şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu başlıkta ekonomik durumumuzun ısrarla farkında olmak istemeyen arkadaşlarımızın görüş acılarını artırmaya çalışıyoruz. benim örneğim:

    turkiye'yi bir ev olarak ve içinde yaşayan hane halkı olarak düşünürsek,
    düşünün ki evin içinde yaşayan hane halkı günde 3 öğün dışarıdan yemek sipariş ediyor evde yemek pişmiyor. dışarıdan yiyor yiyor cepte nakit bitiyor, kredi çekiyor kredi kartlarına yükleniyor onlarda da sıfırı tüketiyor milyarlarca borçla evde aç kalıyor. yana yana borç arıyor fakat kredi notu düşük kimse güvenip borç vermiyor. şayet olur da borç veren olursa ne yapılacak biliyor musunuz? kanal istanbul projesi - yani evin banyosunu yaptırılacak ..
    yerli üretime geçmesi evde yemek pişirmesi gerekirken yine para tüketime gömülecek.
  • göte geldi aşkımız bütün ülke şaşkınız.
  • 2002-2013 / yokluk içinde varlık çekmek: bu dönemi özellikle böyle adlandırıyorum çünkü dünyada paranın bol ve kredi olanaklarının fazla olduğu ülkece kredibilitemizin de yüksek olduğu bu dönemde bizim olmayan parayı bizimmiş zannederek bireysel ve özel sektör borçlanmasında tavan yaptık, ithalata öyle bağımlı hale geldik ki ikame yerli imalat altyapılarını tamamen darmadağın ettik ki böylece o günlerde bu kötü günlerin temelini atmış olduk, bu konuda sayfalarca yazılabilir ama basit bir dil istendiği için fazla uzatmayacağım, sadece tek örnekle geçiyorum: 2007 yılında 1 tl 1 usd civarındayken ve krediler her yerden fışkırıyorken saman üreticisi dedi ki ne gerek var üretmeye dışarıdan alnması çok daha rasyonel, burası bireysel olarak anlaşılabilir ama devletin gerekirse sübvansiyonlarla o dönemde yerli imalatı ileride (2018 yılında) başımıza gelecek felaketi atlatabilmek için de canlı tutması gerekiyordu, peki bunun yerine ne yapıldı? ekonomik getirisi imalata göre görece fazla olmayan fakat popülist politikalarda halkın ilk gördüğü ve taktir ettiği inşaat, yol, köprü vs. şaibeli ihalelerle yapıldı.

    2013 sonrası / takke düştü kel göründü dönemi: ne zaman ki fed faizleri arttırmaya başladı ve gelişmekte olan ülkelerdeki dolar kaynağına döndü türkiye bu dönemde içsel problemleri ve risklerinden de ötürü diğer ülkelere göre çok daha fazla negatif ayrıştı. olan bitenle ilgili çok şey yazılabilir ama özetin özeti aslında budur.

    geldiğimiz noktada imalat ve ihracat için müthiş bir parite avantajımız var doğru ama ilk paragraftaki saman üreticisi o işi bırakalı çok oluyor, ne mi yapıyor? ithalattan kazandıkları ve borçla tarlasının üzerine diktiği apartmanın dairelerini satmaya çalışıyor. hem de mal ettiği dolar karşılığının oldukça altına fiyatla ama pek ilgilenen yok gibi.
  • türkiye dünyadan 500 milyar dolar borç aldı.
    bu sermaye , türkiye ' nin ihracatını artıracak üretken yatırımlar yerine binalara yatırılmış durumda. öte yandan düşük faiz oranları ve döviz kurları , insanları borçlanmaya ve tüketmeye teşvik etti .
    10 yıl boyunca haketmediğimiz bir refahı yaşadık.
    şimdi bedel ödeme zamanı .
  • şımarık oğlana miras kaldı, sattı savdı yedi, araba saat telefona yatırdı parayı. şimdi beş kuruş kalmadı
  • daha önce yapılmış bir eylemdir.

    (bkz: #76333028)
  • piyasadan arsana elma agaclari dikmek icin paralari topladin. herkesin guvendigi bir konuma geldin. cunku hem paran var, hem de elman olacak ac kalmayacaksin.

    sonra para seni bozdu komsularinla kavga ettin. herkes arkandan laf etmeye basladi. mahallenin istenmeyen cocugu oldun. sonra ailene kendini hos gostermek icin elma agaci dikmek yerine gittin gucci, armani, michael kors gibi markalarla luks bir hayat yasamalarini sagladin. bir de baktin ki para yok. elma da yok. sana guvenip elma agaclarina yatirim yapanlarin geri odemelerini de yapamiyorsun. arazi de elden gidiyor.

    ıste orada aileye diyorsun ki. biz bir aileyiz. paramiz yok ama ailemiz var. herkes iyi guzel yasadi. artik sorun hepimizin sorunu. yerken iyiydi. gerekirse sativerin kendinizi. kurtaralim araziyi.

    cunku komsularinla aran bozuk, paralarini aldigin adamlarin guveni yok, yalnizsin.
  • geçen yıllara göre daha etkili olan bir black friday sezonu geçirdik. marmara park’taki
    videoyu görenleriniz de vardır. buyrun
    aylardır dolardı, soğandı, zamdı derken alışveriş yapamayıp evine kapanan orta sınıf için
    eeeh yeter be deme vakti gelmişti. az da olsa alışveriş alışkanlığı olan insanlar zincirlerini
    kırdı ve ihityaçlarını karşıladılar. gerçekten indirim yapan markalar da nasibini aldı diye
    düşünüyorum.