şükela:  tümü | bugün
  • daha doğrusu acı çekmeden kilo vermek olanaksız ve hatta imkansız. varsa bir yolu yeşillendirsin lütfen.
  • kesinlikle mümkündür. isterseniz sadece toz şeker yiyin giren kalori çıkan kaloriden düşükse kilo verirsiniz. kalori sayılarak ve aç kalınarak istenen her şey yenerek kilo verilebilir ancak pratik değildir, zordur ve muhtemelen sağlıksızdır. zira sürekli kalori saymak ve aç olduğunuz halde yememek durumunda kalırsınız. bu ayrıca halsiz hissettirip enerji sarfiyatını azaltacaktır. yani aslında imkansız değil ama gereksiz şekilde zordur ve çok sağlam irade gerektirir ayrıca devamlılığı yoktur ve o kiloyu geri alırsınız.

    üstteki gerzeğe istinaden de şunları söyleyeyim ilk ya da son öğünün ne zaman olduğunun kilo vermek için en ufak bir önemi yoktur. ayrıca hem basit karb hem de yağı kesmeyi önermiş (bu durumda geriye besin kaynağı olarak kompleks karb kalıyor) bu da pratik değildir çünkü kompleks de olsa karb karbdır ve kan şekerini manipüle eder bu yüzden de kilo vermek için aç ve halsiz kalmak ve kalori saymak durumunda kalırsınız. tuzun ve sporun terleyerek yapılmasının da konumuzla bir alakası yok. uykunun da pek etkisi yok. olay temelinde basit bir kütle denkliği. saçma sapan konuşmayın.

    edit: tekrar anlamış olduk ki ortalama bir gerizekalı ekşici entrylerin sadece ama sadece ilk cümlesini okuyor ve klavyesini eline alıp yarım yamalak fikrimsilerini sıçmaya başlıyor. tekrar söylüyorum termodinamiğin birinci kanununa göre kilo vermek için ne yediğinizin önemi yok. yani ekmeği ve şekeri kesmeden kilo vermek mümkün mü? evet. ama teoride mümkün. kasar biraz.
  • ağır spor ile olur.
  • mümkündür fakat ne oranda ve ne sıklıkla aldığınızla ilgilidir. çok detaya girmeyelim, sadece şeker yiyip kalori hesabı yapmak burda ironidir. şeker / karbonhidrat alımı 1)insülin dalgalanması yaratır. dip yaptığında bir öncekinden kümülatif daha fazla acıkırsınız. hayati ihtiyacınız protein, doğal yağlar ve doğal (!) karbonhidratları almamış olursunuz.
    2) bu doğal olmayan , yapay gıdaları vücut anlamakta ,ayrıştırmakta, yakmakta zorlanır ve kenarda biriktirir.
    sonuç ;yağlanma, skinny fat

    haftada kaç defa tatlı yiyince, kilonuzda değişiklik oluyor. bunu takip etmeniz lazım.
    bu sonucu kimse bilemez.
  • şeker, en birincil iştah açıcıdır. bu sebeple, sık sık acıktırır. kişi acıktıkça yer, yedikçe iştahlanır.

    böylece kişinin iştahını kabartan şekerli ürünleri azaltıp, onu acıktırmayan şekerli ürünleri yemeye devam etmesi halinde kilo verebileceğine inanıyorum.

    yani burada mesele şekerli ürünlerin içeriğindeki kalori değil, iştah açıcı özelliğidir.

    şekerli ürünlerin bir diğer özelliği de, bakliyat, sebze ve meyve tüketimini azaltmayı sağlamasıdır. akşam yemeği menüsünde çorba, makarna, patates kızartması, barbunya, ıspanak, yoğurt, elma, salata, meyve suyu, ayran, tatlı varsa ve bunlardan sadece dördünü seçebilecek olsaydım, makarna, tatlı, meyve suyu ve patates kızartması seçerdim.

    eğer ekmeği ve şekeri kesmeden kilo vermek istiyor olsaydım,
    ıspanak, barbunya, elma ve meyve suyunu seçerdim. ve diğer öğünlerde de sebze, bakliyat, şeker, meyve dengesini korurdum. biraz daha zor olurdu. çünkü şeker tadı gerçekten beni çok acıktırır.

