şükela:  tümü | bugün
  • gerceklik. bununla birlikte ulkede; ne is olsa yaparimcilik felsefesinin bircok egitimli insanda olmamasindandir ortaya cikan bu zorluk. olmasi gereken de budur zaten. haklilardir, universite mezunudurlar, egitimini almislardir ve de egitimini aldiklari konuda calismak istemektedirler. bunu basarsalar bile; maalesef bircogu 3-5 kurusa calismak zorunda kalir ulkede. bununla birlikte; bu zorluk istihdam edilebilecek insan sayisinin cok daha fazlasinin universitelerden mezun edilmesi ve ediliyor olmasindandir ve temel nedeni ulkeyi yonetmis ve yonetenlerin egitim ve istihdam politikalarini uzun yillardir kotu yurutmus ve de yurutuyor olmalarindandir...

    adamin varsa kasmazsin zaten; egitimli de olsan egitimsiz de olsan atarsin kapagi guzel bir yere, guzel bir maas alirsin ulkede...
  • devir ara eleman devri olduğundan doğru bir serzeniştir.
  • iyi eğitimlilerin özgüven sorunu var dostum..
  • eeitimliden ziyade diplomalı diyelim ona. aslında kalifiye ve vasıfsız olarak değerlendirmek daha doğru. kendinizi mesleki anlamda iyi donatmış ve gerçekten farkınızı ortaya koyabiliyorsanız avantajlı duruma geçersiniz ama elinizde olan tek şey diploma ise sizin gibi binlercesi var, niye seni seçsin? adama lazım olan diplomaysa zaten, etraf mezun dolu. eğitimsiz dedidiğin adam düz adam, temelde beden gücüyle iş yapacak, sadece verildiği kadar sorumluluk alacak. kıstas belli, işveren senden çok birşey istemiyor, verileni yap tamam. öyle olunca çalışma alanı daha geniş, iş bulması daha kolay. eğitimli fakat iş bulamadığını düşünenlerin çok büyük bir kısmı aslında vasıfsız diplomalıdır. önce kendine sor sen kendini neden tercih edersin?
  • eğitimlilerin iş yelpazesi dar olduğu içindir. şimdi örneğin atanamayan bir öğretmen için özel okul, devlet okulu ve kurs iş sahası varken lise mezunu için, çaycılık, hamallık, şoförlük, temizlikçilik, tarım işçiliği, ayakkabı boyacılığı, badana, kasiyerlik vs vs sınırsız sayıda iş olanağı vardır. elbette bu saydığım işleri eğitim fakültesi mezunu da yapabilir ama öncelik olarak eğitim aldığı sahada iş aradığı için daha zor iş bulur.
  • ilk işine girebilmek için iyi diploma, yüksek lisans, yabancı dil gibi ek yetkinlikler, zaman ilerledikçe başınıza bela oluyor çünkü kimse bir seviye altında kaliteli adam istemiyor. işsiz ve orta yaşlarda cv'nizi bu gizli bilgiye göre güncelleyin, aşırı meziyetler yerine işe yeterli olan kadarını belirtin.
  • sonuna kadar haklı bir tespittir. türkiye'de kurumsal bir firma yok (yok desek yeridir) ve tüm firmalar genelde kurucu ve yakın çevresi tarafından yönetiliyor. firmalarda ki iyi pozisyonlar aile bireyleri tarafından yönetiliyor ve dışarıdan gelen kişi her zaman bir ayağı çukurda çalışıyor. nispeten alt kademeler için ise şımarmayacak, sesi çıkmayacak, biat edecek, mümkün mertebe haklarına sahip çıkamayacak ve köpek çekecek personel aranıyor. bu kısımda iyi eğitimli olmayan bir personel direk avantaj sağlıyor.

    bir diğer neden olarak maddiyat. eğitimsiz personel her zaman daha ucuza çalışıyor. siyasette olduğu gibi bulunduğu yeri hak etmediğini ve onlar gibi nicesi olduğunu bildiklerinden düşük ücrete çalışıyorlar. en iyi okuldan mezun olmuş bir ara elemana 5.000 vermektense, 2.000 liraya daha düşük profilli bir eleman almak yeğdir. düşük profilli elemanda kısa sürede işi öğreniyor ve uzun vadede firmaya maddi avantaj sağlıyor. öğrenemezse onu yollar yenisini alırsın, çalışacak adam çok.

    eğitimli personelden kasıt edilen genelde üniversite mezunu. mezunlar kendini eğitimli olarak tanımlıyor halbuki her yer üniversite ve kalitesiz mezun dolu. iş verenler sırf 4 sene okula gidip geldi diye kimseye fazla ücret ödeyip, haklar tanımak istemiyor (haklı olarak) daha alt seviyede olanı seçiyor. iş çok komplike değilse bu doğru bir tercih. üniversite mezunu adam dediğimiz kitlenin büyük çoğunluğu yabancı dil bilmez, donanımsız ve ukala kişiler, iş yapmaya niyeti olmayan, iş yerinde kaytarma peşinde ve an kısa sürede devlete kapağı atma peşinde adamlar. gelecek vaad etmiyorlar, boşa yatırım olarak görmek yanlış olmaz.

