şükela:  tümü | bugün
  • yeni bir ekonomik krizin kapıda olduğuna işaret eden belirtilerin tümü, ki bunlar genellikle kriz patlayana kadar göz ardı edilir.

    (bkz: http://www.sabah.com.tr/2005/02/02/eko96.html)
  • borsa, ortada fol yok, yumurta yokken, rekor üstüne rekor kırar.
  • herkesin kredi alarak araba, ev almaya başlaması.
  • her ulke icin genellenemeyecek isaretler butunu. kaminsky ve reinhart -ve aslinda daha niceleri- tarafindan bankacilik ve/veya odemeler dengesi krizleri icin bazi ekonomik gostergelerden sinyal uretilmesi saglanmis ama yine de, gelismekte olan ekonomiler ve kalkinmis ulkeler icin ayni gostergelerin calismayabilecegi gozlemlenmistir. ayrica sinyal ureten rasyolarin mutlaka dogru sinyal vermesi gerekmemektedir (bkz: signal to noise ratio). ayrica bu rasyolar uzerine calisilirken ulkelerin icinde bulunduklari durum gozonunde bulundurularak yorum yapilmasi gerekmektedir. ornek olarak borsanin ortada fol yok yumurta yokken rekor uzerine rekor kirmasi, merkez bankasinin faiz indiriminde asiri temkinli davranmasiyla aciklanabilecek bir olgu olabilir -yerel paraya yonelmenin sonucu olarak, bono ve doviz fiyatlarinin da rekorlar kirmasi gibi... ama tabi herkes ayni yonde dusunurse sonuc cogunluk tarafindan belirlenir.
  • döviz kurlarının (tl enflasyonu)-(ilgili para biriminin kendi içindeki enflasyonu) kadar artmaması ve oluşan makasın uzun süre taşınamayacak kadar büyük olması.

    tcmb verilerine göre:
    1998/ocak=100 tl ---> 2004/aralık=1.051tl
    1998/ocak: 226.550 tl/eur, 207.000 tl/usd (kabaca)
    2004/aralık: 1.835.000 tl/eur, 1.345.000 tl/usd (kabaca)

    geçen süre zarfında usd'nin diğer para birimleri karşısında %15 civarında (kabaca) değer kaybetmesi de hesaba katıldığında olması gereken değerler (kendi içlerindeki enflasyon ihmal edilerek)
    2004/aralık: 2.381.000 tl/eur, 1.832.000 tl/usd idi.

    kur makası:
    eur için: % 23-geçen süre zarfındaki eur enflasyonu
    usd için: % 27-geçen süre zarfındaki usd enflasyonu

    yani kabaca % 20.

    kur çıpası döneminde, anayasa fırlatma krizi patlamadan hemen önce bu makas %13-15 civarında tahmin ediliyordu.
  • memlekette tahtıravan* satışlarında patlama yaşanması..
  • elinde piposu, boğaz manzaralı evinde çok afedersiniz siki tassagina denk bir vaziyette yaşamakta olanlar ve benzerleri bu emareleri dış ve iç borçlar, döviz kurları, ithalat ihracat oranları, çok sağlıklı enflasyon verileri, paranın satınalma gücü, kapasite kullanım yüzdeleri, gizli işsizliği ne kadar yansıttığı meçhul işsizlik istatistikleri gibi pek meşhur ekonomik göstergelere bakarak anlamaya çalışırlar, hatta içinde yaşadıkları ülkenin ne durumda olduğunu anlayabilmek için elin amerikalısının, avrupalısının ağzından dökülecek laflara ayran budalası gibi itibar ederler, ama bunu anlamak için alim olmaya gerek yoktur aslında, pazara çıkan, markete giden vatandaşlar etiketlerin zırt pırt zamlandığını gördükçe, maaş bordrosunu aldığında sözde düşük enflasyon dolayısıyla sadaka kadar zam almasına rağmen kiralarının hiçte tek haneli oranlarda artmadığınızı gördükçe, ailelerinde, çevresinde bir sürü kalifiye ya da değil insanın işsiz olduğunu bildiğinde zaten işlerin çoktan boka sardığını anlamaktadırlar.tüm bunlar değişmeden kriz bitti, ekonomi düzlüğe çıktı diyenlere kıçıyla gülemeyecek kadar dertli olduklarından ellerindeki tek eğlencede güme gitmektedir, işte bu halka bundan televole, kaynana, futbol maçı, futbol maçının tekrarı, futbol maçının yorumları, zerzevat ve tavuk uzmanı futbol hakemleri izlettiriyorlar, halkımızda delirmemenin en iyi yolu deli taklidi yapmak olduğundan öyleymiş gibi yapıyor, ama her insanın sabrının bir sınırı olduğu gibi her toplumunda sınırları vardır, ne kadar esnek olursa olsun.
  • once ekonomik kriz taniminin ne oldugunun belirlenmesini gerektiren isaretler butunudur.

