şükela:  tümü | bugün
  • 15 temmuz 2016 darbe girişimi senaryosu sonrasında cumhuriyet tarihimizde şu ana kadar gerçekleşen ve vatanımızın fabrika ayarlarını değiştirmeye yönelik en büyük ikinci durum.

    nasıl mı?

    güzel vatanımızda; senin, benim; hemen hepimizin ortak paydada buluşabileceği ender noktalardan birisi nedir, elbette terör.

    şimdi bir hükümet düşünün. düşman yarata yarata düşman bırakmamış, arada; ergenekon gibi hayali düşmanlar türetmiş, pkk'yı ve ypg'yi bir dost statüsünde konumlandırmış bir düşman statüsünde.

    yeri gelmiş, ülkenin refah düzeyinin nispeten iyi olduğu dönemlerde bu terör oluşumlarına devlet yetkileriyle kol kanat gerilmiş; yeri gelmiş devlet eliyle sıfırdan diriltilen bu oluşumlar her ne hikmetse tam da hükümet kanadında işlerin yolunda gitmediği süreçlerde aktifize olmuş.

    en basit örneği, yıllarca uyuyan hücreler akp'nin bozguna uğradığı 7 haziran seçimlerinde bir anda uyanmış; siyasi uzantıları tarihlerinde ilk defa meclise parti olarak kurumsal kimlikleriyle girmenin zaferini ve bir nevi meşrulaştığını kutlamak yerine anlamsız bir şekilde asker-polis saldırılarına başlamışlardır.

    ve evet; hdp, tartışmaya kapalı bir şekilde terör örgütü olan pkk'nın siyasi kanadıdır.

    bu otuz sene önce de böyleydi, 7 haziran sürecinde de, şimdi de.

    amaç; akp'nin de amacı hatta kürtleri dağdan indirip siyasi lobilerle terörü bitirmekti.

    çözüm süreci denilen, makyevalist akp'nin derdi hiçbir zaman terörü bitirmek değildi elbette. 6-7 milyon oyu, kürtlere yem atarak kazanıp ülkeyi karanlığa bir adım daha yaklaştırmanın zeminini hazırlamaktı.

    yıllarca terör belasından çeken kürtler erdoğan'ın arkasında durmadılar. uzun süredir bölgenin huzura kavuşması deyin ister bu duruma, ister mecliste de sesimiz kurumsal olarak çıkacak özgüveni.

    ve erdoğan o dönemde de, emin olun ki "madem öyle, işte böyle" dedi ve o gün bu gündür; daha önceden pkk'lı teröristler tarafından hendekler kazılmasına, sınırlardan devlet himayesinde ışid'li teröristlere karşı kullanılmak üzere ypg-pkk unsurlarının, yedikleri yemeklere kadar karşılanarak geçmelerine, salih müslim'in devlet protokolüyle ağırlanmasına göz yuman akp bir anda; tam da oylarının tepetaklak aşağı gittiği 7 haziran sürecinde bir anda düğmeye bastı.

    o süreçten bu sürece malum. milliyetçiliği ayaklar altına alan erdoğan en büyük milliyetçi; erdoğan'in düşmanı bahçeli "en büyük erdoğan'cı", 7 haziran öncesi "kandırılmış çocuklar"dan oluşan pkk-ypg oluşumu eli kanlı azılı terör örgütü.

    demirtaş üç yıldır içerde. doğulu türkiye cumhuriyeti vatandaşlarımızın ağırlıkta olduğu illerde şu anda demokrasi bile yok. göstermelik bir seçim, ardından hükümetin atadığı kayyumlar.

    fetö'de de öyle değilmiydi?

    ilerde torun tombalaklarımız bize gotüyle gülecekler.

    fetö seni büyütsün, sen fetö'yü büyüt; sonra fetö terörist, fetö vatan haini. ne zaman vatan haini; çıkarlar çatıştığı an.

    gel gelelim barış pınarı harekatı'na.

    muhalefet, akp karşısında tarihinin en büyük çıkışında. istanbul, ankara, antalya gibi büyükşehirler ezici bir üstünlükle akp'den söke söke alınmış.

    bütün anketler 2023 başkanlık seçimlerinde şimdiden millet ittifakının muhtemel adayını favori gösteriyor.

    akp çöküşte. bir konsolidasyon lazım. ekonomik kriz had safhada, yolsuzluklar; belediyelerin kaybedilmesiyle iyice ayyuka çıkmış. çıkış yolu yok.

    ve hop. pkk-ypg gibi ne olduğu belli olmayan bir oluşumu devlet olarak görüp "savaş"ifadelerini kullanmalar, içi boş hamaset sözleri, ne alakaysa "fetih söylemleri".

