şükela:  tümü | bugün
  • derhal düzene sokulmalıdır.

    devletimizi yönetenler bu konuyu dikkate alırlarsa eğitim alanında büyük bir sorunu ortadan kaldırmış olacaktır. sürekli eleştirilmekten şikayet eden yöneticilerimiz onlara sunduğum bu öneriyi dikkate alırlarsa çözüme ulaşmak olasıdır.

    herkes eğitilebilir, bu güzel ancak bunun anlamı herkese matematik öğretebiliriz demek değildir. bazı insanlar zihin becerilerinde, bazı insanlar ise beden becerilerinde ustalaşmaya uygundur.

    ilkokul biter bitmez öğrencilerin zihin becerisi gerektiren alanlarda okuyup okuyamayacağı bariz ölçüde anlaşılmaya başlar. tam olarak bu esnada yapılacak sınavlar ile öğrenciler alanlara ayrılmalıdır.

    çoklu zeka sistemini duymuşsunuzdur. bu sistemde her insanın değerli olduğu ve farklı alanlarda gelişmiş zeka yapısına sahip olduğu anlatılır.

    parmak izleri kadar insan çeşidi olan dünyada bütün insanları aynı kalıba sokmak hem o kalıba, hem o kalıba sokana hem de o kalıba sokulmak istenen kişiye haksızlıktır.

    ilk okul bitiminde henüz ortaokula geçecek olan öğrencilere bir sınav uygulanmalıdır ve bu sınavla öğrencilerin farklı yetenekleri ortaya çıkarılmalıdır. öğrenciler eğer zihinsel beceri derslerinde yetersizlerse o derse o öğrenciler girmez ve böylece o derste başarılı olacak olan öğrencilerin daha kaliteli eğitim alması sağlanır.

    matematikte yetersiz olan öğrencilerin yönlendirilmesi nasıl yapılmalıdır?
    el becerisi gerektiren meslek alanlarında "usta başı", "usta" gibi belgelere sahip kişiler aslında birer eğitimcidir. özellikle tamirciler, berberler, sanat atölyeleri vs. çırak bulamamaktan şikayetçidirler. bu yerler birer staj noktası olarak tahsis edilip öğrencilerin bu noktalardan ders almaları sağlanmalıdır. henüz küçük yaşlarda kazanılacak olan el becerilerinin kritik dönemini okulunda harcayan öğrenciler büyüdükleri zaman bu yetenekleri olsa bile eğitilemez hale geldikleri için belirli alanlarda yığılmalara sebep oluyorlar. sonuç olarak eğitim iki yönlü olarak aksıyor.

    ne zihinsel yeteneği olan öğrenci dersleri yaramaz öğrenciler nedeniyle dinleyebiliyor ne de el becerisi gelişmiş öğrenciler ihtiyaçları olan eğitimi alabiliyorlar.

    sonuç olarak liseye adım atar atmaz hoş olmayan manzaralara sebep oluyorlar.

    benim burada anlatmaya çalıştığım şey bir türk geleneği idi. osmanlı devleti'nden tutun selçuklu devleti'ne kadar bütün türk devletleri bu sistemi kullandı.

    hatta türkiye cumhuriyeti de bu sistemi uyguladı. köy enstitüleri ismiyle.

    öğretmenlerin eğitimciden çok çocuk bakıcısı olarak görüldüğü ülkemizde koşullar bu şekilde devam ederse ülkemiz 10-15 sene içinde yok olacaktır.

    edit: imla
  • okumak istemediğini söyleyen birini 12 yıl boyunca okula tıkıyoruz. öğretmene dadılık yaptırıyoruz. bütün sınıfın düzenini bozulup sınıfları ders işlenmeyecek hale getiriyoruz.