şükela:  tümü | bugün
  • kesinlikle sağlıkla yakından uzaktan bir alakası olmayan kontrol. yan yana dizilmiş beş odaya sırayla girip, her doktorla 1 dakikadan fazla vakit geçirmeden 5 dakika süren check up. göz doktoru 'uyduruyosun ama neyse' diyebiliyosa, gerisi takdire açık. bu arada bu 5 dakika için 25 milyon aldıklarını eklemeden geçemiycem.
  • muhtemelen geçen dialog şöledir
    - nasılsın koç bişeyin yok ya?
    - iyi valla süperim
    - ha peki sıradaki
  • örnek olarak psikologla geçen diyalog verilebilir bu testlerin güvenilirliğini göstermek için:
    psikolog: adın ne evladım?
    ehli kişi: creepy
    psikolog: tamam ruh sağlığın yerinde senin.
    ehli kişi: doğrudur abi...
  • -ruh sağlığın yerinde mi?
    -bana sayko diyenin anuna korum
    -geç.
  • en sinir bozucu olani ortopedistdir.
    - comel
    - nasil?
    - comel comel
    *comelinir, eller yere deger filan, ama comel diyince nasil comelinecegi bilinmez. yanlis comelinir*
    - comel dedik sana
    - iyi de nasil?? (dumur vardir, cunku "comelmek" fiilinin sirf tek bir sekilde yapildigi ilk o zaman ogrenilir)
    - evladim sicarmis gibi comel iste (nasil ya? bu ne demek ya?)

    bir de kendileri, comelince ayaklarimin arkasi yere degmiyor diye kizmislardir.
  • esprituel doktor kisi: nasilsin? herhangi bir hastaligin sikayetin varmi?
    hellprince kisisi: turp gibiyim
    esprituel doktor kisi: nasil turp olduguna bagli curuk turp da olabilirsin eki eki eki (gulerken etrafindakilerinde eglendiginde emin olmak icin herkese bakar)
    hellprince kisisi: himm
    esprituel doktor kisi: simdi soyle bakalim nasil turp gibisin pazar mali mi manavda satilandan mi eki eki eki...
  • bi arkada$in goz muayenesi sirasinda sol gozunu kapatirken eliyle fazla bastirmasi sonucu, solu acip sagi kapatinca hicbi$i gorememesi, yandan yedigini farketmesiyle doktora yalvarmasi gibi komik olaylara sahne olan, "abi bak valla bi hata oldu" gibi dil dokmeler sonucu ancak gecebildigi aktivite.
  • ic hastaliklari uzmani kazagin ustunden steteskopu degdirip 2 saniye dinlediikten sonra imzayi atip psikologa gonderdi ondan da ayni muameleyi beklerken soyle bir muhabbet vuku buldu:
    ben: eee iyi aksamlar
    psikolog: iyi aksamlar otur
    b:(oturdum)
    p:okuyomusun, calisiyomusun?
    b:okuyorum, aslinda biraktim, yani burs aldim baska yere gitcem, hede hodo...
    p:herhangi bir ruhsal sorunun var mi? kullandigin bir ilac? sikintin var mi? bayilma? titreme? carpinti?
    b:yok yok yok yok yok yok
    p:kalk
    b:(kalktim)
    p:kollarini ac, uzat (o sirada kazagimin kollari sivaliydi).sen niye sivadin bakiim kollari cok mu sicak icerisi ha? ben donuyorum sen niye sivadin?
    b:ee disardan gelince sicak geldi burasi disarisi cok soguk ta.
    p:ne sen boylemi geldin buraya palton yok mu?(ne soyluyoz ne anliyo herif)
    b:yaw yok palto vardi cikardim sicak oldu (o sirada hayvan gibi terlemeye basladim ellerim de titremeye basladi bes saattir onde uzanik durmaktan)
    p:tamam indir(eleman imzayi atip sonra genis genis)sen o zaman yazin kisi, kisin yazi yasiyosun oyle mi he he he!
    b:(ne diyon amina koyim yaa)oyle diyosaniz oyledir he he he...
  • goz muayenesi sırasında doktorun "evet, şimdi sag gozunu kapayıp, gordugun harfin ne oldugunu ve ne tarafa baktıgını söle" tümcesine, karşımdaki harfi net goremediğim halde sırf bi bokluk çıkmasın diye sallama bi yanıt vermiştim. adam "saglam" yazmıştı kağıda. sonradan kendi söylediğim şeyin saçmalığını düşünüp dumur olmuş, yurdum insanının kurban bayramında kesilen koyunlar gibi niye trafikte telef olduguna işte o an anlam vermiştim. doktora verdiğim cevap şuydu: "tam net goremiyom ama galiba ters h (büyük harf) harfi bu". sonradan h'nin ters hali üzerine felsefi düşüncelere daldım ufka bakıp...
  • arkadaşımın ehliyet öncesi sağlık kontrolü sırasında bende destek olmak amacıyla yanında bulunuyordum. arkadaşımla önce psikolog kızın odasına girdik. sonra arkadaşım diğer doktorlara doğru yol alırken bende yan odadaki bekleme salonunda bir dekarasyon dergisinin resimlerine bakarmış gibi yapıyordum. bi anda arkamdan gelen ''hey, karanlıklar prensi'' sesiyle irkildim. psikolog kız psikopat psikopat üzerime gelirken anladım ki ışıklar kapalıyken dergi okumama takmış kafasını. sonrasında geldi arkadaşım kaçarak ayrıldık ordan.