şükela:  tümü | bugün
  • turkiye'deki tanimi : insanlara hayatlari boyunca gerekmeyecek, zaten okul bittikten 3 sene sonra unutulcak gereksiz bir suru bilginin ezberletilmesi .
  • bi sene sonra nufusunun degisecegi bi ulkenin nufusunu ezberletmek
  • birburst rabbit nutbestesidir ilk iki dortlukte liseli bir ogrenciden bahseden sarkı (gruptaki herkes o zaman lisede okumaktaydı)sonlarına dogru universiteli abilerini de hatırlar ve iyice protest bir havaya bürünür sozleri sooledir;

    egitim sistemi tam bir gotdeligi
    ogretmen dedi sınıflara haydi
    sabah erkenden karga bokunu yemeden
    okula gittim iyi bok yedim !

    okulda neki? okulda neki?
    okulda neki? tam bir gotdeligi

    necip kapıda herkes sırada
    ben okulun arkasında elimde sigara
    ziller calınca girdim sınıfa
    ders bir iskence nerdesin be manita

    okulda neki? okulda neki?
    okulda neki? tam bir gotdeligi

    paralı egitim paralıya egitim
    parası olmayana nah egitim !!
    okulda neki? okulda neki?
    okulda neki? tam bir gotdeligi
  • "bu benim kedimdir, kimse ona bulaşmaya"
    * ibrahim tatlises
  • türkiyede geçerli olan eğitim sisteminin sırtı kambur, ayağı topaldır.. şöyle ki.. liseden ayrılan öğrenci üniversite eğitimine geçiş yapmaktadır.. üniversite hocaları liseden gelen öğrencilerin yeterli bilgiyle üniversitelere yollanmadığından dem vuruyorlar.. lise öğrencilerini üniversitelerden yararlı bilgi almasına hazır hale getirecek olan kurum milli eğitim denilen kurumdur.. o zaman bu kurum suçludur.. görevini yerine getirememektedir.. üniversitelerdeki bir başka sorun ise girdiği bölüm hakkında fazla bilgisi olmayan bölümü bitirdikten sonra da muhtemelen bilgisi olmayacak öğrencelerin üniversite sıralarına yollanmasıdır.. bunda baş etken öğrencileri mesleki eğitime hazırlamak yerine öss'ye üniversiteye hazırlayan zihniyetin hatasıdır.. oysa ki öğrenciler meslek liselerine teşvik edilse öğrenci sahibi olacağı mesleği tanısa (mesela benim tanıdığım böyle birisi var ve çocuk çok başarılı), mesleğini daha severek, anlayarak yapar kanısındayım.. düz, anadolu,fen ve bilimum liseleri bitiren öğrenciler mesleki açıdan gayet başarısız olmaktadır.. şöyle örnek vereyim; saydığım bu liselerin sıradan bir öğrencisi elektik mühendisliği bölümüne girdiğinde bu bahsettiğimiz bölümün pratik olarak labratuvarını üniversitenin ikinci senesinde görecektir.. ve bunlara yabancı olduğu için çoğu hocanın çok fazla toleransıyla fazla birşey öğrenmeden geçecektir mesleki kısmına hayatının..
  • bu sene yeni sisteme gecilecegini duydugumda hakkaten boyle bir sistemimiz varmiydi diye kendi kendime sorup bir turlu cevap alamadigim ve uzun bir sure alamayacagim olgu. sistem denince insana ulvi seyler cagristiriyor.
    sistem tanimini dikkate aldigimizda aklima gelen butunluk ve uyum. egitim sistemi icerisinde birakin uyumu bir butunlukten bile soz edmez iken yeni sistem tartisilmaya baslandi. pardon tartisilmadan uygulanmaya.
    yeni sistemden ziyada bizde bir butunlugun ve uyumun gerceklestirilmesi gerekir. oyle bir egitim sisteminden bahsediyoruzki her sene gazete basliklarinda su dikkatimi cekiyor. bu sene kayit ucreti alan okullari ve sorumlularini yakariz.
    buradan egitime ne kadar hakim bir yapimiz var belli oluyor. denetim sifir. denetimin olmadigi veya eksik oldugu bir ortamda yeni sistemi ne kadar uygulayabilirsiniz. yaptim oldu mantigi ile herseyi yenileyebilirsiniz. ona soylenecek pek fazla birsey yok
  • okul, öğretmen, dershane, ozel ders ogretmeni, ve okul servisinden oluşan çetelerin ellerindeki rehine*yi kullanarak kaz*lardan azami miktarda para teminine yonelik çabalar butunune denir.
  • yanlisligi hususunda en fazla sikayet edilendir. bu sistemin her ne kademesinde olursa olsun kime sorsaniz yanlis der. haksizsin diyemezsiniz çünkü bir sekilde herkes kazigini yemistir bu sistemin. ama alternatif de üretemez o beyinler, yanlis yaftasini yapistirirken.

