şükela:  tümü | bugün
  • önce hepimizin önüne yüzlerce çeşit ürün koydular. basimiz döndü bunlara baktikca. vay anasina dedik ne kadar gelismislik ne kadar refah düzeyi bu. sormadan, sorgulamadan attik gördügümüz her yeni ürünü attik market sepetimize. sonra bize dediler ki o yediklerinizin hepsi genetigi degistirilmis organizmalar. zehir yiyorsunuz farkinda olmadan. ne ekmeginiz ekmek ne suyunuz su. bebeklerimiz sakat dogar oldu, artik eceliyle ölmüyordu dedelerimiz. sonra dediler ki gelin size dogali vaadediyoruz simdi de. hem de gözünüze soktugumuz o sahte ürünlerin 5 kati fiyata. ekmeklerinize kanserojen katki maddesi koyuyorlar aman haa. gelin bu makineyi alin da kendiniz evde yapin ekmeginizi... biz de kosup bu sefer dogali vaadeden ürünleri almaya basladik. yine ceplerini doldurduk vahsi tüccarlarin.
    bu mu gelismislik, bu mu teknoloji? ekmegimizi evde yapmak zorunda kalmak mi? hiç birseye güvenememek mi?
    almiyorum kardesim senin olsun teknolojin de gelismisligin de. ben basimi alip gidiyorum dagin basina.
  • sinbo marka olanını defalarca kullandıgım ve memnun kaldıgım makine. guzel bir ekmek için, basit ama garantili bir tarif soyle:

    - 3 olcu beyaz un (kendi olcu kabı ile)
    - 1 olcu tam bugday unu
    - 1 olcu sut
    - 1 olcu sıcak su
    - 1 cay kasıgı seker
    - 1,5 cay kasıgı tuz
    - 1,5 cay kasıgı kuru maya

    kabın icine once sıvılar, uzerine seker, tuz, un ve en uste de maya konacak. bir numaralı programa ayarlanacak ve uc saat sabredilecek. sıcacık bir ekmek ve mis gibi kokan bir ev, odulunuz olacak.
  • en sarsak kadini bile, aile fotografi icinde musfik gosterebilen alettir, bir yandan da kadinin kirsal dan gelen suni cagriya kulak verdigi andir.

    basit mekanizmasi, alet isler el ovunur felsefesine dayanir. ozellikle, ilk cocugu 1-2 yasinda olan ve dunyadaki en buyuk ve gizli hazinesi kocasi olan kadinlar, durmadan bu makinayi anlatir. "ayy dun sutlu ekmek yaptim, esim de pek begendi, oglum denyo can ile yegenim dingil su yemege doyamadi", "wallahi onu, bunu, sunu bi de deveyi koydum, develi ekmek yaptim, horguc deyip geciyoruz meger integral cavdar ununa ne kadar yakisiyormus".

    insan biran, sanki ekmek yillardir evde pisirilmiyormus hissiyatina kapilip, anneannesinin yaptigi bazlamayi, gozlemeyi unutup, hadiseye mucizevi bir tandansla yaklasabilir. lakin, hadi bakalim, ekmegi yapan bu makina manti da yapabilmekte midir?
  • kilo aldırma makinesi... "bugün ekmeğini neli istersin tatlım" makinesi... at içine malzemeyi, ister cevizli, ister üzümlü, ister zeytinli, hatta patlıcanlı ekmek bile yap... evin içi mis gibi ekmek koksun... akşamları kapıya poşet asma, para bırakma derdine son... işten dönerken markete uğrayıp 2 ekmek almaya son...

    aylar sonra gelen edit: üşenme makinesi, hadi şimdi de sen pişir makinesi...
  • ben de bir anneler günü sayesinde yurt sathına yavaş yavaş yayılan bu aletle tanıştım.
    anacığım kullanamadı aleti. zaten tahmin etmeliydim. televizyon kumandasını bile zor kullanıyor. ekmek makinası ve menüsü aştı tabi kadıncağızı. kullanması da bana kaldı tabi.
    izninizle ilgili başlığı iki şekilde ele almaya çalışacağım;

    neden almalıyız:

    - unu eleyen, hamuru şekillendiren, pişiren, sepete koyan, sepetten çıkarıp ekmek dolabına yerleştiren, satın alan ve hani bana diyen dahil olmak üzere toplamda en az 7 kişi sofranıza gelen ekmeği ellemektedir.

