şükela:  tümü | bugün
  • kayitsiz sartsiz milletin olan sey
  • eylemin içinde ille bir güç ya da cinsellik unsuru olabileceği saplantısıyla, dünya daraltıcı.
  • (bkz: ben eğilmem)*
  • mutlak ve sınırsız güç prensibi.
  • devletin üstün emretme ayrıcalığına, buyurma gücüne verilen isimdir.
  • en genel anlamıyla devletin ülke toprakları üzerinde siyasi yönetim yetkisini kullanma hakkıdır.
    birbirleriyle içiçe geçmiş hukuki ve siyasi anlamlara sahip olan egemenlik kavramı,içsel ve dışşal egemenlik olarak iki şekilde incelenebilir.
    -içsel egemenlik,bir devletin kendi ülkesi üzerindeki herşey ve herkes üzerinde yasama,yürütme ve yargı yetkilerini kullanabilmesidir.
    -dışşal egemelik ise,devletin davranışları üzerinde kendi rızası dışında hiçbir etkiyi ve sınırlamayı tanımaması anlamını taşır.
  • brüksel'e* vereceğimiz şey. bir nevi bekaret.
  • (bkz: sovereignty)
  • uluslararasi iliskilerde kabina sigmayan, rahat birakilmayan, hayati ve fakat baskalarinca umursanmasi keyfi tabir edilebilecek sebeplere bagli olabilen, ezilip gecildigi zamanlarda bile bir sozde mesruiyetle bastirilan kotu kaderli kavram.
    oyle bir kotu kader ki zavalli tanimlandiginda bile taninmayabilir.
    ornegin amerika irak'a girdiginde irak, topragi ve insanlari uzerinde egemenligi kabul edilmis bir devlete sahipti, yani ic islerini ve dis iliskilerini yurutmekte bagimsiz, yani topraginin ve insanlarinin irzina gecilemez bir ulke idi.
    birlesmis milletler akillara zarar bir celiskiyle hem irak in egemenligini kabul eden hem de egemenlik tanimina sigmaz talepler iceren 1441 nolu hedesini cikardiginda da oyleydi. peki egemenlik nerdeydi? bu ne tur bir mizah anlayisina sigardi??dunya barisi nasil ironik bir arzuydu..

    (bkz: http://www.un.org/docs/scres/2002/sc2002.htm)
    (bkz: birlesmis milletler)
  • iktidardan doğan gücü kullanmaktır...

    (bkz: ozgurluk)
    (bkz: cumhuriyet)