şükela:  tümü | bugün
  • bilim tarihcisi, prof.dr.
  • dün islam konferansı örgütü* genel sekreteri seçilmiştir.
    örgütün ilk demokratik seçimi olması, hükümetin aday gösterdiği ismin seçim kazanması, tc'nin örgütün gizli lideri olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
    ayrıca ekmel beyin islam dünyasındaki tanılırlığı, bu seçimde önemli bir rol oynamıştır.
  • 1943, kahire doğumludur,
  • sırf kendi kişisel çabası, çalışması ve hırsı yüzünden açtırdığı bilim tarihi bölümü sebebiyle yüzlerce öğrenci magdur olmuştur... ayrıca bölüm kemal alemdaroğlu yüzünden 2001 senesinde kapatılmıştır; kalan öğrenciler de zar zor mezun edilmiştir... ikna odalarıyla suçlanan nur serter'in ihsanoğluna olan düşmanlığı bu dönemlere dayanır.

    bizzat öğrencisi olmuş ve bilim tarihi bölümü öğrencileriyle birlikte ders almış biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, yüzlerce kişinin ahını ve bedduasını almıştır fazlasıyla...

    yıllar sonra gelen ek:
    chp'nin çatı adayıymış; akıllı bir akademisyendi ben tanıdığımda aradan on yıldan fazla zaman geçti. daha farklı görevler aldı, tüm dünya tarafından saygı duyulan bir ilim adamı oldu zaten çok kültürlü ve çok bilgili bir insandır. türkiye cumhuriyetine içinde yaşanan siyasal durum ahval ve şartlar içinde oldukça fazla gelmesi ihtimali yüksektir. elbette kabile devleti gibi yönetilmeye evrilen bir millet için fazla alim ve beyefendi bulunacaktır.

    zorunlu açıklama:
    ekmel hocayla ilgili gelen mesajlardan sonra zorunlu olarak açıklama yazmak durumunda kaldım. benim sitemim kemal alemdaroğlu ile yaşadığı çatışmalardan dolayı kapatılan 'bilim tarihi' bölümden mezun olan, olmaya çalışan kazanılmış haklarını kaybeden öğrencilerinin yaşadığı sorunlarla yeterince ilgilenmemesinedir. bu öğrenciler kemal alemdaroğlu'ndan yardım istemek zorunda kalmışlardır; onlara ne yapmaları gerektiği konusunda yine yol gösteren alemdaroğlu olmuştur. ancak mağduriyetleri giderilememiştir.

    prensip sahibi, idealist, hırslı bir akademisyendi. derslerinin vizelerinde en az altı sayfalık açıklama yazardık yine de tam not alan çıkmazdı. kişiliğine ve ilmine herhangi bir sözüm olamaz. keşke tüm akademisyenler kendisi kadar çalışkan olsa.
  • kişilik olarak "ismiyle özdeş" nadir insanlardandır. "ekmeleddin"in anlamını bilmeyenler için ise güzel bir açıklama vardır tarihten bugüne gelen.

    --- alıntı ---*

    ekmeleddin adı dinde, ilimde en üst mertebede olan anlamına geldiğinden ötürü anadolu türkleri arasında osmanlı öncesinden beri bir çok büyük bilim adamının adı olarak kullanılmıştır. mevlana celaladdin rumi döneminin tabipleri arasında olan ekmeleddin adında meşhur bir hekim ve ardından gelen yüzyıllar boyunca medreslerde okutulacak hidaye isimli bir ders kitabı yazmış şeyh ekmeleddin muhammed bin mahmud el-bâbirti bunlardan bir kaçıdır.

