şükela:  tümü | bugün
  • isparta iline bagli kucuk ve sevimli egirdir ilcesinde bulunmakta olan, ulkemizin en zorlu komando uretim merkezidir. hem asker hemde astegmen yetistiren iki ayri okul mevcuttur.
    sirf zevk olsun diye davraz dagi' na cikarlar. allah, orada askerlik yapanlari korusun.
  • dağcılık,su üstü ve su altı eğitimleri, kayak,eğitimlerinin de verilebildiği iklimi dolayısıyle 4aylık periotta hem en sıcağı hemde karı yaşayabildiğin , çeşitli ülkelerden değişim programları dahilinde askerlerin eğitim gördüğü ,dünyanın en iyi ''temel komando okulu''dur.yalnızca rütbeli eğitilir.eğitim zordur fakat eşsiz manzarası kafa sağlığını korur.
  • kantininde bıcak satılan (sanırım) tek okul.
  • ıspartanın eğirdir ilçesinde kurulu ve türkiyede komandoların mabedi olarak anılan birlik.

    okulda ağırlıklı olarak subay ve astsubaylara eğitim verilir. eğitim verilen alan çok geniştir, bu alana eğirdir, barla, aksu, şarkikaraağaç, yenisarbademli gibi ilçeler de dahildir.

    bu okulda görülecek en kral kurs komando ihtisas kursudur, bu kursa komando eğitiminin yanında kayak, su üstü, sertifikalı cankurtaran ve paraşüt eğitimi de dahildir. komando ihtisas kursu gören kursiyerler bu bölgelerin büyük bir kısmını yürüyerek, bazı kısımlarını ise kara, deniz ve hava vasıtaları ile kullanırlar ve ilave olarak kayseriye hava indirme taburuna paraşüt atlayışına giderler.

    dag komando okulundaki eğitimler hava şartlarından nadiren etkilenir. yağmurun her türlü şiddetlisi, insafsızı, şimşeklisi, yıldırımlısı ve fırtınalısı eğitimlere ara verdirtemez veya erteleyemez. sağnak yağmurun altında ve arazideki bir eğitimde dersi veren yüzbaşının yağmurda daha fazla ıslanmamak için değil de dışarıdaki işi için dersi erken bitirmek istemesi gayet olağandır.

    yüksek bir dağın zirvesindeki kayalıklarda eğitim yaparken bastıran şimşekler ve yıldırımlar sadece telsizleri kapatmanıza ve tüfekleri yere bırakmanıza sebep olur, eğitim devam eder.

    kar yağışı zaten bazı eğitimler için gerekli olduğundan herhangi bir engel söz konusu değildir. kar fırtınasında ise sırf görüş on metrenin altına düştüğü için eğitim iptal edilebilir veya ertelenebilir.

    dag komando okulunda verilen dağcılık eğitimi üst seviyededir. arazide fazlasıyla imkan bulunmakla beraber son yıllarda yapılan yaklaşık 60 metre yüksekliğindeki kule ise dünyada eşi benzeri bulunmayacak bir tesis niteliğindedir, bu kulede her türlü dağcılık eğitiminin yanı sıra telden suya iniş ve basınçlı su altında geçiş gibi fantezi sayılabilecek eğitimler de verilir.

    okulun hemen dibinde bulunduğu ve ısparta tarafından gelirken daha eğirdir bile görünmeden kendisini fark ettiren sivri tepe, üzerindeki türk bayrağı kendini gösterir. ilk gördüğünüzde oldukça dik olan bu tepeye hayran kalırsınız fakat kurs kapsamında bu tepeye tırmanacak olduğunuzu öğrendiğinizde hayranlığınız bitiverir. tepe aslında fazla yüksek görünmez fakat bazen askerler bayrağı ve yazıyı boyamaya çıkarlar, karınca gibi göründükleri zaman ve yukarıdan düşürülen bir malzemenin neredeyse dakikalarca aşağıya inmediğini görmek size oha dedirtir.

