şükela:  tümü | bugün
  • ekim devrimi'nin aslen kasım 1917'de yapıldığını, fakat rusların o zaman kullandığı takvime göre isminin böyle bilinip böyle kaldığını da unutmayalım.
    bir de sonradan stalin'in tarih kitaplarını sanki kendisi bu devrimin başmimarlarından biri, lenin'in bir numaralı yardımcısıymış gibi değiştirmesi vardır ki, george orwell'in nerelerden ilham aldığına net örneklerden biridir bu da.
  • birde bu devrimden birkaç ay önce yapılan şubat devrimi vardır, ama heralde yeterince doyurucu olmamış ki bir devrim yapma ihtiyacı duymuşlar.
  • 1917 de lenin liderliginde bolseviklerin ayaklanarak siyasi iktidari ele gecirmesidir... tarihin donum noktalarindan biridir...
  • paris komünü bir yana koyarsak tarihin ilk sosyalist devrimi ve en ihtişamlı devrimidir......marksizm in somutlaşması çok büyük heyecan......1928 de karşı devrimle sonuçlanır ve leninizm son bularak bürokratik devlet yapısı yerini alır buda duvarlar la beraber çöker....
  • aynı zamanda bir eisenstein filmi. devrimin geli$imini anlatır, süperdir.
  • (bkz: nisan devrimi)
  • (bkz: red october)
  • 2003'teki anma töreni fotografları için
    (bkz: http://ilef.ankara.edu.tr/…efteri/yazi.php?yad=2703)
  • (asagidaki metin curzio malapartenin hukumet devirme teknigi kitabindan alinmistir. kendisi inancli bir katolik, daha sonra demokrat olan eski bir fasist parti uyesi ve rus devriminin amansiz muhalifidir. ama anlatimi son derece guzeldir, okunmalidir kanaatindeyim)

    “...subat ihtilali baslangicinda siperleri terketmis ve baskent uzerine bosanmis, hurriyet ulkesini yagma etmek istercesine akmis muazzam kacak kitleleri alti aydan beri ustbas perisan, pislik icinde, sarhos ama ac, utangac ama vahsi : kacmaya hazir olduklari gibi baskaldirmaya da hazir, bir intikam ve baris susuzluguyla kivranir halde sokaklarin ve alanlarin orta yerlerine yerlesmislerdir : perspektif newski kaldirimina, agir agir ve gurultu patirdi icinde akan insan seli kiyisina oturmus ucu bucagi bulunmayan kacak suruleri silah, propaganda brosurleri, aycicegi cekirdekleri satiyorlar. znamenskaia alaninda, moskova gari onunde, tarifi imkansiz bir kargasalik hukum suruyor: kalabalik duvara carpiyor, geri cekiliyor, yeniden kuvvet aliyor, ileri atiliyor, kopuklu bir dalga gibi alexandre iii heykelinin cevresine yigilmis araba, kamyon, tramvay kalabaligina, uzaktan bir katliam cigligina benzeyen, kulaklari sagir edici bir patirdiyla carpip parcalaniyor.

    fontanka koprusunun otesinde, perspektiv litenyi'n kavsaginda seyyar saticilar gazete satiyorlar; havadisleri, kerenski tarafindan alinan tedbirleri, askeri ihtilal komitesinin, sovyet'in, beledi duma'nin kararlarini, bildirilerini, sehre kumanda eden albay polkovnikoff'un kacaklari hapisle tehdit eden, gosterileri, mitingleri ve kavgalari yasaklayan emirlerini avazlari ciktigi kadar bagiriyorlar. kosebaslarinda yuksek sesle ve el kol hareketleriyle tartisan isci, asker, ogrenci, memur, tayfa topluluklarina rastlaniyor. her tarafta, kahvelerde ve stalovaie'de petrograd'da bulunan 20000 firariyi tevkife kalkisan ve kavgalari durdurmak isteyen albay polkovnikoff'un bildirileriyle alay ediliyor. kislik saray onune iki tane 75lik batarya yerlestirilmistir ve junkerler uzun kaputlariyla, toplarin ardinda gidip geliyorlar. genelkurmay sarayinin onunde iki sira otomobil dizilmistir. amirallik tarafindan alexandre bahcesi catilmis tufekleri cevresinde yere oturmus bir kadinlar taburunun isgalindedir.

    marinskaia meydani iscilerle, gemicilerle, ust bas perisan, benizleri soluk kacaklarla dolup tasmaktadir. cumhuriyet kurulunun toplandigi maria sarayinin girisi kulaklari uzerine kara tuyleri dusen yuksek sapkalar giymis bir kazak mufrezesinin muhafazasindadir. bunlar tutun iciyor, yuksek sesle konusuyor, guluyorlar. isaac katedralinin en tepesine cikilacak olursa, bati'da iscilerin omuzlarinda dolu tufekleriyle calistiklari peutiloff fabrikalarindan yogun dumanlarin yukseldigi gorulebilir; daha uzakta, finlandiya korfezi; rothie adasi ardinda kronstadt kalesi, berrak, cocuk gozlu tayfalarin junkerleri kilictan gecirmek ve trocki'nin yardimina kosmak icin dvbenko'nun isaretini bekledikleri kizil cronstadt. sehrin ote tarafinda, kendisine kucuk bir tasra oyuncusu havasi veren perukasi altinda rengi solmus ve heyecanla bekleyen lenin'in sigindigi wiborg kenar mahallesinin sayisiz bacalari uzerinde kirmizimtirak bir bulut yerlesmistir. bu sakalsiz, alnina iyice yapismis takma sacli adamin rusya'yi titreten korkunc lenin oldugunu hic kimse tahmin edemez. iste orada, wiborg fabrikalarinda trocki'nin kizil muhafizlari, antonoff-ovseienko'nun emirlerini bekliyor. kenar mahalle kadinlarinin sert bakislari, kederli yuzleri vardir. aksama dogru karanlik, sokaklari genisletir gibi olur olmaz, silahli kadin guruhlari sehrin merkezine dogru yola dizilirler. proleter goc gunleridir bunlar: muazzam kitleler petrograd’in bir ucundan digerine giderler, aksamlari saatler ve saatler suren yuruyuslerden, mitinglerden, gosterilerden, ayaklanmalardan sonra mahallelerine donerler. kislalarda, fabrikalarda ve meydanlarda mitingler mitingleri kovalar. ''iktidarin tumu sovyetlere''. konusmacilarin boguk sesi kizil bayraklarin kivrimlari icinde soner. evlerin damlarinda, mitralyozlerine dayanmis kerenski askerleri kabuklarini sokaklara yigili kalabalik uzerine attiklari aycicegi cekirdeklerini yerken bu boguk sesleri dinlerler bir taraftan da.

