şükela:  tümü | bugün
  • olması elzem bir şeydir.

    sistem şu adımlar ile işleyecek:

    1- en iyi 10 fakülte dışında öğrenci alımı duracak.(hatta çoğu kapatılacak.)
    2- kpss atamaları için x bir eşik puan belirlenecek, bu eşiği geçenler ile öğretmen ihtiyacı karşılandığı müddetçe öğrenci alımı yapılmamaya devam edilecek. böylece birikmiş atanamayan öğretmenler eriyecek.
    3- eğer kalan öğretmen adayları bu eşiği geçemeyecek kadar kalitesiz kaldıysa öğrenci alımı belirli bir oranda arttırılacak. tabi bunu en az 4 sene önceden tespit edecek bir metodoloji geliştirilmeli.
    4- x puan ile atanamayan öğretmen sayısı artar ise 1. adıma geri dönülecek.

    evet fakülte açıp kapamak öyle çocuk oyuncağı değil ama zaten 3. adım doğru uygulanırsa 4. adıma hiç gecilmeyecektir.

    not:evet mühendisim.

    edit: salak salak konuşmayın eğitim fakültelerinin kapatılmasının konuşulduğu yerde formasyon mu kalır? herhalde kalkacak. zaten saçma olduğu için dillendirme ihtiyacı hissetmemiştim. sizin zeka özürlü olduğunuzu unutmuşum.
    edit2: benzer şeyler pek tabiki bir çok fakülte için geçerli. benim bunu dillendirme sebebim; öğretmenlerin bunu bile bile seçmesine rağmen atanamıyoruz şeklinde ağlamasıdır. ayrıca; bir mühendis olarak mühendislik fakülteleri ile ilgili 6 ay önce yazdığım görüşüm için tık
  • sadece eğitim fakültesi için değil bir çok fakülte için yapılması gereken eylemdir. eğitim reformu bu ülkenin olmazsa olmazı artık.
  • olması gerekendir. boşuna insanlar yığılıyor sonra da gençler boşu boşuna işsiz kalıyor.
  • fakultelerin bilim, universitelerin ihtiyac dogrultusunda kullanilmadigini bilmeyen mantikli ve iyi niyetli yazarlarin onerisi. denildigi gibi olursa x tane universite actik, bilmem kac tane universite mezunu oldu diye kim rant saglayacak. ayrica yandaslarin istihdami nasil olacak. mecbur bir yandas icin bir bolum aciliyor artik. issiz kalanlar icin cozum de basit. herkes is bulacak degil ya nerede gorulmus?
  • sorun zaten planlama yapıp ihtiyaçlara uygun kalite ve sayıda öğretmen üretmek yerine herkesi "üniversite mezunu" edip "kasabaların ekonomisini hareketlendirecek tabela üniversiteleri açmak" yaklaşımı yüzünden ortaya çıkıyor. problemi çözmek istesen gereğini zaten yaparsın. nasıl yapılacağı bir sır değil ki! planlama yapacak ve buna uyacaksın işte. bu ülkede senelerdir "eğitim yönetimi ve planlaması" bölümleri var. problem çözülmek istense zaten çözülür. çözülmek istenmiyor.
  • her mahalleye 3-5 doktoralı adamı toplayıp + 3000 kitapla fen-edebiyat fakültesi açıyorsun, zira kurulum maliyeti en düşük fakülteler fen-edebiyat fakülteleridir, haliyle şu an ülkede 150 civarında fen-edebiyat fakültesi var. üstüne üstlük bu fakültelerden mezun olan öğrencilere önceden 2 yıl olan formasyon eğitimini kısalta kısalta kuşa dönütürüp 2.000 tl'ye 5 ayda satmaya başlıyorsun dolayısıyla öğretmen olma hakkı ve şansı tanıyorsun, sonra da kapatmaya eğitim fakültesi'nden başlıyorsun. oh ne ala memleket.

    akademide reform yapılacaksa -ki taşradaki oy potansiyeli ve yarattıkları eğitim ekonomisi sebebiyle hükumet asla buna yanaşmaz- önce fen edebiyat fakültelerinin ikinci öğretimlerini kapatırsın, daha sonra örgün öğretimdeki öğrenci sayılarını azaltırsın, daha sonra eğitim fakültelerine geçersin. zira üniversite giriş sıralamalarında eğitim fakülteleri ile edebiyat fakülteleleri arasında çok büyük bir uçurum var. dolayısıyla ağrı'daki eğitim fakültesindeki bir bölümün puanı, dtcf'deki -burası da bir edebiyat fakültesi- bir bölümün puanından yüksek olabiliyor. eğitime gelen öğrenciler edebiyat fakültelerine göre daha donanımlı.

    öncelikle kapatılması ya da öğrenci sayıları azaltılması gereken bölümler eğitim fakülteleri değil her yerde mantar gibi türeyen iibf, fen edebiyat fakülteleri ve mühendislik fakülteleridir. her 3 memurdan birinin öğretmen olduğu (1.000.000 öğretmen diyelim) bir ülkede okul kapatmaya, seyreltmeye eğitim fakültelerinden başlamak ahmaklık olur.

    mühendis arkadaşa söylüyorum, kendini bir bilen yerine koyup eğitim-öğretim üzerine karar verici, dizayn edici makro çözümlemeler yapmaya kalkmasın.
    zaten ülke baştan aşağıya yanlış iliklenmiş bir düğme gibi. mühendis de kalkmış eğitim fakültesi üzerine reçete yazıyor.
  • ulan ülkede yıllardır formasyon "satıyorlar". 2 aylık eğitim alan "ben öğretmen oldum" diyor, buna sesleri çıkmıyor. adam "eğitim fakülteleri öğrenci alımını durdursun" diyor. neden? formasyon vermeseler böyle yığılmalar olmayacaktı zaten. ek olarak, eğitim fakültelerinde verilen eğitimin giderek niteliksizleştiğine ben de katılıyorum fakat maalesef bu çözüm türkiye'de işlemez.
  • öğrenci alımı durdurması değil de kapasitelerinin azaltılması olabilir. 100 öğrenci alıyorsa 10 öğrenci alsın. bazıları da kapatılabilir.
    sadece eğitim fakültesi değil hemen hemen her bölümde uygulanması gerekir.
  • bence çok saçma. belki ben çok iyi bir öğretmen olucam, mezunlardan var olanlardan bile daha iyi.
    neden benim önüm kesilsin? neden ben eğitimime istediğim gibi devam edemeyeceğim?
    siz de sanıyosunuz bu insanlar bu bölümlerden mezun oldu ama süper zeka mükemmel eğitimciler onları işe sokalım gerisi kalsın salya sümük istemedikleri bölümde.
    ben olsam asla kabul etmezdim
  • geç bile kalınmıştır, öğrencisi olmayan , öğrenciden fazla akademisyeni olan bölümler var, dolayısıyla gereksiz akademisyen alımı da askıya alınmalıdır...