    komandolar haricinde kurs görenler arasında kara havacılar da vardır. gördükleri hayati idame kursunun zorluğu, süresine oranlanırsa, türk silahlı kuvvetlerinin en ağır kursu olacağı görülecektir.
    zaman zaman dost ülke yabancı personeli de kurs görmektedir.
  • eğitimi serttir. kahvaltı sonrası başlayan eğitim esnasında:
    - (asteğmen adayı) komutanım, kahvaltı sonrası güç engelleri parkurunda koşmak tıbbi gerçeklerle bağdaşıyor mu ?
    - (yüzbaşı) askeriyenin gerçekleri tıbbiyenin gerçeklerinden farklıdır...

    derin suskunluk...
  • halen diyarbakır'da asteğmenlik yapmakta olan bir arkadaşımın bu okulda eğitim görürken, telefonda bana anlattığı bazı şeyler şunlardı:

    - günde 13-14 saat dağlarda yürüyoruz. bazen akşam çıkıyoruz, ertesi gün öğlen dönüyoruz.
    - bir keresinde yine dağın tepesindeyiz, su içmek için mataramı elime aldım fakat su donmuştu, içemedim.
    - kar üzerinde şınav çekiyoruz.
    - yakında tatbikat var, 10 gün boyunca dışarıda kalacağız.
  • koordinatları:
    37°52'13.23"n 30°49'49.97"e
  • insanın, neler yapabileceğinin "sınırlarını" tanımasına yardımcı olan yerdir...

    yedek subay öğrencisi iken, "sivri tepe'den onlarca asker düşüp ölmüş olm" şehir efsanesinin çıkmasına vesile olan sivri tepenin biraz altındaki taş ve cam parçacıkları ile dolu, türlü börtü böceğin sardığı eğitim sahasında askerliğimin henüz onaltıncı saatini idrak ederken 20 şınav çekmeye "çabalamış" biri olarak bu "eğitim yetersiz" lafını çıkartan ve bunun için de eğirdir dağ komando okulunu örnek gösteren kişinin artniyetli, artniyetli değilse süzme denyo olduğunu söylemek isterim öncelikle....

    yedek subaylar için bu okuldaki eğitim "gönüllülük" esasına dayanır aslında...yani eğitim alacak yedek subayların öncelikle "gönüllü" olmasını isterler... er ve erbaşlar için durum biraz farklıdır tabiki..!!

    "yatağına iyi bak çünkü onu bi daha göremeyeceksin" cümlesi hemen hemen tüm ranzaların bi köşesinde mutlaka yazar...ilk günler bu cümleyle ne denmek istendiğini pek anlamasanızda ilerleyen günlerde yaşayacağınız olaylar ve çıkacağınız intikaller sizi bu konuda epey aydınlatır...

    buradayken yatak toplama derdiniz yoktur...bi manga asker temizlik ve yatak toplama işinden sorumludur...

    yemekler süperdir...aynı yemeği okul komutanı dahil herkes yediği için ister istemez süper olmak zorunda zaten...

    "eğitim yetersiz" lafı her yer için söylenebilir belki ama burası için kesinlikle söylenemez...

    "güneydoğu'ya giden her asker eğirdir dag komando okulunda eğitim görüyor" lafı da pek gerçeği yansıtan bir laf değil...

    bu günlerde güneydoğuda görevlendirilen birliklerin bi çoğu "kaydırma birlik" denilen, batı ve orta anadoludan "geçici görevle" güneydoğuya giden askeri birlikler...

    bu birlikler için eğitiminin yetersiz olduğu savunulsa bi nebze doğruluk payı olabilir....çünkü teröre karşı eğitim bambaşka bir şeydir...
  • hatırladığım kadarıyla yatakhanelerin hemen çıkış kapısının önünde bir dağ vardı, evet evet bir dağ vardı ve sanki her sabah, sabahın kör vakti uyanıp kapıya çıktığımda o dağın boyu uzardı. komandoyuz güçlüyüz cesuruz hazırız yazardı eteklerinde. "komandoyuz" kısmı epey bir ayrık dururdu. orada eğitim görürken insanın yürüyüşü değişir kolları iki yana açarak efelene efelene yürümeye başlardı, iyi havaya sokarlardı adamı allah için.

    manzarası enfesti bu okulun, her şey şahaneydi. tek sıkıcı yanı orada okumanın zorunlu olmasıydı...