    gece, olu bir bulut gibi sehrin uzerine iniyor. ucsuz bucaksiz perspektiv newski'de kacaklar dalgasi amirallige dogru ilerliyorlar. kazan katedrali onunde yuzlerce kadin, asker ve isci yere uzanmis geceyi gecirmeye hazirlaniyorlar. butun sehir endiseye, kargasaliga ve cilginliga gomuludur. ve birdenbire bu silahli insan kalabaligi icinden bicaklar cikacak ortaya, uykusuzluktan sarhos adamlar bicaklarini cekip junker devriyelerine, kislik sarayi muhafaza eden kadinlar taburuna saldiracaklardir. iclerinden kapilari zorlayan bazilari, burjuvalari evlerinde arayacak ve gozleri acik, yataklarinda bulacaklardir onlari. isyan atesi sehrin uykusunu oldurmustur. leydi macbeth gibi artik petrograd da uyuyamaz olmustur. geceleri kan kokusu kabuslariyla doludur.”
  • goruyoruz ki anli sanli yalcin kucuk hocamizin mutevazi dunyamizin akademik literaturune kazandirdigi filimsel* yontemin musterilerinin gazabiyla tanisma serefine erismis tarihi bir olaylardan biriymis bu da. evet neden olmasin, bugunlerde tarih, sosyoloji falan bunlarin zamani geciyor yavas yavas. modasi gecmis bilimle ugrasmanin alemi yok. her kosebasinda bulabileceginiz yahudi oyunlarini aciga cikartma el kitaplari, hizlandirilmis 12 saatte sizi masonlara karsi bilinclendirelim kilavuzlari cirit atiyor. savaslardan bikmis, bitmis tukenmis bir halk, butun ulkeye yayilmis bir parca ekmek bulamayan asker kacaklari, verem belasina hergun onlarca arkadaslarini kurban veren isciler, bir parca toprak pesindeki koyluler avanak avanak uyumaktaydi aslinda, butun bunlar kulture verdigi degerle taninan, ilerici carlik rusyasi tarafindan duzenlenen yari-resmi avlarda* kitleler halinde yok edilen yahudilerin gizliden gizliye yaptiklari planlardan ibaretti. bunlari biliyoruz artik, bizi uyutamazlar. aslinda o muhtesem carlik ne kadar da hakliydi, biz nankor ademogullari kozmetik krali hitler efendinin de kiymetini bilemedik zaten. beyaz ordunun takdire sayan sanatcilari ic savas donemini bir posterde ne de guzel tasvir etmisler. kocaman kizil yahudi seytani trocki carligin guzelim sehirlerinin ortasina bir godzilla edasiyla yerlesmis, emrindekiler beyaz irktan zavalli ruslari kursuna dizmekte. her ne kadar kursuna dizen ekip de kizil ordunun emrindeki orta asyali turkler olarak tasvir edilmisse de o kadar hata kadi kizinda da olur. suc bizde aslinda, dunyaya yeterince anlatamiyoruz ari irkin saygideger uyeleri oldugumuzu.

    ama ortaligi telasa vermeyelim, tam yemeklerden sonra birer kapsul alinan moskof oyunu fitillerinin modasi gecti saniyorduk ki birden vatandaslarimiz bu konularda bilinclenmeye basladi. yetkililerimiz de calisiyor, elbet hain komunistlerin de yahudi oyunlariyla baglantilarini daha doyurucu aciklayan hizlandirilmis yontemler gelistirecegiz. o zaman yazdiklarinizi daha saglam bir temele oturtabileceksiniz. simdiden sozu dinlenen birkac entelektueli saflarimiza kazanmayi basardik. her ne kadar bu entelektuel capulculardan da zerre hazzetmesek de dusmanimiza mistik bir sekilde kin duyanlarini belirli bir sure kanatlarimizin altina alabiliriz. bunlar da tamamlaninca ayni anda moskofa kufrederken ekstra bir enerji harcamadan hem ic, hem dis, hem de tarihi dusmanlarimiz olan yahudilere karsi nefretinizi de daha rahat kusabileceksiniz. islerimiz bu kadar iyi gitmeye devam ederse birkac yil icinde bakarsiniz istanbul'da bir de pogrom duzenleriz, gozunuz gonlunuz acilir. cesetlerden toplayacaginiz ziynet esyalari da yuce irkimizi daha da zengin eder, neden olmasin. tanri turku bir takim turkun aklindan fikrinden korusun sevgili irkdaslarim.

    (bkz: sozlukte antisemitizm)