    yani bir tabağı dörde böl. biri bakliyat, biri sebze, biri şeker tadı vermeyen karbonhidrat (ekmek, makarna, pilav, patates vb), biri şeker tadı veren besin (tatlı, kola, meyve suyu vb). eğer şeker tadı vermeyen karbonhidratı tam buğday, çavdar, kepek vb kana hemen karışmayan böylece hemen acıktırmayan besin olarak alırsan, daha geç acıkırsın. tam buğday ekmeği, kepekli pilav vb.

    ben bu yöntemle kilo veremesem de, kilo artışımı durdurabildim ve aşırı iştah sebebiyle sürekli acıkıp yemek yemekten ötürü bol bol tuvalet ziyareti yapmaktan kurtuldum. canım pasta çekince, tabağıma pastayı koydum. sonra onu dörde bölüp, üç parçayı dolaba geri koydum. sadece bir parçayı yedim. ama tatmin olmadım. tabağıma bir birim bakliyat, bir birim sebze, bir birim şeker tadı vermeyen karbonhidrat koyarak iştahımı tatmin etmeye çalıştım. yine de tatmin olmadıysam, kendime bir saat sonra pastanın bir kısmını da yeme sözü verdim. böylece iştahımı kontrol etmeyi öğrendim.

    sigara için de benzer yöntemi izliyorum. her sigara arasında en az bir saat olmalı. her sigara içmek istediğimde erteliyorum. ve üçüncü erteleme sonunda içiyorum. hem içtiğim sigara azalıyor hem de günümün çoğu zamanını sigara içerek harcamıyorum.
  • elektrolit dengesini bozmadan ağır ve düzenli spor yaparak özel bir diyete girmeden kilo vermek mümkündür.
    alınan kalori eksi harcanan kalori şeklinde çalışmıyor metabolizmamız aslında. bir şekilde dengelemeye çalışıyor bünye fazladan harcanan kaloriyi. ama inat edilirse bu bünyenin inadı, insülin direnci, hormonal dengesizlikler filan darmaduman edilip kilo veriliyor. tabi sağlığımızı kaybetmemek için de bu olaya girmeden önce kalbimize baktırmak, düzenli kan ve idrar tahlili yaptırmak ve protein miktarnı ayarlayarak kas kütlesinden kayıp yaşamamak önemli.
    öte yandan ekmeği ve şekeri azaltıp bu duruma alıştığınızda hiç canınız çekmiyor emin olun. on sene önce baklavaları löp löp yarım tepsi yemeden bırakmayan ben, ayda iki sefer sütlü tatlıya kadar düştüm örneğin. hiç de canım çekmiyor şerbetli, şekerli şeyleri. hatta tiksindirici buluyorum o şerbeti diyeceğim de abartılı bulacaksınız. enerjim de o kadar yükseldi ki, tatlılardan arınınca.
  • olabildiğince dert, tasa ve stres.
    ne ekmeği ne de şekeri kesmenize gerek kalmıyor.
  • verilebilir elbette ama kendinizi iyi hissetme şansını kaçırırsınız.

    aktif spor yapıyorum ve doz aşımı tatlı yediğim günlerde kendimi yorgun, bitkin, sporda güçsüz hissediyorum. ki bu psikolojik değil cunku olayın bundan kaynaklandığını sonradan keşfettim.

    sağlıklı besin seni güçlü ve zinde kılar. hatta üşümezsiniz bile. bakın evimde doğalgaz açmıyorum ben ve şortla geziyorum evde.
  • sabahları yiyebildiğin kadar yumurta beyazı sonra acıktığın zaman haşlanmış tavuk veya balık. günde 200 gr vermek mümkün. ne kadar proteinli şeyler yersen o kadar acıkmazsın.
  • karbonhidrat ve şeker yediğiniz zaman pankreas insülin salgılar. kanda insülin seviyesi belli değerlerin üzerinde olduğu süre müddetince vücuttaki hücrelerin mitokondrisinde glükozdan başka yakıt kullanılmaz, kana sindirimden karışan glükozlar da yağ olarak depolanır, vücudunuzda depolanmış yağlar asla yakıt olarak kullanılmaz.

    eğer tükettiğiniz besinlerden aldığınız kaloriden fazlasını harcarsanız bu sefer vücut yine yağ yakmak yerine gerekirse kas dokusundaki proteni glükoza çevirir ama asla yağları enerjiye çevirmez.

    imkansıza yakın bir uğraştır

    düşük karbonhidratlı diyetler uygularsanız tam tersi vücudunuzda insülin seviyesi düşük kalır, zaman zaman ketojenik moda girer ve yağlarınızdan yakarsınız