    ekonomik kriz genelgecer tanim olarak ekonomik aktivitede (bkz: gayri safi milli hasila) (bkz: gayri safi yurtici hasila) belli bir donemde (ki bu genelde bir senelik bir periyoddur) meydana gelen azalmadir. ornek olarak bir ulkenin gsmh si bir yil icinde 7% kuculurse bu kriz olarak adlandirilabilecekken, 1% gibi bir kuculme kriz olarak tanimlanmayabilir. tabi ne kadar kuculme krizdir ne kadari degildir tamamen subjektif bir secimdir.

    su durumda ekonomik aktiviteyi kucultmesi olasi degisiklikler gozlenmesi gereken emareleri olusturacaktir. misal olarak, sozde enflasyon dususunu kriz olarak tanimlamamiz mevzubahis degilken, cari acik/gsmh rasyosu ekonominin ilerde kuculup kuculmeyecegine gerekli ama tek basina yetersiz bir isaret olabilir. ha sozde enflasyon dususu sorun mudur? evet sorundur ama istatistik enstitusunun enflasyon sepetinin kotuluguyle aciklanabilir. ya da toplanan datanin kotuluguyle belki de. ama sozde dusen enflasyon direk olarak kriz emaresi degildir. en azindan dunya uzerinde.

    ekonomi buyuyor denirken issizligin artmasi su aralar cok konusulan bir sorun. issizlik kesinlikle istenen bir durum degildir. turkiye'nin de kriz yasadigi bu yakin donemde dunyada da resesyonlar gorulmustur. bu resesyonlar sirasinda bircok insan, kalifiye ya da degil, issiz kalmistir.

    bu resesyonlar sirasinda, isimin de bir parcasi olarak, hem turkiye'ye hem disaridaki duruma dair verileri kurcalamistim. kisaca ekonominin toparlanmaya baslamasi ve issizligin artmasi dunya uzerinde kabul gormus bir takim akademisyenler tarafindan da incelenmis. ister begenirsiniz ister begenmezsiniz ama begenmemek icin okumak lazimdir bu yuzden havlamak yerine, "ahahah ben oyle dusunmuyorum" diyip aslinda gayette fikirsiz olundugu belli edilecegine, bu adamlarin yazdiklarini okudugunuz zaman genelde basit olarak bir tarafi gostermekteydi yorumlar. ekonomi kuculmeye basladiginda isgucune talebin azalacagi su goturmez bir gercektir. ki zaten oyle de olmustur. dunya uzerinde issizlik artmistir. bircok insan yeni is firsatlari cikana kadar ya is aramamamis ya da baska alanlara kaymistir, misal yurdumuzda erkekler askere gitmis, universiteyi bitiren insanlar is aramak yerine master programlarina basvurmustur. yurtdisinda da aynen bu yontemlerle olmasa da gonullu issizligin arttigi gorulmustur. ekonomi biraz kipirdanmaya baslayinca daha once gonullu issiz olan bu takim yeniden is aramaya baslamis ve issizlik rakamlari ekonominin buyumesine ragmen artmistir. ayrica anlatilan uzerine ve genel gecer kabule gore, issizlik, ekonomik aktivitenin azalmasi, yani ekonominin kuculmesini takip eden bir gelismedir. issizligi kriz habercisi olarak adlandirmak sanki biraz... neyse cahillik demeyelim.

    kisaca... ekonomistlerin ceteris paribus u cok sevmesine ragmen, makroekonomide ceteris paribus'un gecerliligi olmadigi asikardir, ki zaten bu cok degiskenli regresyon modelleriyle ustu kapali bir sekilde itiraf edilmistir. ekonomik krizin bir tek degiskenle aciklanamayacagi, basligin da cogul ekiyle bitmesinden de anlasilacagi uzere, hemen kabul edebilecegimiz bir gercektir. su durumda ne kadar begenilmese de maalesef tembellik etmeyip ekonomik gostergelere bakmamiz kacinilmazdir. bunlar icin de takip edilmesi gereken, isleri bu olan insanlarin dediklerini izlemektir. eger kisi biliyorsa kendi de yapabilir tabi bunu. ama eger televizyonda gordugumuz insanlara televole iktisatcisi dersek, bunun uzerine amerika'da avrupa'da insanlar ne diyor o zaman onlara bakiyim diyen insanlara da laf atarsak bu daha cok kafa yormaktansa, bok atmaya meyilli oldugumuzu gosterir.

    bu isaretlere daha detayli sekilde, hatta biraz daha fazla kafa yorup bakmak isteyenler icin, reha yolalan, murat ucer, carmen reinhart, graciela kaminsky, paul krugman -ozellikle 16 sayfalik birinci nesil kriz literaturunu baslatan ve tabi ki daha sonra takip eden iki nesile de onayak olan krugman makalesi tavsiye edilir. ama amerikalidir dikkat edin.
  • semte kurulan giysi pazarının ardından temizliğe gelen işçilerin her zamankinden daha çabuk caddeyi terketmeleridir.