    ne düşmanı, ne fethi. bir terörist oluşuma savaş açıldığı uygarlıklar tarihinde hangi vakada görülmüş.

    sen bir terörist güruhuna operasyon yaparsın, en az kayıpla da bu operasyonu tamamlarsın.

    ama yok; öyle dramatize edilecek, öyle etinden, sütünden, yününden faydalanılacak ki bu operasyonun kimse sorgulayamayacak dahi; "pkk'lılar mı, sikin analarını, mehmetçiğimizin ayağına taş değmesin, ulu tengri" vs. gibi boş soylemlerle; bu "operasyonu" desteklemediği, bu "operasyonun" bir hükümet oyunu olduğunu ve pkk'dan hükümetin nefret ettiğinden daha çok nefret edenlerin dahi sadece gerçeklere uyanıp rasyonel tespitleri dillendirdikleri gerekçesiyle pkk'lı olmakla yaftalanıp sindirecek; akabinde de millet ittifakı'nın parçalanmasını ve her bir türkiye cumhuriyeti vatandaşının akp'ye üye olması talebinde bulunacaksın.

    bütün samimiyetimle diyorum, dünya tarihi böyle bir şarlatanlık, böyle bir ahlâksızlık, böyle bir hainlik görmemiştir.

    ana akım bütün medya organları; halk tv dahil, fetih havasında. gazeteleri saymaya gerek yok. bir, birgün gazetesinden; bir de cumhuriyet gazetesinden iki gazeteci sadece benzer sorgulamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınıyorlar.

    sosyal medyada muhalif paylaşımlar yapanlara yönelik gözaltılar insanların gözünü gözüne sokuluyor.

    istanbul'da bütün meydanlar polis ablukası altında. en ufak bir ses yükseltme girişimine izin yok.

    yahu cem yılmaz sadece bir şey demediği için linç edildi, daha ne olsun?

    ve sokakta hiçbir vatandaşın gündemi; gidin sorun, suriye'nin içişleri değil. kendi vatanlarının içişleri. kendi ekonomileri, kendilerinin geleceği, çocuklarının geleceği; benzin, mazot, otoyol, soğan, patates, domates, peynir, sigara ücretleri.

    pkk'nın, ypg'nin terörist birer oluşum olmasına da marjinal olmayanların haricinde kimsenin itirazı yok.

    itiraz mevcut sürece, samimiyetsizliğe, hamasete, kurnazlığa, beyin yıkamalara, kara propagandalara, akıl tutulmalarına.

    cumhuriyet tarihin en büyük ikinci "kirli' algı operasyonlarına.
  • rezerve, okuyup dönüyorum.

    edit: okudum, yorumum şu.
  • ülkenin klasik gündemidir. çok da yeni bir gelişme değil, her zaman bu kirli algı oluşturulacak. biz askerimizin, devletimizin (hükümet değil) yanında olup bu algıyı bizzat yönetebiliriz.
  • "sosyal medyada muhalif paylaşımlar yapanlara yönelik gözaltılar insanların gözünü gözüne sokuluyor."

    dhkpcliler, marksist hayalperestler ve pkklılar ne zamandan beri muhalif oldu? aç bak suriye haritasını, nasıl bir pkk oluşumu var gözlerinle gör. mayın eşekleri ve megri megricileri cihangir solcuları değil, o aşağıladığın tengri'ciler, bozkurtlar, türkçüler, akpliler kurşuna boğuyor. sen masanın üzerindeki kitaplarla, sıcak koltuğunda felsefi ve sosyal çıkarımlar yapar kendini bir bok zannedersin, onlar yük basmaktan nasır olmuş ayaklarıyla 3 saat uykuyla operasyona çıkar, sen bombalı saldırıda geberip gitme diye vatanını savunur. söz konusu vatansa gerisi teferruattır. sikerim gündemini de ekonomini de özgürlüğünü de. o "savaşa hayır" diyen sakalı beyazlamış sosyalist ibnelerin de amına koyayım.
  • gelinen nokta her ne kadar akp'nin yanlış dış politikaları yüzünden oluştuysa da, o bölgeye operasyon yapmak zorunlu oldu. amerika'nın ipiyle kuyuya inip komşu ülkeye savaş açtılar, şimdi işin içinden çıkamıyorlar. operasyon kesinlikle yapılmalı ama akp'nin kontrolünde ve yönetiminde yapılması endişe verici çünkü akp'nin milli ve iyi hazırlanmış bir stratejisi yok. akp'nin stratejisi ideolojik, tepkisel, günlük ve iç politikaya yönelik olduğundan tüm hamleleri uzun vadede başarısızlıkla sonuçlanıyor. operasyon ordumuzun becerisiyle başarıyla sonuçlansa bile, akp'nin dinci ve mezhepçi ideolojisi yüzünden masa başında başarısızlığa uğrama ihtimali yüksek.
  • terörün her türlüsüne karşıyım, karşıyız. vatandaş olarak ortak paydada buluştuğumuz ender mevzuların başında gelir bu.

    lakin... lakin... lakin... ne desek gg...

    hani taşlar tam yerine oturmaz ulan acaba? hissi uyanır ya...

