şükela:  tümü | bugün
  • kariyer planlamasi yapamazsin mesela cocukken ya da gencken. yol gosterenin pek olmaz. belki hic olmaz. her seyi kendin yapmak, kararlari kendin almak zorunda kalabilirsin. zor olsa gerek. elmas da olsan komur olarak hayatini idame ettirebilirsin. ornekleri yok mu? cok var. nice elmaslar komur muamelesi gorup yakildi sobalarda bu cografyada. yillarca...
  • tek zorluğu tartışmaktır, gözlerinde haklı çıkmak mümkün değildir.

    onun haricinde zorluğu yoktur, eğitim cehaleti alır eşeklik baki kalır.

    eğitimli bir baba ve eğitimsiz bir anneden doğdum, gel gelelim annem babamdan daha insandı.
  • hayata 10-0 geride başlıyorsun daha büyük ne zorluk olabilir. durumun berabere olması için belki bir ömür gerekir. tabii hayatına dokunan güzel insanların olması şartıyla.
  • hiç yol gösterenin olmaması çok zor.
    birileriyle yarışırken senin gözlerin kapalı onlar heryeri görüyor ve öyle yarışıyorsun.

    yasin küçük, ergenlik gibi hormonların aklın önüne kolayca geçebildiği dönemlerde birinin ışık tutmasına çok ihtiyacın oluyor.

    duvarlara çarpa çarpa kapının yerini öğrenmek gibi. halbuki diğerlerini tutup elinden kapıya götürdüler.
    benimkilerse niye duvarlara çarptım diye kızdı üstüne.

    lisede benimle sürekli uğraşan 3-4 öğretmenim vardı. biri de çok eski sözlük yazarlarından. allah rahmet eylesin. onların emeği çoktur bende.
  • her eğitimsiz ailede olmayan zorluklardır. tersi de olabilir okumuş insanlara saygı duyan eğitimsiz ailelerde. dedem de anneanem de hiç okula gitmedi. dedem okuma yazmayı askerde öğrenmiş. çocukları öğretmen, memur, müfettiş, hemşire oldu. köyde okul olmadığı halde çok paralar vererek okutmuşlar çocuklarını. ama ne yazık ki eğitimsizliği ile gurur duyan aileler de var. böyle bir ailede yetişmek gerçekten zor olmalı. mesela "sıçarım dersine! sanki apartman yöneticisi olacaksın pzevenk!"
  • "eğitimsiz bir ailede yetişmiş olmanın" getirdikleri; buna fakirliği, yoksunluğu da ekleyerek, kişinin yetişkinlik dönemine kadar edinimlerine ve edindiklerinden oluşturduğu yaşam şemasına göre genel olarak ikiye ayrılabilir:

    1.tip: her zaman hatta son nefesini verene değin; tanımı olmayan bir eksiklik, kronik bir duygusallık, hüzün ve hassaslık ömür boyunca eşlik eder. isterse dünya senin olsun. ve belli belirsiz bir kaygı endişe hayat elbisenize eşlik eder. biraz ortalama zekanın üstü ise, ve çocuk yetişkin olur, kendi kendini geliştirir, mücadeleci olur. ya gider okur, eğitim alır, memur olur (geneli) veya kendi işini kurabilir (azınlık) olmadı ücretli emekçi-işçi olur. genelde ılımlı, zararsız insan olur, çünkü acılara gark olmuştur, yaşanmışlık ve bu yaşanmışlıktan gerçekleri doğruları hataları mantıksızlıkları açıkça görmüştür. insan ilişkilerinde tutukluk, çekingenlik ve güvensizlik/özgüvensizlik eşlik edebilir. daha idealist, korumacı, geliştirici, hep daha ilerisine ulaşma hedefi (maddi-manevi) vardır.