    1310 da bayburtta doğan şeyh ekmeleddin muhammed bin mahmud el-bâbirti veya kısa adıyla bayburtlu ekmeleddin’in ilim dünyasında çok büyük bir yeri vardır. anadolu’da tahsilini bitirdikten sonra haleb’e ve ardindan da 1339 yılında kahire’ye yerleşen genç ekmeleddin, döneminin en büyük alimlerinden ilim tahsiline devam etmiştir. ilim tahsilinde çok üst düzeye çıkan bayburtlu ekmeleddin, mısır’da bulunduğu süre içerisinde çok önemli büyük üne kavuşmuş, büyük ilmi görevlerde bulunmuş hatta en üst kadılık görevlerine layık görülmüştür. arapça ve fıkıh konusunda ileri bilgisi ve çeşitli yetenekleriyle ünlü olmuştur. büyük görevlerden kaçınmış fakat devrin büyük devlet adamlarının saygısını kazanmıştır. tarih kitaplarından bir çok yerde görüldüğü üzere meşhur mısır türk memlük sultanı baybars’ın kendisine büyük saygısı vardır. bu saygı zaman içinde öyle bir seviyeye gelmiştir ki sultan, bir arada bulundukları zamanlarda ata binmez, yanında yürürmüş.

    ilim sahasındaki yüce görevlerin yanısıra siyasi hayatta da büyük nüfuz sahibi olmuştur. memlukların idari biçimi elverdiği için bilgeliğiyle ülkenin yönetiminde söz sahibi olmuş fakat günlük kısa vadeli politikaların dışında kalmıştır. sultanın ve emirlerin karşısında çekinmeden doğruyu söyleyerek onları rahatlıkla ve isabetli bir biçimde tenkit edebildiği için bir çok problemin çözümüne yüksek şahsiyeti ve heybeti ile müdahele etmiştir.

    bu arada mısır’da yaşadığı dönemlerde anadolu’dan gelen ilk osmanlı bilim adamlarını da o yetiştirmiştir.ünlü öğrencileri arasında şemsettin molla fenari (vefatı:1430), hacıpaşa adıyla bilinen osmanlı tıbbının kurucularından konyalı celalettin hızır(vefatı:1424) ve meşhur simavna kadısı şeyh bedrettin(vefatı:1415) bulunmaktadır.

    dönemin kaynaklarında kendisi hakkında tevazu, iffet, insaf, kanaatkarlık ve yüksek himmet sahibi olarak tanındığı yazan bayburtlu ekmeleddin, 4 kasım 1384 vefat etmiştir. kendisine son nefesine kadar derin bir saygı duyan memluk sultanı baybars ve devletin tüm ileri gelenleri cenazesinin arkasında yürümüş, hatta sultan tabutu kaldırmak istemiş fakat emirler mani olmuşlardır.

    hayatının önemli bir kısmını yurdundan uzakta geçirip yine vatanına hasret olarak ruhunu teslim eden bu ilim insanı yozgatlı ihsan efendi oğluna sadece dinde en üst mertebede anlamına gelen değil, anadolu’dan gelen mısır’da varlık göstermiş, mısırlıların önüne geçmiş ve hocalık yapmış, devrin padişahının derin saygısına mazhar olmuş hatta önünde ata binmediği, uzun vadeli kararların adamı, büyük alim manasına da gelen ekmeleddin adını vermiş.

    tevafukun böylesi mi dersiniz yoksa yozgatlı ihsan efendinin bir kehaneti mi bilemem ama zaman bu ekmeleddin isimli bebeği orjinal isim babasına pek bir yaklaştırmış. küçük yaşta babasını kaybetmiş, ardından çok iyi bir tahsil yapmış. bir müddet sonra türkiye’ye geri dönmüş ve yüksek tahsiline devam etmiş.

    bugün geldiği nokta, bilim tarihi alanında dünyanın en bilinen bilim adamlarından biri, koyre madalyası sahibi, hatta adına daha yaşıyorken uluslarası bilim tarihi ödülü dağıtılan bir çok akademik ismin hocası prof. dr. ekmeleddin ihsanoğlu. aynı isim babası bayburtlu ekmeleddin gibi bir alim. diğer bir açıdan değerlendirecek olursanız islam konferansı teşkilatı gibi dünyanın en önemli kurumlarından birinin başına geçip kısa zamanda önemli aşamalar kaydettiren, günlük politikaların değil küresel boyutlu ve uzun vadeli önemli meselerin içinde bulunan, dünyanın bir çok liderinin derin saygısına mazhar olmuş türkiye’nin en önemli devlet adamlarından genel sekreter yozgatlı ekmeleddin ihsanoğlu. yine tam olarak isim babası bayburtlu ekmeleddin gibi.

