şükela:  tümü | bugün
  • günlerdir medyada "pkk'lı öğretmenlerin yeri değişecek, başka yerlere alacağız, yok vazgeçtik görevlerinden el çektireceğiz" şeklinde yapılan açıklamaların ardından gerçekleşen, buram buram dezenformasyon, algı yönetimi ve kötü niyet kokan durum. bahsi geçen insanların pek çoğunun üzerinde atılı suç yok, belki geçirdikleri herhangi bir soruşturma bile yok. sorumsuzca iş yapma ve öğretmen kıyımı var.

    vaktiyle şunu yazmıştım. tekrarlamış olayım, fazladan laf kalabalığına girmeyeyim.

    bir de yeri gelmişken "canım sadece açığa alınmışlar, suçsuzlarsa geri dönerler amma tatava yaptınız" diyenlere sözüm olsun: sen gerçekten yıllardır kandırıldığını söyleyenler tarafından yönetilen, kendisine bağlı hakimlerin ve savcıların bir tek adamın önünde ayağa kalktığı, öteki olarak adlandırılan kesimlere kan, gözyaşı ve acıdan başka hiçbir şey vermemiş bir sisteme güvenebiliyor musun? ben güvenmiyorum.
  • eğitim-sen, hükümete en sert muhalefeti yapan sendika. açığa alınan öğretmenler ise eğitim-sen içindeki en kararlı ve cesaretli sendika üyeleri. akp aklınca şunu düşünüyor, biz bu insanları yıldırırsak tüm eğitim-sen'ileri yıldırırız. eğitim-sen yılarsa geriye zaten sendika kalmıyor. kalanlardan biri sarı sendika türk-eğitim sen, diğeri de hükümetin arka bahçesi olan hükümet sendikası eğitim-bir sen sendikası. böylelikle tüm sendikal mücadele biter zannediyorlar.

    bu insanlar devletin haksızlıklarına boyun eğecek olsalardı gidip tek misyonu hükümete yancılık olan eğitim-bir sen sendikasına üye olurlardı.

    açığa alınan eğitim-sen'li arkadaşlara tavsiyem sakın moralinizi bozmayın. siz yanlış bir şey yapmadınız. bir sendikal eyleme katılmak gerek ulusal, gerek uluslararası yasalara göre suç değildir.

    yasalar sizden yana.. belki burada cübbesinin önünü iliklemeye çalışan hakimlere güvenmiyorsunuz ama başvurunuz aihm'e kadar giderse oradaki onurlu hakimler size yapılan zulmü cezalandıracaklardır ve gasp edilen haklarınızı fazlasıyla geri alacaksınız.
  • haysiyetsiz bir iktidarın eğitim sistemindeki yobaz dönüşüme engel olarak gördüğü öğretmenleri sindirme girişimidir.
    hiç birinin belgelenmiş tek suçu dahi yoktur.
    açığa alınmalara sendikanın yasal iş bırakma eylemleri dışında gösterilen tek gerekçe yok. kimse anayasal hak olan toplantı ve yürüyüş yapmayı suç olarak göremez.
    siyasal islamcılar bu yöntemle küçük çocuklara okullarda gönül rahatlığıyla tacız/tecavüz edebilecekleri bir sistem kurma peşindeler.
    pkk ile ilişkilendirme tamamen yalandan ibaret.
  • lahanayı yerken kıtır kıtır, sapına gelince mee.

    atatürkçü tabanı sindirip, kürtçe toplantı kürtçe afiş boyutuna kadar gelen; doğu ve güneydoğudaki çoğu şubesinin girişinde teröristbaşı posterinin ve pkk paçavralarının asılı olduğu sendikanın kandilden gelen emirle 1 hafta okul boykotu yapan sevgi ve barış pıtırcığı üyelerinin serzenişi.

    ki bu üye sayısı yaygara koparıldığı kadar da fazla değildir. çalıştığım ilin görevden alınanlar listesini inceledim, hepsinin ağzından en az 1 kez "burası kürdistan olacak" duymuşluğum var, fazlasını da görmüşlüğüm var.
    yanarım yanarım sizin sapık ideolojileriniz yüzünden arada kaynayacak olanlara yanarım. misal bir atatürkçü arkadaşımı zorla greve götürmüşler, bildiğin hatır gönül, o kaynadı ona yazık.
  • toplumun bir kesimini mensubiyeti, tercihi, sempatisi, düşüncesi nedeniyle hukuksuzca cezalandırmaktır.
    bir vatandaşın anayasal hakkı olan sendika üyeliği suç değildir.
    cari kanunlarda suç olarak tarif edilmeyen eylemler-fiiller de hiç kimseyi suçlu yapmaz ve cezalandırmasına mesnet kılınamaz.
    bu nedenle başka herhangi bir suç iddiası olmaksızın insanları ifadelerini dahi almadan suçluymuş gibi cezalandırmak (açığa almak da tedbir gibi görünse de maalesef ardından gelecek sonuçlar nedeniyle türkiyede cezadır) tamamen hukuksuzdur.

    geçmiş olsun. inşallah hukuki haklarının takipçisi olurlar.
  • kamu emekçilerine yönelik açığa almalar ve ihraçlara yönelik hukuki bilgilendirme metni:

    (bkz: eğitim-sen/#62873631)
  • türkiye de normal olandır.
    normalde bir insanın suç işlediğine dair kanıt varsa içeriye alınırdı, uzun zamandan beri önce içeri alınıp sonra kanıt aranıyor.

    bu bir defa masumiyet karinesine aykırı.

    şimdi bunkar açığa alınacak, muhtemelen maaş vs verilmeyecek, devlette çalışamayacak, haliyle özelde de çalışamayacak ve bu inceleme yıllar sürecektir.

    sebep: devletin izin verdiği, legal bir sendikaya üye olmak.

    lan devletin izin verdiği kuruma güvenemeyeceksek kime güveneceğiz?
  • hah şimdi geldi başlık da çok dolmamış daha şurada şu sendikalar mevzusunu ele alalım.

    arkadaşlar bu sendikalar tam olarak ne işe yarar? her ay maaşınızdan yaptıkları kesintileri nerede değerlendirir? yani tek işleri, eylem yapacağız, grev yapacağız, iş bırakacağız mıdır? grev alanlarına gidip bildiri afiş v.s. dağıtmak mıdır?

    yukarıda bir arkadaş eğitim-sen'in bildirisini yayınlamış. o yazıda hanginiz samimiyet gördü? adam diyor ki hukuk yolunuz açık, mahkemeye başvurun hatta aihm'ye gidin? ha bir de örnek dilekçe paylaşacakmış?

    yok ya? yahu her şubeye bir avukat tutsan eline mi yapışır? yıllarca topladığınız paraları ne yaptınız? bir ara işsiz kalanlara 3 te 1 oranında ödeme yapılırdı? bak hiç oralı olmuyorlar? biriniz de demiyor ki biz bunca sene bu sendikaların peşinden niye gittik? kıytırık toplu sözleşmeler için mi? çoğu yönetimin kimde olduğunu, hangi ideolojiye hizmet ettiğini bile bilmez.

    demem o ki bırakın şu saçma sapan hiyerarşik, sömürgeci sendikaları. bunca maaşlı adamsınız adam gibi bir işçi partisinin(doğu perinçek'in değil gerçek bir işçi partisi) oluşmasını sağlayın.