şükela:  tümü | bugün soru sor
  • prof.dr.ibrahim dönmezer'in dekanlığını yaptığı 1998 tarihinde kurulmuş fakülte... rehberlik ve psikolojik danışmanlık, sınıf öğretmenliği, bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliği, okulöncesi öğretmenliği lisans programları bünyesindedir.

    http://bornova.ege.edu.tr/~egitim/
  • (bkz: formasyon)
  • iletişim fakültesiyle aynı binada olan, ancak önümüzdeki yıllarda kendi binasına taşınacak olan fakülte.
  • bazı derslikleri su ürünleri ve edebiyat fakültelerine de dağılmış olan, görünümü eski ancak sıcacık bir ortama sahip fakülte. bütün dersliklerini aynı çatı altında toplamak amacıyla ege üniversitesi öğrenci köyünün karşısında yapımı devam etmekte olan binaya taşınması planlanmaktadır.
  • mezunu olmaktan gurur duyduğum, öğretim görevlileri ve öğrencileri ile tam bir aile havası içinde 4 yıl geçirebileceğiniz fakülte.
  • bu günlerde yeni binasına taşındğına dair duyumlar aldığım fakülte. artık edebiyatın önünden geçip, dişçiliğin karşısındaki o poster kaplı çirkin iletişimden girilmeyecek içeriye. yeni bina, days inn'i geçince (ya da dalyan cafeyi şu an hangi ad varsa), metro yolu üzerinde sağda kalıyor bildiğim kadarıyla. eski fakültem. *
  • yeni binasına iyicene yerleşmiş fakülte. fakülteye giden toprak yol ise fakülteye sımsıcak (hava yağmurluysa sanatsal) bir hava katmaktadır.
  • bu fakültenin eski binasının tuhaf bir hikayesi var.

    "ege üniversitesi'nde yeni bir eğitim fakültesi binası yapacağız. siz 1-2 sene çeşme'de takılın" demişler zamanında. eğitim fakültesi de komple çeşme'ye gitmiş. sonra bakmışlar, ortada bir inşaat minşaat yok, çeşme'de fenalık geçirecekler. "ne yapalım?" demişler.

    dönemin dekanı ibrahim dönmezer de kalkmış, ege üniversitesi'ne gelmiş. iletişim fakültesinin yan tarafındaki 1000 kişilik tuvaleti fark etmiş. (burada abartı yok) tuvaletin bodrum katına dokunmamış ama üst katını böle böle derslik 1-2-3-4-5-6-7-9 yaratmış. (derslik 8 neden yok, bilmiyorum)

    sonra edebiyat fakültesi ile temasa geçmiş, eski morg'un bulunduğu zemin altı koridordaki kullanılmayan 4 sınıfı ayarlamış. zemin altı diyorum ama cidden zemin altı. hatta yerin dibi, görmeyen bilmez.

    neyse morglarda, yer altlarında, tuvaletlerde üniversite mi okuduk, çile mi çektik bilmiyorum ama ben mezun olduktan sonra, yılların inşaatı bitti, süper bir binaya geçtiler.

    zaten ilkokuldan mezun oldum, okula kalorifer bağladılar; ortaokuldan mezun oldum, okula kat çıktılar; şirinyer lisesi'nden mezun oldum, okulun içine halı saha yaptılar; üniversiteden mezun oldum, yeni bina diktiler; şimdi izmir adliyesi'nde çalışıyorum, bakalım ben emekli olunca orası ne olacak?!

    haa bir de edebiyat 1'deki "öğretmen masasına" "ölüler gelecek, hepinizi sikecek" yazmıştım. o zamanki espri anlayışıma sokayım, diyor ve entrymi sonlandırıyorum.
  • yeni bir binaya geçtiği doğrudur, bina güzel mi güzel.
    yalnız önün de şu aralar metro inşaatı var ve her yer toz toprak içinde. hele yağmurda iyce çekilmez oluyo. bu yıl bitecek diyorlar fakültecek tek hayalimiz:" tren ege kampüs yönünde gider" ya da " bir sonraki durak ege kampüs"
    olur mu olur zamanında buda hayaldi:
    (bkz: tren bornova yönüne gider)
  • formasyon eğitimi için haftanın üç günü 7 saat eğitim gördüğüm fakülte. hocaların kalitesi, eğitimin içeriğiyle ilgili yorum için daha erken olsa da, genel olarak fakülteyle ilgili düşüncelerimi belirtebilirim:

    yeni bina olduğu için her yer gıcır gıcır olsa da, üniversite ortamından bir hayli uzak. daha çok özel okul ya da dershane havası var. bunun da sebebi bahçesinin önünün bir hayli kötü oluşu. bir edebiyat fakültesinin önünü düşünüyorum bir de buranın gerçekten de arada dağlar kadar fark var. ders arasında doğru dürüst oturacağınız ya da soluklanacağız bir yer yok. binanın önüne iki üç tane bank koymuşlar hepsi bundan ibaret. yağmurda ya da yazın güneşten korunacağınız bir yer yok dışarıda.

    fakültenin önü kadar civarında sadece bir tane bulunan kafesi, ki daha çok kantin havası var, de berbat. prefabrik yapıları andıran dış görünüşündeki rezalet içeride de devam ediyor. üç beş tane oturacak yer var sadece ve doğru düzgün bir şey yaptıkları da yok döner möner hak getire. karnımı burada doyurayım diye geçirmeyin içinizden sakın, aç kalırsınız benden söylemesi.

    sınıfların içi de, benim ders yaptığım derslik z1, fazlasıyla yapay. tamam her şey yeni iyi hoş ama dediğim gibi dershane ortamını hatırlatıyor her şey. ayrıca fazlasıyla da havasız. pztsi ve salı günleri sabahtan yüksek lisans ve kursum olduğundan yorgun oluyorum. içerinin berbat havasından ötürü sürekli uyukluyorum. yani hocanın görmeyeceğini bilsem, ders sonuna kadar deliksiz uyurum o derece. ayrıca içerisi de labirent gibi bana fazlasıyla karışık geldi.

    olumsuzlukların birçoğu yeni bina olmasından kaynaklansa da, kısa vadede fakülte önünün üniversite ortamına benzemesi, kaliteli mekanların açılması gibi şeyler çözüleceğe benzemiyor. sınıf ortamlarının dandikliği ve içerisinin karışık olması mevzusu var ki bu da buranın kronik sorunu haline gelecek gibi.