    iş dünyasında yetişmiş iş verenler genelde eski kafalılar ve türkiye'de hala işler eski kafayla yürüyor, bunun farkında olan patronlar da seve seve bu sisteme devam ediyorlar. uzun süre daha devam ederler. büyüklerimizin dediği gibi türkiye ara eleman ülkesi ve biat kültürü hakim.

    patronların inanılmaz bir kozu daha var, işsizlik. hangi pozisyon olursa olsun dışarısı işsiz kaynıyor, bu nedenle hiç bir çalışan vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz değil. şu an işsizlk sanırım %20 civarlarında, önümüzde ki 10 senede bu rakam %30'a çıkabilir. bu patronlar için bulunmaz nimet ve bu nimetin kıymetini iyi biliyorlar.

    istisnai durumu da ekleyeyim, kurumsal firmalar ve gerçekten eğitimli personel. kurumsal firmalar personel seçerken en iyi eğitim almış olanları ve en kalifiye olanı seçiyor. 190 tane üniversite'nin hepsi bir değil ve mezunları bir olamaz. en iyi 10-15 okul dışında mülakata bile gerek görmüyorlar fakat belli başlı okullardan, iyi derecede mezun olan ve kendini kanıtlayanlar hala havada kapılıyor. başlığın aksine eğitimliler daha kolay iş buluyor. burada yanılgıya düştüğümüz nokta eğitimli dediğimiz kişilerin aslında eğitimli olmaması. patronlar eski kafalı falan ama çoğu insan sarrafı ve genelde malı gözünden anlıyorlar ve şartların onlara verdiği yetkiyi acımasızca kullanıyorlar. bir örnek vermek gerekirse; eski patronlarımdan biri lise (onun lise eğitimi şimdinin bir çok üniversitesinden iyi) diğeri ilkokul (7. sınıf) terk adamlar. piyasada olması gerekenin yarısı fiyata iş ilanı verdiğimizde gelen adamları (100 den fazla) elemek için ilk dediği ............ dışında ki üniversiteleri eleyelim (........ dediği öss de ilk 1,000 kişi falan), diğer eleme yöntemi yabancı dil (ingilizce'ye ek olarak bir dil daha, patron türkçe'yi düzgün konuşamazdı) son kalan 9,10 adaydan da elemeyi bacak boyu, yüz güzelliği ve en düşük maaşı isteyene göre yaptık. türkiye'de durum bu maalesef.
  • ülkede aile şirketleri yaygın olduğundan dolayı herkes tanıdık bir referans aramakta ve genelde bilmem kimin dayı oğlu bilmem kimin amcaoğlu kızı şeklinde işe alım olmaktadır. eğitimine fazla bakmamaktadır. böyle olunca ücret işinden de biraz yırtmaktadır firma sahibi. yoksa kim uğraşacak bir ay bir buçuk ay eğitimli adayları toplayıp, eleme sistemi uygulayıp, gerekli adaylarla görüşülcek falan zor iş onlar. tanıdık olması işi kolaylaştıryor.
  • bazen amele olasım geliyor gerçekten yaa... günlüğü 200tlden 25 gün çalışılsa 5000tl yaaa. üniversite mezunları 2000 - 2500 tl ye iş bulurlarsa şükrediyorlar. yok arkadaş bırakın okulu falan oku oku nereye kadar. ameleye, boyacıya her gün iş var. mühendis mimarda sürünsün işte iş bulacağızda çalışacağız diyee....
  • doğru bir tespittir. eğitimli bir kişi iş hayatıni öğrenmesi gereken bir zamanda bizim eğitim sistemimizde mezun olmaya çalışırken girişimcilik ruhunu kaybeder bir de üzerine mesleki hayatıyla alakası olmayan bir eğitim de -turkiyedeki çoğu bölüm - aldığını dusunursek beyni boş bilgilerle dolu bir sekilde iş hayatına girmeye çalışır. üniversite okuduğunu gördüğüm birçok arkadaşım nasıl olsa mezun olunca isim hazır kafasindalar. mezun olduklarında gerçek iş hayatını gördüklerinde iş bulmanın kolay olmadığını anlamanın yanında yan gel yatla okulu bitirmesinin verdigi rahat hayatın etkisi ile iş dünyası ona batmakta ve psikolojisini bozmaktadır. motivasyonu düşmektedir. eğitimli kişiler bunlarla uğraşırken eğitimsiz dediğimiz - lise mezunu veya ilkokul mezunu- kesim ise iş hayatına erken atıldığından ve iş hayatının zorluklarına alistiklarından ve kapitalizm de kendisine köle olacak böyle insanları sevdiğinden eğitimsiz kişiler bizim ülkemizde eğitimli kişilerden daha avantajlıdır.