    2.tip: bu bireyde de yaşam boyu duygusallık, eksiklik hissi, melankoli vardır. bu 2.tip, 1.tipten ayrılarak daha erken yaşlarda sosyalleşme sürecinde; değişik gruplara girer, çıkar, (özellikle içine doğduğu ailede şiddet, sert ağır hırpalanmalar da varsa, yaşamışsa) kendisinde suç / sapkınlık vakaları görülür. kabadayılık, güç gösterisi, polat alemdar varilik, imaj yansıtıcılığı, mafyavarilik vs.. gelişebilir, başını belalara sokar. hem toplumsal hem yasal yaptırımlara maruz bırakır kendini. sağlam bir düzen kuramaz hayatına ya da zaman alan çok büyük badirelerden sonra belki uslu puslu bir yaşam döngüsü kurabilir. canlar yakar, en çok da kendi canını tabi. genelde okumayan/okuyamayan tiptir. yaşam perspektifi/farkındalığı çok az gelişir. genelde geçimini fabrikalarda, tezgahlarda, küçük işletmelerde (lokanta, kıraathane, atelyelerde vb.) çalışarak sağlar. genelde kendi kuracağı evlilik ve ebeveynlik ilişkilerinde büyük sıkıntılar, sorunlar devam edecektir.

    eğitimsiz, fakir, yokluk, yoksunluk ve dar ve kapalı bir kültürel çevrede, anadolunun küçük bir köşesinde doğup büyüyen ve hala bu faktörlerin tesirlerini bedeninde, zihninde, yüreğinde yaşamaya devam eden bir bireyim. insan, bilimkurgu-mistik-fantastik türü bir filmde kıyametten kurtulma mücadelesi veren bir aktör gibi hissediyor.. bunun gizemli garip bir lezzeti de var. doyum sağlıyor demek ki.

    sosyal bilimler okuyan ve yukardaki konu ile ilgili akademik araştırma/çalışmalar yapmaya uğraşan ve toplumsal daha iyi bir dönüşüm/gelişim için canı gönülden seve seve yorulan bir insan olmaya gayret ediyorum.
  • eğitiminle ilgili her kararı kendin veriyorsun. o geleceğini etkileyen kararları verdiğinde 13-14 yaşlarında oluyorsun üstelik.
    meslek lisesi benim tercihimdi. üniversiteyi kazanamazsam elimde bi mesleğim olur diye düşündüm. bunu düşündüğümde daha 13 yaşındaydım.
    meslek lisesine başladım. en büyük hatamdır aynı zamanda.. lise bitti ilk girişte tek tercih hakkımla çukurovayı kazandım.
    4 yıl boyunca meslek dersleri görüyorsunuz. sadece lise 1’de türkçe matematik görmüştük bi de lise sonda.. o da staj yaptığımız için 2 gün okula gidiyorduk sınav soru ve cevapları öğretmenler veriyordu..
    anlayacağınız sıfıra yakın genel kültür genel yetenek bilgimle sınavı yine de kazandım.
    işletmeyi yazdığımda yine kendi kararımdı. 19 yaşında ünive başladım. o yaşta yine mesleğimi kendim seçtim..
    geriye dönüp her şeyi değiştirmeyi çok isterdim. ya da bana yol gösterecek birilerinin olmasını..
  • kitap okumanın kıymetini geç anlamak. farkına vardığımdan beri hayvanca okuyarak farkı kapattım gibi.
  • eğitimsiz ebeveynlerin fikir anlamında size ekstra bir katkısı olmaz, zararı dokunur. kendinizi en baştan geliştirmek zorunda kalırsınız. eğer siz de cahilliği benimsemişseniz durum vahim, kayıp neslin yeni temsilcilerindensiniz.
  • ilkokul mezunu bir anne babanın çocuğuyum ellerinden hiç kitap düşmezdi şartlardan dolayı okuyamamışlar. babam bir dünya makine mühendisinin projelendirmeye korktuğu makineleri imal etti anneme de banka genel müdürlüklerinden yatırım fikri almak için telefon açarlar. kendinizin yetersizliğini eğitimizliğr yüklemeyin insanın içinde olacak.