şükela:  tümü | bugün
  • sünnetlere riayet eden, uyan anlamında, (bkz: sünni)
  • bir diğer adı sünniliktir.

    dört mezhebi içine alır: hanefi,şafii,hanbeli,maliki

    ehl-i sünnet şu an dünyada en yaygın islami gruptur. şii geleneğinden ayrılan en büyük özelliklerinden birini örnek vermek gerekirse;

    ehl-i sünnet hadis bakımından bütün sahabelere güvenilmesi gerektiğini savunur. çünkü peygamberimizin bir sözü vardır "ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayeti bulursunuz" şeklinde. o yüzden bir güvensizlik yoktur onlara karşı.

    ama şii akımı ehli beytten ve ehli beyte ihanet etmeyen kişilerden gelen hadisleri sahih kabul eder. on iki imamdan gelen hadisleri doğru ve güvenilir bulur.
  • müslümanlar tarafından ehl-i sünnet dini mensuplarının ehl-i kitap'tan mı yoksa müşriklerden mi sayılacağı açık yüreklilikle tartışılmalıdır.ehl-i sünnet kuran'ı kabul etmekte, kitab-ı mukaddes'i bozulmuş kabul etkmektedir. inanç esaslarında ise allah'ın indirdiğine ek olarak hadisler ve bir kısım ruhban sınıfının öğretilerini ortak kaynak kabul etmektedir. fakat gel gör ki ehl-i kitap'tan bir kısmı yine ruhban öğretilerine sarılmış, kitab-ı mukaddes yanında mişna gibi külliyatlara sahiptir. yine bir kısım ehl-i kitap meryem oğlu isa mesih'i allah'ın oğlu kabul etmektedir. ehl-i sünnet'in buna benzer bir inanışı da muhammed peygamberi allah'ın sevgilisi kabul etmesi durumudur.

    ehl-i sünnet'in en içinden çıkılmaz durumu ise evliyalar, sakal ve hırka, türbeler gibi tamamı ile müşrikçe ibadet ve şefaat isteme yöntemleridir.

    samimi ve inancını tek kaynak olarak allah'ın indirdiği kitaptan alan müslümanlar ehl-i sünnet ve ehl-i şia'nın durumunu irdemeli, bu inanç sistemlerinin ve inananlarının durumunu kuran'a danışarak tartışmalıdır.
  • (ümmetim 73 fırkaya ayrılır, [bid’at ehli olan] 72’si cehenneme gider. yalnız bir fırka kurtulur. cehennemden kurtulan fırka, benim ve eshabımın gittiği yolda gidenlerdir.) [tirmizi] (bu fırkanın ise, ehl-i sünnet vel-cemaat olduğu icma ile bildirildi.) [mekt. rabbani, hadika]

    ahmed bin muhammed tahtavi hazretleri buyuruyor ki:
    fırka-i naciyye, bugün dört mezhepte toplanmıştır. bu zamanda bu dört hak mezhepten birine uymayan, bid'at ehlidir. (tahtavi)

    (bid'atler yayıldığı zaman ilmi olanlar bunu açıklasın. eğer açıklamayıp ilmini gizlerse, allah’ın indirdiği kur’anı gizlemiş olur.) [ibni asakir]

    (bir bid'at çıkaranın namazı, orucu, haccı, umresi, cihadı, tevbesi, farzı, nafilesi ve hiçbir iyiliği kabul olmaz, hamurdan [yağdan] kıl çıkar gibi, dinden çıkması kolay olur.) [ibni mace]

    bid'at ehli, bid'atini allah rızası için terk etmedikçe, hiçbir ameli kabul olmaz.) [deylemi, ibni neccar, ebu nasr, ibni ebi asım]

    alıntıdır.
  • bazı ehl-i sünnet mensuplarının iddia ettiği gibi kuran'da habibim ya da sevgilim şeklinde bir hitap yoktur muhammed peygamber için. müslüman olduğunu iddia eden allah'ın sözüne söz katıp ayar üstüne ayar yememelidir.

    ve kulil hakku min rabbikum fe men şâe fel yu'min ve men şâe fel yekfur innâ a'tednâ liz zâlimîne nâren ehâta bihim surâdikuhâ, ve in yestegîsû yugâsû bi mâin kel muhli yeşvîl vucûh(vucûhe), bi'seş şerab(şerabu) ve sâet murtefekâ(murtefekan). kehf/29

    yukarıda transliterasyonunu verdiğim ayet içinde iddia edildiği gibi habibim ya da muadili bir kelime yoktur. işte tercümesi :

    de ki: “hak, rabbinizdendir. artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. o ne kötü bir içecektir! cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.(diyanet tercümesi:kehf/29)

    görüldüğü gibi ehl-i sünnet peygamberi allah'a sevgili yapmak için ayet çarpıtacak kadar çarpıklaşabilmektedir. allah bütün müslümanları doğru yola, sırat-ı müstakim' e yöneltir umarım.