    - ekmeğin içine konulacak malzemeleri istediğiniz markadan ve istediğiniz özelliklerle kendiniz seçebilmektesiniz ve bu malzemelerin konulduğu mutfağınız uğur dündar'ın arena programına şok görüntüler ve fareli köyün fırıncısı adı altında konu olmaz.

    -yukarıdaki başlıklarda koku olayına girilmiş. evet doğrudur. ekmek yaptığınızda eviniz köşedeki öz antepliler ekmek fırını misali mis gibi kokar. iştahınız açılır. konu komşu arasında namınız yürür.

    -hamur denen madde akla gelebilecek her türlü malzemeyi içine alabilir. kiler dolabında ve buzdolabında ne varsa içine atıp aşure gibi ekmekler yapabilirsiniz.

    neden almamalıyız:

    - makina programı gereği bir ekmeği 3 saatte pişirebilmektedir. eğer önceden programlamadıysanız ekmeksiz kalabilirsiniz.

    - malum bu çinlilerin bulaşmadığı cihaz yok. bendeki de öyle olduğu için 2 kere bozuldu. tamircilerde süründüm. götürdüğüm kişi aynı anda hem benim ekmek yapma makinamı tamir etti hem de bir müzik setiyle uğraştı. muhtemelen parçaları da birbirine karıştı çünkü 1 hafta sonra tekrar bozuldu.

    - belli bir zaman sonra ev halkı sağlıklı ekmek yemekten sıkılabilir, bu yüzden pişirdiğiniz yaklaşık 1 kilogram ağırlığındaki ekmeyi siz tüketmek zorunda kalabilirsiniz. bu durum yol, su ve kilo olarak size artı değer sağlayabilir.

    değerlendirmeyi siz yüce türk halkının takdirine bırakıyorum.
  • bir insan ekmek yapma makinesine kin besler mi ? evet. 2007 ya da 2008 senesiydi sanırım annem duymuş bir yerden hevesli hevesli anlatırdı bana ekmek yapma makineleri varmış çok güzel oluyormuş ekmeğin tadı pahalı ama diye. babamın da aklına girmiş bunlar liseli aşıklar gibi alacakları ekmek yapma makinesinin hayalini kuruyorlar. ben de üniversitede öğrenciyim 2 ay sonra yaz tatili memlekete gidicem hırs yaptım harçlığımdan bursumdan artırdım moulinex in ekmek yapma makinesini aldım. memleketimle okuduğum şehir arası yolculuk 20 saati geçtiği için ucuza kapatıp almışım iki ay önceden uçak bileti mi de ekmek yapma makinam ben ve devasa boyutlardaki kırmızı valizim geldik havaalanına.

    varan bir: kişi başına alınabilecek yük miktarını aştık. ama bu sorunu daha önceden tahmin ettiğim için kafamda kurmuşum ekmek yapma makinesini yanıma alıcam. 'kusura bakmayın elektronik aletleri kabin bölümüne alamıyoruz' laptopları alıyon ama benim makinem nasıl bir zarar verebilir size 'üzgünüm hanfendi yapabileceğim hiçbir şey yok' o zamanın parasıyla 20-25 lira ek ücret ödedim bu ekmek yapma makinesi bu kadar ağır mı çekiyo ya ?

    varan iki: tabi uçakla gidiyoruz ama yolculuk burada bitmiyor önce servisle şehre ordan başka bir servisle ilçeye ordan da başka bir servisle köye gidicem. bu in bin hengamesinde ekmek yapma makinesinin olduğu poşet yırtılıyor. kırmızı valizimden feragat edip önce ekmek yapma makinesini kucaklayıp servise ulaşıyorum sonra biri alıp götürmemiştir umuduyla valizi arıyorum (gerçi biri istese de götüremez onu ben artık bağışıklık kazanmıştım ağırlığa)
    ve sonunda eve ulaşıyorum ta tam sürpriz annemin makineyi görünce gözlerinin içi gülmesi bütün yorgunluğu alıp götürüyor aynı gün ekmek yapma çalışmalarına başlıyoruz.

