şükela:  tümü | bugün
  • medya gücünün tek elde toplanması, çoğunluğun maaşlı çalışan olması, gerçeklerin halkan saklanması gibi sebeplerden ötürü bir türlü krizde olduğunu farkedemeyen halka, ekonominin çöktüğünü anlatmak tabii zordur. hele türkiye gibi biat kültürü tavan yapmış bir toplumda çok daha zordur.

    anlatmaya çalışayım güzel arkadaşım. belki idrak edersin;

    halkın avm'lere doluşması, sokaklarda bmw, audi gibi otomobillerin çok olması, insanların avrupa'da tatil yapıyor olması, kahve ve yemek zincirlerinin dolu olması ekonomik durumun iyi olduğunu göstermez. halkın bankalara borçlandığını gösterir.

    aksine gelişmiş bir avrupa ülkesinde, örneğin britanya'da ekonomi türkiye'den kat be kat güçlüyken ve kimsenin ekonomik sıkıntısı yokken avm'ler sadece işi olan insanların gittiği bir pazardır. sokaklarda daha çok ekonomi sınıfı otomobiller ve bisikletler görürsünüz. kahve ve yemek zincirleri de bizdeki gibi tıka basa dolu değildir. ancak baktığınızda herkesin parası vardır. herkes zengindir. türkye'nin aksine asgari ücretle çalışan insan sayısı çok azdır. yani bu kıstaslar ekonomik büyüklüğü değil, görgüsüzlüğü ve hesapsızlığı gösteren kıstaslar diyebilirim.

    ekonominin sıkıntıda olduğunu şöyle anlayabiliriz;

    412 milyar dolar dış borç varken 143 milyar dolar yıllık ihracat yapabiliyorsan büyük bir krizdesin demektir. özellikle nakit dönmeyen piyasada, ard arda kapanan üretici firmalar ihracat için umutları söndürürken krizde olmadığımızı söylemek cahillik olur.

    dış borcu kapatmamız için umut verecek ne teknoloji üretimimiz, ne güçlü bir ağır sanayiimiz var. üstelik tekstili asya'ya kaptırmış durumdayız. ne üretip ne satacağız? bu borçları nasıl kapayacağız?

    fed kararları, siyasi istikrarsızlık, güvensiz ortam derken son yıllarda giderek artan ekonomik daralma ve döviz hareketleriyle piyasa hareket edemez hale geldi. aylardır kapanan firmaların haddi hesabı yok. piyasada bir kuruş para dönmüyor.

    istanbul'da endüstriye hizmet eden bir firma sahibi olarak söylüyorum, çok zor direniyoruz. deliler gibi borca giriyoruz. iş dönmüyor, para hiç dönmüyor. firma ve fabrikalar kapanıyor. bırakın endüstriyi, her zaman para getirir denilen gıda sektörü bile masrafını çıkaramıyor. hükümetin yanında olmayan herkes sıkıntıda. aslında hükümet de sıkıntıda ama çaktırmamaya çalışıyorlar. halktan ekstra vergiler alarak önünü görmeye çalışan, güvenilmez bir hükümetle nereye varacağız bilemiyorum.

    yol yaptılar, köprü yaptılar, inşaat yaptılar, alt yapı yatırımları yaptılar, köylüleri araba sahibi yaptılar, herkesin derdine koştular ama bunları ceplerinden yapmadılar. neden diğer hükmetler bunu yapmadı, çok yakında ağlaya ağlaya öğreneceğiz. diğer hükümetler sadistliğinden değil, yorgan kısa olduğu için bu hizmetleri yapmadı. şimdi götümüz donacak o asfaltlarda, kimsenin haberi yok. yorgan göte yetişmedi çünkü.

    yol, köprü, inşaat ihtiyaçtı bir yere kadar ancak asıl ihtiyac teknoloji yatırımıydı, ağır sanayi yatırımıydı, eğitim yatırımıydı. halk bunu anlayamadı. bu hizmetleri yaparken sümen altı edilen dehşetengiz paralara ve yapılan kalitesiz işlere hiç değinmiyorum bile. onlar ileride ortaya çıkacak zaten.

    kısacası, her açıdan ama en çok ekonomik açıdan yanlış yönetilen bir ülke, ekonomisinin bombok olduğunun farkında olmayan halk. her şey olması gerektiği gibi, yürrü be koçum türkiye.

    edit: imla
  • ülkede güvenilir, aklı başında kurumlardan bir tek merkez bankası kaldı. allahtan araç bağımsızlığı var dicem de onlar da birşey yapamıyorlar. ülkede üretim o kadar bitik bir seviyede. yukarda da yazdığı gibi ülkede nakit para dönmüyor, markete gidiyosun cebinden kağıt para çıkaran yok. bankaya faiz ödemekten imanımız gevremiş ama sokağa bi çıkıyosun 10 arabadan 6'sı bmw. gelen felaketin farkına bi varabilirsek ne mutlu ama zor gözüküyor.
  • gerek olmadığını düşündüğümdür.