    ülkenin issizlik sorununun temel sebeplerinden biridir verilen egitimin eksikligi , ögretme sisteminin yanlisligi. bunu gözardi edemeyiz ama bu ülkede issizlik yok tembellik var diyenlere de hakkini vermek lazim. her haber kanalinin , yaklasik 3 programinda bir yaptigi , sokaga cikip halka isiniz var mi? neden issizsiniz ? gibi sorular sorup , karsiliginda o zamanki iktidari elestiren cevaplar almaktan ibaret olan klasik haberler var. soru sorulan kimselerin cogunlugunun genc oldugunu görürsünüz. hemen is yok der ama , aslinda yalan. is var.
    onlara tamamen haksizsin demiyorum ama onlar kadar ben de hakliyim. onlarin içinde, zamaninda bazi arkadaslari oturup ders calisirken , kacip top oynayanlar da var. maddi imkanlari olmadigi için okuyamayanlar da . hepsinin kendine göre hakli taraflari oldugu gibi , haksiz taraflari da var. yok diyende art niyet ararim ben.
    tembellik var sözünü destekleyici olarak , mesela her gazetenin sari sayfalarinda bir anketör ilani vardir. en son benim gördügüm ilanda günlük 40 ytl ve ssk diyordu. anketörlük için herhangi bir meziyet gerekmez. kalifiye eleman olmaniz gerekmez. sizden çok fazla kisisel yetenek yahut, bilgi donanimi istemezler. bu isi yapabilirsiniz. hatta yapin, yapin ki cebinize para girsin. 1200 ytl yapar bu 1 ayda ki asgari ücretin yaklasik 3 katidir bu.

    konuya dönmek gerekirse, issizligin en büyük sebeplerinden biri de kaliteli ara eleman eksikligidir. bundan ara eleman isteyen sirketler sikayetcidir , çünkü is için kapilarina gelen insalarda yeterli donanimi bulamazlar.
    bu eksikligin sebebi ne peki? kim ?
    egitim sistemi.

    meslek , anadolu meslek, teknik meslek liselerimiz var bizim. bunlarin asil amaci ara eleman yetistirmektir. peki bu liselerin hepsi mi bosa kürek cekiyor? biraz evet, biraz hayir.
    bu liselerin kaliteli egitim vermesi için gereken ödenekler devlet tarafindan saglanmiyor. aslinda devletin de isine gelmiyor bunu yapmak çünkü masraf , bir düz liseden çok daha fazla. teknik oldugundan her sinif için bilgisayar, ya da o daldaki teknik malzemelerin devlet tarafindan karsilanmasi gerek.
    öte yandan , teknik lise ögretmenlerinin maaslari da , diger brans ögretmenlerinin maaslarindan daha fazla. ve devlet bu yükün altina girmeyi çok fazla istemiyor.
    lise mezunu bir insan olarak , devletin bu tavrini söyle destekleyebilirim ben . hepimizin de gözünün gördügü , kulaginin isittigi , malesef dile gelmese de devlet erkaninin da gördügü bir gercek var. meslek lisesine giren ögrenciler , ilkögretim hayatlarini basarisizlikla bitirmis ögrencilerdir. bu acik. üniversite hayali kurmayan,kuramayan ögrenciler vardir bunlarin arasinda , bu sebepten düz liseye gitmezler. anadolu lisesi kazanacak kadar ya maddi olanaklari yoktur, ya da calismaya kasacak halleri.
    süphesiz hepsi böyledir demiyorum ama cogunluk böyledir. durum anadolu teknik ya da anadolu meslek olanlarda degisiklik arzedebilir ama 1,2 ortalamayla girilen diger meslek liselerinin hali ortadadir. insanlarin cogu elimde meslegim olsun mantigiyla oraya kapagi atmalarina ragmen , ilkögretimde göstermedikleri azmi orada da göstermemektedirler. aralarinda hatta belki çogunluktur içlerinde çok fazla bulunmadim , gercekten de meslek sahibi olmak isteyenler vardir. ama tam bu noktada , devletin yatirim yapmakla yapmamak arasinda kaldigi bu noktada , kendileri ön saflara cikmak zorundadirlar.

    simdi cikip, ögrenci, kim , nasil, olursa olsun devlet bu yatirimi yapmak zorundadir diyenleriniz olacak. bence de yapmalidir. ama gerek devlet, gerekse egitmenler tarafindan verilen emege de ihanet etmemeleri gerekir ögrencilerin.
  • türkiye'de 68 kuşağında görülen öğrenci hareketlerinin ya da benzerlerinin tekrarlanmaması için özgür düşünceyi kısıtlayan, öğrencilerin ders çalışmaktan başka bir şey yapamayacak, hatta ders dışındaki konular hakkında düşünemeyecek hale getiren ve asıl amacı eğitim mi yoksa insanları çobanların sözünü sorgulamadan uygulayan koyun sürülerindeki birer koyuna mı çevirmek olduğu sorgulanması gereken ve bu konuda bir an önce bir şey yapılması gereken bir sistemdir.
    aslında bazılarının amacına ulaşması için o kadar güzel düzenlenmiştir ki, insanlar "ilerde en iyi koyun nasıl olunur" eğitimini 7 yaşında almaya başlarlar ve şuan günümüze baktığımızda çok başarılı koyunlar yaratıldığını görürüz.yeme de yanında yat(!)

    türkiye'de geçerli olan eş anlamlısı; (bkz: saçmalık sistemi).
    hatta bunun için çok güzel sloganlar da bulunabilir.
    birkaçı için; "hadi çocuklar sürüye!", "düşünme parçası ol!"..
  • öğrenci ayağı hep eleştiriden uzak tutulan sistemdir. iki sayfa kitabı okumaya üşenip fotokopiye allah ne verdiyse dayanan insanların bulunduğu bir eğitim sisteminde suçu başka mecralara atmak biraz da haksızlık olacak gibi.