şükela:  tümü | bugün
  • iki nokta arasında ki en salak uzaklık.
  • türklerin iki defa kuşattığı şehir. ilki 1552 yılında gerçekleşti. kale komutanı dobo istvan'ın yaptığı savunma o dönemde yaşanan en parlak macar zaferlerinden birisidir. 1500 kişilik macar müdafa kıtası üstün türk ordusunu püskürtmüştür. ikinci kuşatma 1596 yılında gerçekleşti. kaleye macar beyi pal nyary, çek komutanlar wilhelm terzka. rudolf kinsky, johann jakob von thurn müdafa ediyordu. kalede italyan mühendislerde vardı. kale vire ile teslim oldu. kısa süre önce hatvan'da türklerin katledilmesine misilleme olarak kaleden çıkan alman ve valon paralı askerler kılıçtan geçirildi.
  • ingilizce aynı zamanda awry anlamına gelir. iki kelimenin fonetik benzreliğinden yola çıkarak, eğri kelimesinin dilimize farsça'dan geçtiğini, farsça'nın da ingilize ile akrabalığından ötürü brother-birader örneğinde olduğugibi bir benzerliğin olabileceği akla geliyor.
  • bir matematik terimi olarak osmanlı türkçesindeki karşılığı mukavvestir.

    zamanında, çoğu ferit devellioğlu'nun osmanlıca - türkçe lügât adındaki ansiklopedik sözlüğünden derlediğim, cumhuriyet dönemi türkçesindeki matematik terimlerinin osmanlı türkçesindeki karşılıkları listesini de bulabilirsem ayrı bir başlık olarak veririm.

    edit: imla ve hede
  • macaristan'ın kuzeydoğusunda eski osmanlı eyaleti.
  • y=f(x) şeklindeki en basit örneği parabol olan.
  • en az ikinci dereceden olan bir denklemin koordinat eksenindeki gorunusu
  • küçükken fark etmiştim her çizginin eğri olduğunu. toleranstı önemli olan yani yine bir kabul. sonrasında her objenin eğrilerine dikkat ettiğim bir dönem oldu.

    eğer eğrileri kullanarak herhangi bir şey çizmeye çalışırsanız birbirine uyumunun ne kadar zor olduğunu fark edersiniz. zor da olsa yakalanan uyumun insana verdiği tamlık ve zevk de şaşırtıcı, neticede birkaç çizgi.

    objeyi algılarken salt nesnel bir değerlendirme yapamıyoruz tabii ki ve bu da çeşitlilik yaratıyor. binlerce yıldır insanlar sembolik düşünüyor ve buna göre üretiyor. üretim teknikleri gelişiyor ve o imgelerin üretimindeki sınırları kalkıyor.

    her arabanın yüz ifadesi var gibi gelirdi bir de küçükken. şirin, aptal, sinirli, engelli.. bu kadar fazla parçanın, bu kadar sınırlı parametreler üzerinden birbiriyle estetik bir uyum içinde tasarlanıp, üretilip sonra da montajının yapılması çok zor.

    moturu, turbosu, egzozu hiçbir şeyi mühim değil, şu video estetik olarak sadece eğrileriyle kalmıyor ve renkleri, dokuları, çevresi ile nasıl bir uyum içinde?

    https://www.youtube.com/watch?v=-pgog7fjhoq
  • türkçe, devran (deviran) dönen, döneduran, yüzlerinin yeri değişen anlamında (örn. dünya), ve evran (eviran) bükülen anlamında (örn. yılan) ise, bu kelimenin orijinali "evri"dir, dolayısı ile türkçe bir kelimedir.
  • eğri ağaç yönetine.

    burundakine ne deniyordu? septum. hah, sternum eğriliği düzeltildi..

    (bkz: eğriler)
    (bkz: eğrilik)
    (bkz: eğirmek/@ibisile), evirmek, evren
    (bkz: çelek), çengel