    varan üç: her şeyi tarif kitabındaki gibi harfiyen yapmamıza rağmen bizim ekmekler hiç yenilecek gibi olmuyor ya hamur ya diş geçmiycek kadar kuru ya topak topak ağza maya tadı geliyor olmuyor olmuyor annem tarif kitabını bir kenara atıp kendi söylediği ölçülerle hazırlamamı istiyor bu sefer ekmek bir nebze olsun şekil alıyor o sevinçle masaya getiriyorum yok yine tat berbat tuzlu su içmişsin gibi ama benim biricik ailem sırf ben üzülmeyeyim diye o öğün zorla o ekmeği yiyor daha sonra kardeşimi mutfakta normal ekmekten yerken yakaladım o ayrı mesele.

    bu makineyle kek de yapılıyormuş diyoruz ve ekmekten vazgeçiyoruz keki pişmeye bırakıyoruz makinenin üstünde küçük bir cam bölme var içerisi karanlık pişme süresince babam dahil bütün aile sırasıyla el feneriyle makinenin içine bakıp son durumu bildiriyor. kekimiz nar gibi kızarıp kabardıkça biz konfetilerle bu unutulmaz anı kutlama kıvamına geliyoruz kekin pişme süresi bitiyor kabını dışarı alıyoruz keki ters çevirip kalıbından çıkarma ulvi görevi bana veriliyor.

    varan dört : kabı ters çeviriyorum kek hemen düşmüyor kalıptan sallamaya başlıyorum herkesin gözleri benim üzerimde. o sırada tepsiye löp diye bişey yapışıyor ve görüyoruz ki kekin sadece dışardan 2 cm lik kısmı pişmiş o kısım da kalıba yapışmış içi hamur bile değil bildiğin kekin sıvı hali yaklaşık 10 saniye sessizlik oluyor evde ve ben o 10 sn de (dexterin hayalinde 3. sezonda odasında otururken cinnet geçirip sandalyeyi atarak camı kırması gibi) ekmek yapma makinesini yere atarak üzerinde tepindiğimi hayal ediyorum.
    bu kadar uğraştan sonra vazgeçtik ya biz ailecek beceriksizlik abidesiydik ya da moulinex beni fena kazıkladı.
    şimdi kilerde bi köşede sessiz sakin duruyor ekmek yapma makinemiz annem bana kızdığı zaman o makineyi çeyizime katmakla tehdit ediyor ve ben artık bu korkuyla yaşayamayacağım için evde kimsenin olmadığı bir zamanda onu ebedi yolculuğuna uğurlamayı düşünüyorum

    tanım: her ne kadar biz beceremesek da ekmek yapmaya yarayan makine
  • arçelik'in ekmek yapma makinelerinin kullanma kılavuzunda "hamur karıştırma kolu ekmeğin içinde kalabilir, ekmeğin içinden çıkarmayı unutmayınız" yazmaktadır. o zaman ben ne anladım bu işten ha ustanın bıyığı ha hamur karıştırma kolu.
  • ismi konusunda beni derin düşüncelere gark eden mutfak gereci. siz hiç kahve makinesine "kahve yapma makinesi" yada tost makinesine "tost yapma makinesi" dendiğini duydunuz mu?
  • kurulabilir saatleri olan ekmek yapma makinaları sabah evi saran mis gibi ekmek kokusuyla sizi uyandırabilir. kurulma saati olmayanlar bunu yapamaz, zira bir ekmek 3 saatte pişmektedir. bu cici makinalar, ekmekleri yoğurmakta, kabartmakta, pişirmekte sonra plöp diye çıkartıvermektedir. söke ünün hazır ekmek unlarıyla lezzetten lezete koşabileceğiniz gibi, kendi tariflerini de uygulayabilirsiniz. dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biri, malzemeleri koyma sırası. eğer su-un-maya yapmazda, mayanın zört diye suyla temasına neden olursanız, sorun oluyor. bir de belirtilenden bir gıdım fazla suyla bile, ekmek yerine ekmek tahtası pişirmiş oluyorsunuz.
    saygılarımla.
  • bulunamazsa, pasta yapma makinesinin yerine gelebileceği makine.