şükela:  tümü | bugün
  • 7 eylül 2018'de çıkacağı açıklanmış, şimdiden come on to me ve i don't know isimli iki şarkısı single olarak dinlebilen yeni paul mccartney albümü.

    los angeles, londra ve adını ilk defa bu vesileyle duyduğum sussex'de kaydedilen albümün prodüktörlüğünü; ismini pop albümleriyle duyuran ve fakat rock da dahil olmak üzere hemen hemen her müzik türüne son derece hakim olan, son bir yılda macca'nın yakın ahbabı dave grohl/foo fighters ve yine rock camiasından liam gallagher ile çalışmış, her ikisiyle de şahane işlere imza atmış, aynı zamanda pek bilinmeyen the bird and the bee adında leziz bir gruba sahip greg kurstin yapmış. 10 parmağında 10 milyon marifet olduğunu bildiğimiz ancak resim yaptığını bugüne kadar duymadığımız paul bey'in aynı isimli boyaması albümün kapağı olmuş ki çok da güzel olmuş. ellerine sağlık.

    https://mobile.twitter.com/…tus/1009471312442593286

    edit: tablo tee 1995'tenmiş.
  • albüm sanatını gördüğümde george'un gone troppo'suna çok benzettim stil olarak.

    single olarak yayınlanan 2 şarkıyı da beğendim. albüm yayınlandığında edinip dinlemek için sabırsızlanıyorum.
  • söylenmiş ama ben de ekleyeyim. gone troppo'ya çok benzeyen bir artwork'ü ve kulağa hoş gelen 2 single'ı ile 7 eylül'ü beklemeye koyulmamızı sağlayan albüm.
  • beni bir kez daha beatles dövmesi taşıdığım için gururlandıran albüm projesi. her ne kadar mccartney imzalı da olsa, o her zaman beatles üyesi sonuçta. neyse, ya 2 single yayınlamışlar tadından yenmiyor. şarkıya sarılmak istiyorum. ki adam 76 yaşında bunu yapıyor. ne denir ki? muhteşem
  • an itibariyle spotify‘dan dinledigim paul mccartney‘nin 57 dakika uzunlugundaki 17. solo studyo albumu.
  • sabah heyecanla dinledim. güzel şarkılar var, ama paul mccartney için biraz vasat bir albüm diye düşünüyordum.

    şu an tekrar dinliyorum ve bayıldım. macca'nın en en iyi albümleriyle (band on the run, ram) karşılaştırmak haksızlık olur, ama çok iyi olmuş. şarkılar harika akıyor.

    son 15 yıldaki şarkılarını dinlerseniz, mccartney'in yaşından dolayı sesinde problemler olduğunu fark edebilirsiniz. memory almost full'da bu bayağı belirgindi, ancak son 5 yıldaki konserlerinde artık görmezden gelinmeyecek bir hal aldı.

    doğa kanunlarıyla anlamsız bir savaş vermek yerine onlara uymayı, bu sesini avantajına kullanmayı tercih etmiş egypt station'da. dinlemesi ilginç, ve kesinlikle zevkli.

    edit: en sevdiğim şarkıları da ekleyeyim. şu ana kadar "come on to me", "happy with you","people want peace", "dominoes", "caesar rock" ve "hunt you down/naked/c-link" favorilerim.
  • albümden ziyade, oturup bu albümün ne ifade ettiğini düşünmek gerek.

    bakın 2018 yılındayız. müzik yıllar önce biti. dünyada yaşayan sadece 5 müzisyen kaldı, onların da 3'ü yarı emekli vaziyette ve biri (her nedense inatla) frank sinatra şarkılarını yorumluyor.

    ve bu 5 müzisyen içinden en büyüğü, tarihin gelmiş geçmiş en büyük müzisyeni 76 yaşında yeni bir albüm çıkarıyor. yeni müzik üretiyor.

    o kadar nadir, o kadar özel, o kadar değerli bir durum bu.

    eğer paul mccartney'nin yeni bir albüm çıkarttığı gün bütün dünyada eş zamanlı resmi tatil ilan edilip törenlerle kutlanmıyorsa, medeniyetimiz daha tam kıvama gelmemiş demektir.
  • paul mccartney 'in son albümü.

    kendisinin popçu kafasında olduğunu zaten biliyordum. ama bu adam the beatles döneminde iken gerçekten yeni şeyler üretirmiş.şimdi ise saçma sapan genelgeçer "iş* "lerle geçiniyor. yaşı dolayısıyla son vurgununu mu yapmak istiyor bilmiyorum ama şu albümden sonra lennon abimize bir kez daha hak verdim* *.
  • birlikte ilk haftamızı doldurduğumuz albüm. adeta aşk yaşıyoruz. sanatın içinde neredeyse görmeyi unuttuğumuz deha fışkırıyor albümün her yerinden.
  • paul mccartney ilk haftasında 153,000 satarak abd'de zirveye oturmuş on yedinci stüdyo albümü.

    egypt station, paul mccartney’in son 36 yılda abd'de bir numaraya oturan ilk albümü oldu. en son 1982'de yayınladığı tug of war ile bir numara olmuştu.

    albüm şu an metacritic'te 73 puana sahip. eleştirmenlerin büyük çoğunluğu albümü överken pitchfork ve slant magazine yerlere yapıştırmış.

    bu arada albümün target exclusive versiyonunda spotify ya da dijital satışa şunulmayan get started ve nothing for free isimli iki bonus şarkı var.

    albüme bakarsak, ben kişisel olarak çok beğendim. klasik rock, folk pop ve piyano balladların hoş bir sentezi olmuş. mccartney modaya uymak yerine bizi gerek sound gerekse sözleriyle 60 ve 70'lerin müziğine götürmeyi tercih etmiş. şu an için favorilerim come on to me, who cares, happy with you, hand in hand, confidante ve hunt you down/naked/c-link. gerçi bu listeye back in brazil ve i don't know'u da ekleyebilirim.

    kendisi geçen hafta albümünün tanıtımı kapsamında new york'ta yeni şarkılarını da içeren bir konser verdi. tamamı buradan izlenebilir.

    james corden ile carpool karaoke programı için buradan.