şükela:  tümü | bugün
  • insanların (özellikle yaşlıların) kobay olarak kullanıldığı, doktorlara deneyim kazandırmayı amaçlayan hastanelerdir. başımın belaya girmemesi için hiçbir detay vermeyeceğim. bu hastanelerde ameliyat olmaktan kaçınalım, özellikle yaşlılarımızın bu hastanelerde ameliyat edilmesine izin vermeyelim.
  • herkesin bilmediği gerçeklerdir, özetlemek gerekirse eğitim araştırma hastaneleri çok kötü hastanelerdir.

    çünkü;

    yaşlılar kobay olarak kullanılır.
    hastalardan çıkan organlar el altından anatomik çalışmalar için tıp fakültesine gönderilir.
    çocuklar üzerinde ilaç doz denemeleri yapılır.
    orta yaşlılar psikolojik deneylerde kullanılır.
    kafadan uydurulan hastalıklar kafadan uydurma tedaviler ile iyileştirilmeye çalışılır ve bu duruma kimse dur demez, diyemez çünkü anayasamızın gizli maddesinde eğitim araştırma hastanesinde olanlar orada kalır diye bir madde vardır. bunları kimse bilmez. biz zeki ekşi sözlük yazarlarının gözünden ise hiç kaçmaz. keriz miyiz oğlum biz? (keriziz)
  • zaman ayırıp açıklamak istiyorum ki birilerinin gerçek sandığı şekilde eğitim araştırma hastaneleri “kobayhaneler” değildir. asıl gerçek şudur ki bu hastanelerde ne istenilen eğitim verilir ne de istenilen/kuruluş amacı hedefinde bilimsel araştırmalar yapılır. ortaya karışık bir şeyler yapılsa da bu kurumların yapabildikleri batı ülkekerindeki araştırmalardan uzak ve uzmanlık eğitiminde ise “genellikle” daha geleneksel, tutucu, sistemsel değil kişiseldir. bazı başarılar elde edilmiş olsa da bunlar sistematik olamadığı gibi münferit kalmıştır.

    eğitim araştırma hastanelerinin eğitim kısmı başta asistanlara yönelik olmak üzere tıp lisans ve uzmanlık ve yan dal eğitimidir. burada da eğitim denilen şey çoğunlukla usta-çırak ilişkisinden başka bir şey değildir. en yoğun ders verilen bölümlerde bile aylık 10-15 saat teorik uzmanlık eğitimi ancak verilir. geri kalanı hastalar üzerinde ilerler. asistanlar hocaya karşı sorumlu olup kafasına göre tedavi edemez, ameliyat edemez. cerrahi 1. yıl asistanı meme kanseri yapmaz mesela, apandisit, basur, abse ameliyatı yapar ama meme kanseri yapmaz. asistanlığının 3. yılında hoca asistanı karşısına alır ve başla der. o zamana kadar 100 meme kanseri vakası gören asistan ilk kesiyi yapar hoca beğendiği ölçüde ameliyatta ilerler, örneğin hoca bazı manüplasyonları fazla-eksik yaptığını görürse bazen kibarca bazen de çok kırıcı bir şekilde vakayı elinizden alır. yani hiçbir hasta denetimsiz bir şekilde “asistan eline düşmez.” hoca hastadan sorumludur, ameliyatına girse de girmese de hastalar asistan adına değil hoca adına yatar.

    bu hastanelerin araştırma kısmı ise kulağa korkutucu gelse de, işi bilmeyen birisinde “ulan bizi kobay yaptılar da yeni ilaç mı deniyorlar” gibi bir his yaratsa da durumun bununla bir alakası yoktur. araştırmalar genellikle veri toplama, verileri karşılaştırma, teknikleri karşılaştırma şeklindedir. yeni ilaç üretilip gizliden hastalara yutturulma gibi bir durum yoktur.

    eğitim araştırma hastanelerinin eksiği, gediği ve hatta günahı çoktur ama samimiyetimle şunu söyleyebilirim ki “yaşlı hastaları tecrübe kazanmak için kullanıyorlar” şehir efsanesi de yalandır.
  • hakkında yalan yanlış atılıp tutulan hastane.

    türkiye'de tıbbi deney yapmak için onlarca sayfadan oluşan bir ton döküman hazırlayıp, etik kurula sunmanız lazım. kafanıza göre bilimsel araştırma ya da deney yapamazsanız.
  • 2.entry yazdıklarını 3. entry’de yalanlayan yazar bulunan başlık.
  • hayatta ironiden anlamayan parlak zekaların fikir ürettiği şehir efsanesi. adam o parlak zekasını kullansa başlığı başlık olarak tanımlamazdı. 20 yıllık sözlükte şuna bile dikkat etmeyen/edemeyen adamlar ahkam kesiyor, fikir üretiyor. biz de değerli vaktimizi bu adamların başka yazdıklarını diğer başlıklarda okumakla harcıyoruz. eğitim araştırma hastanelerinde hastalar kobay olarak kullanılıyor düşüncesi maalesef yaygın bir düşünce, o yüzden buna pek kızmıyorum, o yüzden önce esprili sonra da açıklayıcı iki entry’i ardarda girdim ancak basit şeyleri anlayamayan şu insanların sözlükte olması beni hakikaten kızdırıyor. böyle şeylerle karşılaşmak beni hakikaten yoruyor. 13 senedir okuduğum bir yer, bu hale gelmiş olması can sıkıyor. ekşi sözlük bozdu geyiği değil bu, daha farklı. ekşi sözlük farklı bir şey oluyor, esprili, farklı açı yakalayan, gündeme temiz bir yorum getiren yazarlar artık yok. onun yerine standart bir internet kullanıcısı ve okuyucusundan yorumcusu ile doldu site. üzülüyorum.