de doğru bilgilendirilmiş olurdu.

    gelelim efes "white ale"'ın tadım notlarına:

    görünüm: açık sarı ve kolay sönen beyaz köpüklü
    aroma: belli belirsiz kişniş ve narenciye, tahıl ve yeşil sebzeler
    damakta: kalıcı olmayan, kısa bitimli, oldukça sulu bir kıvam bırakan, yüksek gazlı, ince gövdeli bir bira. kanımca temel neden malt tadındaki eksiklik. bir buğday birasında özlenen ekmek, kremalı bisküvi ve karamel tadları gelmeyince şerbetçiotu keskinliği dengelenmiyor. dolayısı ile meyvemsi tadlar, narenciye ve yeşil baharatlar dile gelse de bitimde asıl damakta kalıcığı sağlayacak dolgunluktan yoksun dengesiz ve sulu bir bira ortaya çıkıyor.

    tüm bu açılardan mükemmele yakın tadlar veren hoegaarden ile kıyaslandığında ratebeer'da yüz üzerinden 88 puan alan bu belçika klasiği karşısında efes white ale'ın alacağı puan kanımca 30'lar seviyesinde kalırdı. ratebeer sitesinde henüz efes w/a ile ilgili yorum bulunmuyor. geldikçe kanaatimin ne derece doğru olduğunu sınamak imkanımız olacak.

    herkese damak zevki ile dolu bir bayram diliyorum.
  • an itibari ile migros marketten deneme amacıyla her birinden ikişer adet alarak white ale, amber ale ve red ale çeşitlerini denediğim efese ait alkolsüz biralar.. alkolsüz dedim yanlış anlaşılmasın, zira aslında %5'lik bir alkolü varmış. fakat ben içtiğimden hiç birşey anlamadım.

    biradan buradaki eşsiz yorumları olan diğer yazar arkadaşlar kadar anlamam. yani aman aman gurme tadında bira içicisi değilim. fakat benim fikrim, white ale kız birası, amber ale kız birası ile hafif üst seviye arası, red ale ise içlerinde biraz daha sert olanı yani orta erkek birası.. ( bu arada kız birası, erkek birası mevzusu tamamen geyik, maksat sertlik, damakta ve boğazda bıraktığı tat.. ) benim fikrim, tabiki hiç biri bir tuborg gold değil. fakat sanırsam hammadde, lezzet, aromalar v.s. de bu kıyaslamaya uygun değil, burada mevzu farklı..

    fakat genel olarak lezzetli buldum. özellikle kavrulmuş malt ve meyvemsi bir aromaya sahip olan amber ale'yi kuruyemişsiz direk sigara ile tatmak lazım (tabi sigara içenler için.. sigara içmeyenler zaten tat alacağı için abanın karışık lüks kuruyemişin gözünne..). damağınız benim gibi keçe olmadıysa yudumladıkça güzel bir aromayı hissedebiliyorsunuz.

    not: aslında normalde tuborg gold içicisiyim zaman zaman efes'in malt biralarını da tüketirim. fakat buğday olayı farklıymış, ilk defa tadıverdim..