    gerçekten bir kriz olduğuna ya da olacağına inanıyorsanız, bu fırtınaya karşı önlem almaya çalışırsınız. öteki türlü, siyasi fikirlerini değiştirmek için kriz çığırtkanlığı yapmak kimseyi fikrinden caydırmıyor.
  • asgari ücret alıpta iphone 7 piyasaya çıkar çıkmaz kredi çekip alan insanlara neyi anlatacaksın.
  • aslında 4 işlem bilen ve maaş alan birisine anlatmanın çok kolay bir yolu vardır.

    --- spoiler ---

    ona soracaksın;

    - 2 sene önce maaşın ne kadardı?
    +5000 tl (diyelim)

    - iki sene önce 1 dolar ne kadardı?
    + 2,24 tl

    - senin iki senede maaşı ne kadar arttı
    +500+550=1050tl

    - yani senin maaşın %20 civarlarında artmış.. (efe tüfe olayları senelik %10 baz aldım)
    + evet

    - peki dolar iki sene içinde % kaç artmış?
    + %40,17

    - yani senin maaşın 2 sene öncesine nazaran %20 azalmış
    + nasıl yani?

    - kardeş, tükettiğin hemen hemen herşeyi (ya da ham maddesini) yurt dışından geliyor bizim memleketimize. yani gelen her şey döviz bazında ülkeye giriyor ve fiyatları buna göre belirleniyor. yani ithal edilen herşey 2 yıl öncesine nazaran %40 pahalı şu anda.
    + açarmısın konuyu biraz...

    - bu zincirleme olarak devam eden bir durum. senin paran %20 azaldığı için genel toplamda %20 daha az para harcıyorsun. bu diğer insanların %20 daha az kazanması demek. işletmeler maliyetleri kısmak için eleman çıkartıyor, kaliteyi düşürüyor, borçlarını ödeyemiyor. sana borçlu olan kişiler sana ödeme yapamıyor. sende dışarıya borcunu ödeyemiyorsun. böylelikle satıcıdan üreticiye, ithalatçıdan, ihracatçıya herkes bir çıkmaz içinde buluyor kendisini...
    + aklım karıştı...

    - karışır doğaldır. aslında bu olay çok basit. 2 sene önce 10 lira kazanırken sen şu anda maaş zamlarınla beraber 12 lira kazanıyorsun. ama 2 yıl önce yurt dışından gelen bir elmayı 10 liraya alıyorken şu anda 14 liraya alıyorsun. 2 yıl öncesine göre 2 lira zarardasın. kısaca senin kazandığın para 2 yıl öncesine nazaran %20 daha az alım gücüne sahip...
    + ben zaten aracıma 50 lira yakıt alıyorum hep...
    - ............

    --- spoiler ---

    ilk başta yazdığım ile kendimle çeliştim lan... şimdi siz bunu malüm kişilere anlatsanız bir bok anlamayacaktır. boşverin uğraşmayın hiç...

    hani aslında çok zor da değil... ama yok abi anlamazlar...
  • cok kolay: insanlara ne kadar birikimleri oldugunu sorun, bir de ne kadar kredi karti borclari oldugunu. maaslarinin yuzde kacini cepte tutabildiklerini sorun. geldigi gibi gidiyor mu yoksa bir kismi kenara koyulabiliyor mu?
    aldiklari paranin yuzde kacini vergi olarak devlete geri verdiklerini sorun. aldiklari arabanin vergisi yuzde kac, telefonun vergisi kac, evin vergisi yuzde kac? neden bu kadar yuksek diye sorun, devlet kendi vatandasini borclandirarak kendi acigini kapiyor olmasin? o cok super asfalt var ya duple yol, hah o senin hala borcunu odedigin bmwnin vergisiyle yapiliyor iste. ucuncu kopru ve ucuncu havaalani hala borcunu odedigin evin vergisiyle. yarin bir gun devlet uretemez hale geldiginde bmwnin tekerleri donmeyecek dostum. o zaman borcunu odeyemedigin icin yok pahasina satmak zorunda kaldigin evin ucuncu kopru manzarali olmasinin da onemi olmayacak iste.
  • akpli yakin tanidik akraba falan varsa isler biraz kotu diye borc isteyin. sonra "olsa keske istedigin kadar kopegin olsun ama kardesim bizde de isler kesat"la baslayan muhabbetin sonucunda kriz olduguna o sizi ikna edecektir.