    :)

    anladın sen türkiye... yada boşver, 17 yıldır anlamazlıktan gelip vatanın anasını bellediniz. aynen devam ediniz.
  • yazar'a katiliyorum. 2000 yilina kadar canimiz sıkıldıkca yaptigimiz sey, su anda tum medya olarak istiklal savasi muamelesi gormekte. gordurulmekte. misal 2000 yilina kadar yaptigimiz simdikine benzer operasyonlar.. cogunuz bilmezsiniz belki vitamin bile degildiniz.

    25 mayıs 1983: tsk'nın gerçekleştirdiği ilk sınır ötesi operasyon. 5 bin askerimiz sınırın 5 kilometre ötesine kadar ilerledi.

    15 ağustos 1986: türk savaş uçakları, ırak sınırını aşarak pkk sığınaklarını bombaladı.

    4 mart 1987: türk hava kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarının ırak topraklarında düzenlediği harekatta pkk'ya ait kamp, depo ve sığınaklar bombalandı.

    25 ekim 1991: pkk, hakkari'nin çukurca ilçesinde üç jandarma karakoluna saldırdı, 17 askerimiz şehit oldu. saldırının ardından sınır ötesi operasyon başlatıldı. sıcak takip şeklinde başlayan operasyonda pkk kampları vuruldu.

    30 ağustos 1992: iran tarafından sızan pkk mensupları, alan karakolu'na saldırdı. çatışmada 43 örgüt mensubu öldürüldü. sınır ötesinde devam eden operasyonda çok sayıda örgüt üyesi etkisiz hale getirildi.
    2 eylül 1992: tsk, havadan ve karadan ırak sınırları içerisindeki pkk kamplarına karşı yoğun bir harekat başlattı.

    7 ekim 1992: tsk'ya bağlı savaş uçakları, ırak'ın kuzeyinde bulunan hakurg ve durji kamplarına operasyon düzenledi.

    27 ekim 1992: tsk'nın pkk'ya karşı hantur dağı'nda başlattığı harekatta 100 örgüt mensubu etkisiz hale getirildi.

    29 ekim 1992: türkiye ile ırak'ın kuzeyi arasında stratejik öneme sahip sinhat boğazı'nda 90 pkk'lının öldürüldüğü çatışmalar sonrası tsk tarafından kontrol sağlandı.

    31 ekim 1992: tsk, kuzey ırak'ta bulunan pkk’nın en önemli merkezlerinden haftanin kampı'na girildi.

    10 ekim 1993: kuzey ırak'taki hedefleri kapsayan operasyonda 41 pkk'lı öldürüldü.

    30 kasım 1993: diyarbakır'dan havalanan 16 savaş uçağı, kuzey ırak'ın 10 kilometre içinde bulunan 9 pkk kampını bombaladı. operasyonda 40'ın üzerinde örgüt mensubu öldürüldü.

    13 aralık 1993: ırak sınırındaki üzümlü jandarma karakolu'na baskın hazırlığında olan pkk'lıların grup etkisiz hale getirildi. bu sayı, ırak'ın kuzeyinde sürdürülen operasyonlarda 100'ü aştı.

    18 aralık 1993: ırak'ın kuzeyinden türkiye'ye sızmaya kalkışan pkk konvoyunu türk savaş uçakları vurdu. sayıları yaklaşık 200 civarında olan pkk mensubu etkisiz hale getirildi.

    20 aralık 1993: dağ komandolarının kuzey ırak'taki hedeflere yönelik operasyonunda 27 pkk'lı öldürüldü.

    28 ocak 1994: kuzey ırak’ta bulunan pkk'nın önemli üslerinden zeli kampı savaş uçakları tarafından bombalandı. yaklaşık 100 örgüt mensubunun öldürüldüğü bildirildi.

    18 mayıs 1994: savaş uçakları zeli kampı'nı bir kez daha bombaladı, yüzlerce pkk'lının öldürüldüğü açıklandı.

    26 temmuz 1994: tsk'nın kuzey ırak’taki mezi bölgesine düzenlediği hava harekatında 70 pkk'lı öldürüldü.

    3 ağustos 1994: tsk'ya bağlı savaş uçakları, 120'den fazla pkk'lının öldürüldüğü sınırötesi hava harekatı düzenledi.

