şükela:  tümü | bugün
  • 1992 yılı; saraybosna'nın kuşatma altında olduğu dönemde ziriç ailesinin hikayesini büyük oğulları alaaddin'in ağzından anlatan oyun. istanbul devlet tiyatrolarında mart ayından itibaren sahnelenecekmiş.
  • programda -şimdilik- sadece 4 mart tarihinde sahneleneceği bilgisi yer alan oyun. bu bir şaka olmalı diyor ve diğer günlerin de açıklanmasını bekliyoruz.

    http://www.istdt.gov.tr/gelecek-ay
  • kendileri bursa'ya festivale gidecekleri için öngösterimini yapmış, yola koyulmuştur..

    tamam her şeyin olmaz a bazı şeylerin bir hikmeti var demek ki..

    uluslararası balkan ülkeleri tiyatro festivali
  • istanbul devlet tiyatrosu'nun tek perde ve yaklaşık 70 dakikalık taze oyunu. metin olarak çok derin değil. büyük cümleler yerine daha yalın bir anlatım seçilmiş. biraz kimliksiz gibi. misal orası bir boşnak evi değil de herhangi bir ev de olabilir. belki yazar tam da bu evrenselliğin altını çizmek istemiştir. yine de insanın boğazına düğümlenen bir oyun. söylenemeyen sözler gibi. ve samimi. sürekli didişen baba-oğul gibi... paylaşılan bir haşlanmış patates gibi... indira gandhi gibi...

    fakat oyunun ısınması biraz sürüyor. baştan oldukça durağan. oyunculuklar da biraz oturmamış ama oyunun tazeliğine veriyorum. dekor sade, oyuncak tren aşırmalık. özellikle araya giren anılar/haberler çok etkiliyor insanı. 90'lar sanki daha dünmüş gibi ama neler yaşamışız, neleri unutmuşuz yaa. yani eğer bu bir film olsaydı orta derece derdim ama gerçek olunca....
  • eğer bu bir film olsaydı mutlu sonla biterdi dediğim oyun.
    hemen hemen her balkan göçmeni ailelerde olan hikayeler gibi hüzünlü.
    ben biraz fazla etkilenmiş olabilirim bu sebeple.
    oyun çok yeni, bazı takıldığım yerler var ama oturur zamanla. dış ses biraz yüksek olsa ne güzel olur, en azından onu belirteyim.

    --- spoiler ---

    zaman atlatıldığı için incilin ortaya çıktığını düşünüyorum izleyici olarak. yoksa aklım orda kalacak.

    --- spoiler ---
  • burak şentürk, mine tüfekçioğlu, burak altay, gönen aykaç, barış bağcı, berk sezenler, emre yeşilöz oyuncu kadrosundan oluşan, 1992 de ki saraybosna kuşatması sırasında geçen trajik bir devlet tiyatrosu oyunu. cevahir sahnesinde 17 mart 2015 tarihinde izlediğim performanslarında oyunun yeni olmasından mütevellit henüz oturmayan birşeyler olduğu hissiyatını verdi bana. özellikle dış sesin 90 larda yaşanılan global olayları hatırlatması beni çok eskilere o günlere döndürdü.
  • almir imşireviç’in yazdığı, bilge emin’in yönettiği istanbul devlet tiyatrosu yapımı “eğer bu bir film olsaydı…” oyunu; bursa’da düzenlenen 2. uluslararası balkan ülkeleri tiyatro festivali, bosna-hersek’in zenica şehrinde düzenlenen 14. uluslararası bosna drama festivali ve makedonya’nın başkenti üsküp’te düzenlenen 2. uluslararası tiyatro festivali “makedon ulusal tiyatrosu – fest”e katılmıştır.

    oyun; 14. uluslararası bosna drama festivali’nde ‘jüri büyük ödülü’ ve ‘jüri özel ödülü’ne layık görülmüştür.
  • durağan,sade,sessiz,gösterişsiz bir 70 dakikayla, saraybosnada yaşanan savaşı anlatan oyun.
    bu savaş kimler arasında?
    herkes arasında .
    sen ve ben aynı tarafta mıyız?
    bize soran kim?’…
    ne zamandan beri?
    yeni bir şey değil...

    --- spoiler ---

    evin küçük oğlu irfan'ın gitarıyla söylediği boşnakça şarkının hala etkisinden çıkabilmiş değilim.şarkının sözlerini anlamasam da,o sahnede savaşın tüm acısını iliklerime kadar yaşadım.gözlerimden akan iki üç damlaya engel olamadım.bazı şeyleri anlatmak için dev prodüksüyonlara,şatafatlı dekorlara gerek yok. oyunda bir gitar ve haşlanmış patates sahnesiyle kendimi, 90ların saraybosnasında,savaşın tam ortasında,ibrahim ve ailesinin yaşadığı dramın içinde buldum.
    --- spoiler ---

    irfan'ın söylediği boşnak şarkısının adını bilen birileri varsa, posta kutumu yeşillendirmesini dört gözle bekliyorum.

    edit: [https://www.youtube.com/watch?v=sdchsowa5hm https://www.youtube.com/watch?v=sdchsowa5hm]
    (bkz: kad ja podjoh na bendbasu)
    şarkının ismini söyleyen, oyunun irfan'ı (bkz: burak altay)'a ve alaaddin'i (bkz: emre yeşilöz)'e sonsuz teşekkürler
  • bugün itibariyle cevahir sahnesinde izledim. oyun yer yer çok güzel olsada (özellikle şarkı sahnesi) genelde çok zayıf bir kurguya sahip olduğunu düşünüyorum. oyuncularda bir problem yoktu ama o çalınan şarkı dışında bende bosnaya dair hiçbir şey uyandırmadı. yinede keyif aldım oyunu izlerken.
  • muhteşem olabilecekken abartılı oyunculuklarla yazık edilmiş oyun.
    tek perde 70 dakikalık bir oyunda tabi ki savaşın getirdiği tüm yaraları, sallantıları vermesini beklemedim.
    ama oyun sade ve akıcı olayım derken hiçbir şeye değinemeden sıkıcı olmuş.
    en çok sadece en son sahnede gözüken, oyunun geri kalanında dış ses olan alaaddin'in oyunculuğunu ve ekrana yansıtılan fotoğrafları beğendim.
    boşnak şarkısı ve patates sahnesi gerçekten oldukça dokunaklıydı.
    son 15-20 dakikası için de olsa izlenmeli.

    irfan'ın söylediği boşnak şarkısı