    --- alıntı ---*
  • cumhurbaşkanlığı için adı geçen en mantıklı isimdi. bilimle ve sanatla arası çok iyi olan, devlet üstün hizmet madalyası bulunan, yurtdışında tanınan ve saygı duyulan, eşinin başı açık olan, kültürlü ve bilgili bir insan olmasına rağmen bülent arınç'ın inadı yüzünden aday gösterilmemiştir. bu da bence akp'nin en kritik hatalarından biridir.
  • kendisine uluslararası bilim tarihi akademisi tarafindan alexandre koyre madalyası verilmiştir.
  • zaman gazetesine, "türkiye, jöntürk kafasından kurtulursa bilimde sıçrama yapar" şeklinde bir demeç vermiş olan şahıs.

    kendisinden özenle jöntürk kafası ile neyi kast ettiğini anlatmasını istemek lazım, çünkü bunlar yetersiz:

    "avrupalı meslektaşlarının ihsanoğlu için övgü dolu konuşmalar yaptığı törende ihsanoğlu, "ödülü şahsım adına değil ülkem adına alıyorum." dedi. islam dünyasının, ilim alanında geçmişte olduğu gibi ileri seviyelere erişebileceğini ifade eden ihsanoğlu, fakat bunun için birkaç neslin değişmesi gerektiğini söyledi. zaman'ın sorularını cevaplandıran türk bilim adamı, "bu iş olacak ama, jöntürk kafasıyla değil. enerjimizi kendi aramızda tüketmeyelim. bulunduğumuz kısırdöngüden kurtulmamız lazım." şeklinde konuştu."

    bir defa adam bu ikö'den ötürü iki başlı: islam örgütü adına ve türkiye adına konuşabiliyor. e iyi, güzel falan derken bu "türk" bilim adamı, çevresindeki, örgütüne üye irili ufaklı bir sürü islamlı ülkenin hali ortadayken, jöntürk kafasını bırakalım yahu, her şey güzel olacak diye geniş geniş konuşuyor. bıyığını hareket ettiriyor.

    hayır ben gerçekten anlamıyorum. jöntürk zihniyetini bırakalım da bedevi zihniyetine mi geçelim be hey ikö ihsanoğlu?

    ihsanoğlu belki doğru, ben yanlışımdır diye (ikö herhalde saygıdeğer bir şey olsa gerek değil mi?) devamını da aktarayım:

    "maalesef geleneklerimizi kaybeden, kaideleri reddeden bir millet haline dönüştük. bir ara, devrimler adına geleneklerimizi, demokrasi adına kanunları inkâr ettik. kerameti kendinden menkul, bir jöntürk kafasıyla hakikat sırf bazı insanların kafasında olan görüştür ve o görüşü herkes kabul etmek durumundadır, bunu kabul edenler iyilerdir reddedenler kötülerdir şeklinde çok sübjektif, basit, temelsiz ve yoz bir anlayış hakimdi."

    e zaman gazetesinde röportaj veren bilim adamı böyle olmalı elbette. neymiş efendim, jöntürk kafası "geleneği reddetmekmiş". demek ki, geleneği kabul edince şevval ve cevval bilim adamları yetiştirip arşa değecekmiş başımız.

    ikö ihsanoğlunun gelenekten kastını biliyorsunuzdur. kendi geleneği var şahsın. hatta, zaman gazetesinin ve cemaati gülen'in gelenek anlayışını da teksas'da bizzat yaşayabilirsiniz. adam bunu kastediyor. jöntürk anlayışı da bu geleneği kötü gören kişilermiş.

    ikö ihsanoğlu hakkında denecek şey çok mu az mı bilmiyorum. aldığı ödül de umrumda değil. fakat içinde ...türk barındıran, cumhuriyet tarihiyle alakalı şeylere aşırı bir hakaret, aşırı bir saldırı tutumları var bazı insanların, cemaatlerin. bunu anlamak çok kolay, çok basit.

    mesele, tepki vermekse, bu doğal ve basit çirfkefliğe bir tepki vermiş olayım buradan. ikö ihsanoğlu kendi sarayından buraları görmeyecektir elbette. ama olsun.
  • ömer el beşir'i çok masum bulmaktadır kendisi, tutuklanma kararına bir anlam verememekteymiş. üçüncü reich'ı da demokratik bulmakta mıdır acaba diye düşündürür.