şükela:  tümü | bugün
  • ilkokuldan üniversiteye hepimiz yaşadık bunu. en basit hesaplamalarda bile formülleri ezberlememiz beklendi hep. kinetik enerji, yoğunluk, ısı, hız, hareket vs vs. biz de hep bu formülleri sıralara, kağıtlara yazarak kopya çektik. hocalar da çok iyi biliyorlardı kopya çekilmesinin temel nedeni, bu yüzyıllardır değişmeyen formülleri ezberlemek istemiyor oluşumuzdu.

    kütle her zaman aynı formülle hesaplanıyor, hız ile ilgili formüller 600 yıldır hep aynıydı. buna rağmen sanki yarın bunlar değişecekmiş gibi ezberlememizi beklediler bizden.

    aslına bakılırsa yapılması gereken şey başka olmalıydı. öğrenciye, eldeki verileri kullanarak, yorumlayarak, bilgi birikimiyle harmanlayarak bir sonuç üretmesi beklenmeliydi. formülü bilince sonuca götüren sorular yerine, formüller, parametreler ve problem verilmeliydi, öğrencinin düşünce sistemi bu yönde test edilmeliydi. böyle yapılsaydı eğer, öğrenci analitik düşünmeye sevk edilmiş, düşünen bir toplum oluşmuş, hali hazırdaki bilgiler kullanılarak yeni bir şey keşfetmeyi başarabilecek insanlar yetiştirilmiş olurdu.

    ama o şekilde olmadı. üniversite yıllarında bile bir çok formülü ezberlememiz beklendi hep, bazı formülleri veriyorlardı çünkü çok uzundu, bu formüllerin ezberletilemeyeceğini biliyorlardı. eğitim kalitesi yükseldiği için yapmıyorlardı bunu.

    ilk okuldan üniversiteye kadar dayatılan bu sistem, düşünmeyen, yeni bir şey geliştiremeyen bir toplum meydana getirdi.