şükela:  tümü | bugün
  • business classta yolculuk yapmis olanlar icin "adamlar on tarafta viskiyi sampanyayi götürüyor, biz burda kiytirik sandwiche talim ediyoruz" moduna girmek.
  • 10 saati aşan uçak yolculuklarında hareketsiz kalınması nedeniyle kanın pıhtılaşması ve bunun sonucu olarak kalp krizi geçirilmesi olayı. önlem olarak önceden alınacak 1 adet aspirin kanı sulandırmak suretiyle işe yarar.
  • havacılık literatüründe adı dvt (deep vein thrombosis) olarak da bilinen bir rahatsızlık.. dar koltuk mesafesi nedeniyle ekonomi sınıfına atfedilse de, her yaş grubunda ve her tür uçuş sınıfında ortaya çıkabilmektedir. oluşan embolinin durumuna göre hastada sonucu felce kadar uzanan bir takım komplikasyonları ortaya çıkabilir. bu yüzden uzun mesafeli yolculuğa çıkacak kişilerin dvt'yi hafızalarında bir yere koymaları kendileri için faydalı olacaktır. alınacak bir aspirin, yolculuk esnasında iki üç saatte bir ayakları depreştirmek veya yeşillik olsun maksadıyla arada tuvaleti ziyaret etmek önlem açısından yararlıdır.
  • uzun ucak yolculuklarında, bacakların çok hareketsiz kalmasından kaynaklanan ve öldürücü olabilen derin ven trombozu. ilk olarak sydney los angeles ucusu sırasinda bir yolcunun bu nedenle olmesi sonucu tarif edilmişti yanlış hatırlamıyorsam. sonradan bütün havayolları, tedbir olarak ayak ve bacaklar için egzersizler tarif etmeye, yolcuları, uçağın içinde dolaşmaları için teşvik etmeye başladı.
  • kıtalararası uçuş sendromu diye de bilinir.

    uçuş süresince bol su içmeli, alkol ve kafeinden uzak durulmalıdır. otururken ve uyurken bacakları üst üste atarak ya da bükerek kan akışını engelleyecek hareketlerden sakınmalıdır. bol kıyafetler giymek en azından pantolonun kemerini gevşetmek ve ayakkabıları çıkarmak yararlı olacaktır. düzenli aralıklarla koridor boyunca kimseyi rahatsız etmeden yürüyüş yapmak çok iyi gelir. kanın sulanmasını sağlayan aspirinin ise uçuştan birkaç gün alınmaya başlanması doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir.
  • "ekonomi sınıfı sendromu" denilen fakat ekonomi sınıfıyla pek de alakası olmayan bu durum, ilk kez ikinci dünya savaşı'nda londra'nın bombalanması sırasında tanımlanmış.

    sık sık bombalanan londra'da, metrolara sığınıp uzun süre orada kalmak durumunda olan insanlar, evlerinden getirdikleri koltuklarda saatlerce oturur ve yine aynı pozisyonda uyurmuş. bir süre sonra, koltukta uyuyanların bir kısmının ölü bulunması üzerine yapılan otopsi çalışmalarında, bacak toplardamarlarında pıhtılar oluştuğu (derin ven trombozu)* ve bu pıhtıların akciğere giderek hastaların ölümüne yol açtığı tespit edilmiş. karayolu taşımacılığının ve uzun, deniz aşırı uçuşların artması ile dvt tekrar dikkat çekmeye başlamış ve 1988'de, "ekonomi sınıfı sendromu" adını almış. bundan sonra yapılan çalışmalar da, bu durumun genetik risk faktörleri ve yolculuk süresiyle alakalı olduğunu göstermiş.

    risk grupları

    yaşlılık, obezite, daha önce geçirilmiş dvt, doğum kontrol hapı ve hormon kullanımı, hamilelik, yeni geçirilmiş ameliyat, bacak kırıkları ve kanser hastalığı, ekonomi sınıfı sendromu için risk faktörlerini oluşturuyor. bu faktörlerden yalnızca bir ya da birkaçına sahip olanlarda hastalık ortaya çıkmazken, 5-6 risk faktörünün bir arada bulunması halinde dvt ihtimali artıyor.

    düşük risk grubu: 0-1 risk faktörü taşıyanların genel uyarıları dikkate alması yeterli.

    orta risk grubu: iki risk faktörü taşıyanların genel uyarıları dikkat alması, ayrıca en geç iki saatte bir kabinde yürüyüş yapmaları ve diz altı, orta basınçlı (20-30 mmhg) varis çorabı giymeleri öneriliyor.

    yüksek risk grubu: 3-4 risk faktörü taşıyanların bir önceki uyarıları dikkate alması, bunlara ilave olarak bacaklarını uzatabileceği geniş aralıkları tercih etmesi ve diz altı anti-embolik bacınçlı (30-40 mmhg) varis çorabı giymeleri öneriliyor.

    çok yüksek risk grubu: 5+ risk faktörü taşıyanların bir önceki uyarıları dikkate alması ve bunlara ilave olarak, doktorlarına danışarak düşük molekül ağırlıklı heparin, yani kan sulandırıcı almaları, çok ileri durumlarda da bacak veya diz altı boyu mobil kompresyon cihazı kullanmaları öneriliyor.

    yukarıdaki bilgiler, bacaklarında varisleri olan hastalar için de geçerli. çok ileri varis rahatsızlığı olan hastalar hariç, yalnızca bacaklarında varis bulunan yolcuların, orta basınçlı varis çorabı kullanmaları ve genel önerileri dikkate almaları yeterli olacaktır. çok ileri varisleri veya kronik toplardamar yetmezliği olanların ise mutlaka doktorlarına danışmaları gerekiyor. hamileler ise genel öneriler ve özellikle dördüncü aydan sonra hamile tipi varis çorabıyla son derece keyifli bir yolculuk yapabilir.

    not: alıntıdır. pegasus magazine dergisine göz gezdirirken bu yazı ilgimi çekmişti ve fotoğraflamıştım. yazı, kalp ve damar cerrahisi uzmanı prof. dr. bora farsak'a ait.