    21 mart 1995: tsk, en kapsamlı operasyonlarından sayılan çelik harekatı'nı başlattı. kuzey ırak'a gerçekleştirilen harekata 35 bin personel katıldı. harekatın ilk gününde pkk'nın 23 kişilik mobil timi yakalandı.

    22 mart 1995: çelik harekatı kapsamında 3 bin pkk'lı çembere alındı. 200'ü öldürüldü, sekiz askerimiz şehit oldu.

    23 mart 1995: harekatın üçüncü gününde haftanin kampı kuşatıldı. 89 pkk mensubu daha öldürüldü.

    15 nisan 1995: çelik harekatı'nın 26'ncı gününde 11 askerimiz şehit oldu.

    19 nisan 1995: çelik harekatı'nda pkk'nın kullandığı mağaralarda 4 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi.

    25 nisan 1995: tsk'nın ırak'ın kuzeyine giren 35 bin personelinden 20 bininin geri geldiği bildirildi. operasyondan dönen 20 bin asker, 30 nisan'da dönemin başbakanı tansu çiller tarafından özel törenle karşılandı.

    2 mayıs 1995: genelkurmay başkanlığı, çelik harekatı'nın 43 gününü değerlendirdi. 2 trilyon 800 milyar liraya mal olan harekat sırasında 555 pkk'lının öldürüldüğü açıklandı.

    9 temmuz 1995: sıcak çatışmanın sona erdiği kuzey ırak'ta kanimasi, mergasor ve barzan bölgesinde kontrolü ele geçiren türk askeri birlikleri operasyonlarda toplam 127 pkk'lıyı öldürdü.

    14 haziran 1996: ırak'ın kuzeyinde sürdürülen ve 'tokat operasyonu' olarak adlandırılan operasyonda 90 pkk'lı öldürüldü, altı askerimiz şehit oldu.

    21 temmuz 1996: türk hava kuvvetleri, pkk'nın ırak'ın kuzeyindeki en büyük kamplarından bote'yi vurdu.

    25 temmuz 1996: ırak'ın kuzeyindeki sinat, avagöze, birkiavdal, elagiş ve haftanin bölgelerindeki pkk kampları bombalandı.

    8 ekim 1996: kuzey ırak sınırında yapılan operasyonlarda, 118 pkk'lı öldürüldü, 11 güvenlik personeli şehit oldu.

    30 aralık 1996: ırak'ın kuzeyindeki sinath bölgesine operasyon başlatıldı.

    1 ocak 1997: sinath bölgesine düzenlenen operasyonda ölü ele geçirilen pkk'lı sayısı 72'ye yükseldi.

    14 mayıs 1997: tsk, ırak kürdistan demokrat partisi'nin isteği üzerine kuzey ırak'a girdi.

    15 mayıs 1997: çekiç harekatı'nın ilk gününde sarıkavaklar'da 30 pkk'lı ele geçirildi.

    28 mayıs 1997: sınırötesi operasyonda öldürülen pkk'lı sayısı 1817'ye ulaştı.

    13 haziran 1997: çekiç harekatı'na katılan bazı zırhlı birlikler çekilmeye başladı.

    20 eylül 1997: olağanüstü hal bölge valisi aydın arslan, 28 yılda yapılan operasyonlarda 4 bin 546 pkk'lının öldürüldüğünü açıkladı.

    25 eylül 1997: tsk kuzey ırak’taki hedeflere yönelik yeni bir harekat başlattı.

    1 ekim 1997: ırak'ın kuzeyinde öldürülen pkk'lı sayısı 361 olarak açıklandı.

    13 ekim 1997: ırak'ın kuzeyinde yürütülen şafak harekatı'nın birinci aşaması sona erdi. görevini tamamlayan birliklerden ilki yurda döndü. öldürülen pkk'lı sayısı 816'ya ulaştı.

    5 aralık 1997: ırak'ın kuzeyinde bazı kamplara yerleşerek kış mevsimini geçirmeye hazırlanan pkk mensuplarına karşı 'süpürme harekatı' başlatıldı.

    13 nisan 1998: pkk'nın iki numarası olarak anılan şemdin sakık ile kardeşi arif sakık, genelkurmay başkanlığı özel kuvvetler komutanlığı'nın düzenlediği 'yarasa operasyonu' ile yakalanıp, türkiye'ye getirildi.

    29 nisan 1998: tsk, 39 bin 500 personelle operasyon başlattı. üç gün içinde pkk'lı 77 terörist öldürüldü.

    16 şubat 1999: pkk elebaşı abdullah öcalan, kenya'nın başkenti nairobi'de güvenlik güçlerince düzenlenen operasyonla yakalanarak, türkiye'ye getirildi.