şükela:  tümü | bugün
  • apartman penceresinden yağmur suyuyla yıkanan kişinin hikayesidir. link
  • muayene olmaya gidenler vs bilir, türkiye hastanesinin muhtelif yerlerinde ücretsiz türkiye gazetesi stantları bulunur. bir arkadaşım her gün yaklaşık 4,5 km yürüyerek hastaneye gidip yalandan etrafa bakınıp gazete alıp geliyor. bu gidiş dönüşlerin hem spor olduğunu hem de gazete sayesinde kültür faaliyeti olduğunu söylüyor. tanıdığım en cimri insan.

    elini dezenfekte etmek için metrobüs durağı girişindeki dezenfektanı kullanıp eve dönüyor. kendi boş dezenfektan şişesini de etraftaki dükkanlardan tamamlıyor.

    daha önce bu başlıkta müthiş cimrilik huylarını yazmıştım her geçen gün daha da yükseltiyor çıtayı.
  • tıraş köpüğü yerine boş duran ve atılacak olan saç jölesini kullanmak.
  • eve 6'lı bira ve meksika fasulyesi aldığım gün, domatesi pahalı olduğu gerekçesiyle almamıştım. çok sinirlenmiştim domatesin böylesi hadsiz bir fiyatla bu eve girmesine.

    ertesi gün sinirim geçti. online siparişle domates aldım.

    tşk.
  • 2021 yks haberlerinde gördm. kayseri'de bir öğrenci kimliğini evde unutuyor. abisi 3 km'lik mesafeyi koşarak kat edip kimliği yetiştiriyor. taksiye binmemiş:)
  • abimin cehennem sıcağında arabasının klimasını asla açmaması. araba km yapmasın diye gezmemesi, yakıt gitmesin diye vites değiştirmemesi. 100 kilometre uzaktan izban'a binip dört aktarmayla gelmesi. üç tane evi olmasına rağmen onları kiraya verip kendi 1+0 dairede oturması.
  • 2007 yılında ev arkadaşlarım ile anlaşamayıp öğrenci evini dağıtmaya karar verdik. o zamanın parasıyla kiramız 640 tl idi, bursa ataevlerde. bizim apartmanın tamamı bir hacı dayıya aitti, karşımızda da bir kız yurdu vardı o da onundu. bir kaç tane jipi falan da vardı dayının. su faturası bunun üzerineydi, borcumuz var mı diye buskiye gidip sormuş, otopark parasını (5 tl) depozitodan kesmişti. bundan daha cimri bir davranışa maruz kalmadım bu zamana dek.
  • tam da simdi, bu hikayeleri okurken yasadigim degisik bir cimrilik olayini anlatayim.

    yogurt yedim az once. benim kedilerden biri geldi kokladi yalandi ama yemedi. sevmedi herhalde dedim. sonra yanlislikla ustume doktum yogurdu. peceteyle de sildim. sonra bu kedi geldi bluzumu yaladi. yuh ulan. yedigin onunde yemedigin diger kedimin midesinde. ac degilsin yani. kasikla verdim yogurdu yemedin de ustume dokuleni mi yaliyorsun? cimri kedi.
  • ben ortaokuldayken şehrin yollarını dayımla arşınladığımız sıcak bir ağustos gününde su almak için markete yöneldiğim sırada dayımın boşa para verme ileride çeşme var orada içersin suyunu demesi, benim ikna olmam ama ta 20 dk sonra çeşmeyi görmemiz herhalde hayatımda gördüğüm en aptalca cimrilik olayıydı.50 kuruş falandı su o zamanlar ve yani altı üstü 1 şişe su yani. bunun bile cimriliğini yapmıştı dayım.
  • bir cimrilk hikayesi daha aklima geldi, dayanamayip yazicam :)

    bu hikayemin kahramanlari da yine esimin ailesi :)

    esimle evlenmeye karar verdik, biz kot, t-shirt giyip nikah yapicaktik ama ailesi tek oglumuz kücük bir kutlama yapalim bari dediler biz de kabul etmek zorunda kaldik.

    bana gelinlik diktirecekler(asla ben istemedim, gelinligimde mini bir beyaz elbise gibi) esimin annesiyle gittik, ölcüler alindi, denemeye gittigimde küpür mü, tül mü adi nedir tam bilmiyorum farkli istedim 250ytl fark istediler, esimin annesi bana ödetti.

    esimin annesi tutturdu kuaföre gidicez diye, seni götürücem ayarladim dedi, ben de yanimda cantam dahi olmadan evden ciktim.sac modelini begendim, boyaticam rengi sectim, annesi bak fiyati bu dediler sana uyuyor mu dedi, cok utandim o an ve evet eve geri gelip ertesi gün ayni kuaföre gidip özür diledim ve saclarimi yaptirdim.

    divan otelde yemekli kutlama yapilacak, kisi basi ücret aliniyormus, yanimda bin kez hesap yaptilar, listeyi sürekli eksiltmeye calisiyorlardi, toplam davetli sayisi da 40 kisi, yani 1. derece akrabalari bile listeden cikardilar.

    bana ceyrek altinin büyügünü taktilar(adinin ne oldugunu bilmiyorum, altini da hic sevmem)

    dört sene önce ciftliklerini sattilar. esim ve ablasina paylastiracaklardi.(2 milyona sattilar) esime önce 250.000€ vereceklerdi, sonra 100'e düstü, sonra 50'ye en son 25 bin euro verdiler.
    ben ikisine de vermeyin, dünyayi gezin, keyfinize bakin dedim ama onlar sadece birine vermediler, evet esime:)

    fakir asla degiller, her sene birkac kez avrupa turu yaparlar.

    sezar'in hakki sezar'a notu: beni cok severler, ben de onlari cok severim. babasina bayilirim, bu kadar güzel ruhlu sadece iki adam tanidim hayatimda esim ve babasi, annesi biraz fena ;)
    evlerine gittigimde annesi bana cayimi dahi aldirtmaz, esimin babasiyla birlikte raki iceriz, annesi benim sevdigim mezeleri, yemekleri yapar, böyle de iyi insanlar. aslinda yilanin basi ablasi, tüm herseyi o yaptiriyor :)