    edit:bir zamanlar bu başlıkta ''ey habibim'' ile başlayan ayet tercümeleri havada uçuşuyordu. şükür ki orjinalini yazdıktan sonra ''ey habibim'' li ayetler yok oldu bir anda. hak geldi ve batılı yok etti.
  • kaynağı ve uygulamaları tartışılabilir, sonuçta kabul görmüş bir islam yoludur ama:

    islam peygamberine atfedilen ayrıcalığa destek bulmak için kur'an'da yazmayan şeyleri yazıyormuş gibi göstermek de düpedüz küfürdür...

    kur'an'ın hiçbir yerinde allah muhhammed'e habibim şeklinde hitap etmez. allah'ın bu hitabı kullandığı yerler sadece birkaç kutsi hadistir. ki bilindiği gibi kutsi hadisler kur'an'da yer almazlar ve hadis hükmündedirler. hemen hepsi de tartışmalıdır ve iman esasları için kaynak gösterilemezler.

    ayetlerin başına sonuna "tercüme edilen tarafından" itina ile "parantez" içinde yerleştirilmiş ve aslında meali hazırlayanın bir nevi "görüşünü" yansıtan "habibim" gibi ekleri delil olarak ortaya süremezsiniz. yoksa ortalık yerde madara olduğunuz yetmiyormuş gibi, savunduğunuz davaya da yarardan çok zarar verirsiniz.
  • ingiliz destegi ve petrol $$$ sayesinde, içtihat kapilari bazi ehli sünnet alimlerince 1 kereligine mahsus açildi. bu 'rüsvet' sayesinde vahhabilik ehli sünnet'in 5ci mezheb diye mesrulastirildi.. veya öyle saniliyor. temel bozuk olunca lastik gibi heryere çekilebilir.

    allah diyor firkalara bölünmeyin. ehli sünnet e bagli oldugunu iddia eden gruplar ise bölündükçe bölünüyor.

    hak i esas almayan firka(lar) için dogal bir sonuç bu :

    (bkz: ehl-i sünnet v'el-cemaat mezhebi/#15283082)
  • ilk üç halifeye tabi olanlar ve emeviler ehlibeytten uzaklasinca dini konularda basvuracak birilerini aradilar (piyangodan çikar gibi) bula bulada dört mezhep imamini buldular (bkz: allahçılık oynamak)

    biri helal der digeri haram, halbuki pegamber "ben size iki agir emanet birakiyorum. biri kuran digeride ehli beytimdir" demistir. ama onlar ehl-i beyti terk ettiler.
    ve gördügümüz duruma düstüler.

    de bu çesmenin basindan, yani peygamber ve ehlibeytinden uzak, yüzlerce binlerce kisinin elinden geçmis bir yamali bohçaya dönen yola girip buna göre ahiretlerini sekillendirenlere(satanlara!) müstehaktir.
    (bkz: sahabelerin sevgisi/#23881892)
  • ehl-i sünnet'in 1400 yıl öncesini özlemle yaşamalarının sebebi islamın en güzel çağının asr-ı saadet yani efendimiz (sav) zamanında yaşandığını bilmeleridir.

    ılık islam, ılımlı islam, ortaya karışık islam,21.yy islamı gibi safsatalara bulaşmadan islamı ilk indiği gibi en ari haliyle yaşama özlemindedirler.

    bunun yanında ne bilim ve teknolojideki gelişmeleri de yakınen takip eder ve inançlarına ters düşmeyenleri hayatlarına da geçirirler.

    modern dünya insanı ya da çağdaş insan olduğunu iddia edenlerin ne yazık ki yüzeysel bakmaları yüzünden özellikle kılık kıyafetleri yüzünden sürekli eleştirilmektedirler.

    oysa içlerine girdiğinizde gayet normaldirler. yer, içer,sevişirler..

    ve en nihayetinde en saf halleriyle, hata ve kusurlarıyla da insandırlar. belki de en büyük özellikleri insan acizliklerini bilip allah'a boyun eğmeleridir.

    gerçekten ehl-i sünnet şuuruna sahip olan bir insan kendisini küçümseyenlerin tam aksine, karşısındakini küçümsemek yerine, kendini herkesten aşağı görmektedir.

    elde olmayan beyde olur.
    ne evliyalar eşkiya, ne eşkiyalar evliya göçtü.
    kendimizden bilmeyelim bu hidayette allah'ın bize nasibi.
    kalpler allah'ın elinde yarın biz saparız, küçük gördüklerimiz bizi geçer
    bu mescidler allah'ın mescididir ağzı içki kokan adam bile girerse kınanmayacak, kimseyi allah'ın evinden uzaklaştırmaya hakkımız yok

    genel mottolarıdır. ki bence aklı selim ve şuurlu bir ehl-i sünnet demokratım diyen herkesden daha demokrattır.