şükela:  tümü | bugün
  • bir gabriel de tarde kitabı.

    19. yüzyıl modernizm tartışmaları içinde, yapılara dayalı kuramlar arasında bambaşka bir kulvara sapan tarde; kendinden sonra gelecek eleştirel teorilere en fazla ilham vermiş ama adı pek fazla anılmamış özgün isimlerden biridir. ekonomik psikoloji, tarde'ın mikro sosyoloji ve duygular sosyolojisine kapı açan en önemli metinlerinden biri olma özelliğini taşıyor. gözden geçirilmiş bu yeni edisyon, ulus baker'in sunuş metniyle birlikte okurlara sunuluyor.

    tarde'a göre adam smith'den marx'a ekonomi-politik, comte'un "düzen" fikrinden durkheim'ın kolektif tasavvurlarına sosyoloji bir "aşkınlık" yanılsaması içindedir: belli bir noktada "yukarıdan gelen bir el" vardır sanki - ve işlere müdahale etmekte, düzene koymaktadır. walter benjamin bu bozukluğun en muhteşem tarifini yapmıştı: şeylere dokunmaya çabalayıp müdahale edemeyen bir meleğin kısırdöngüsü...

    adam smith bir "görünmez el" tanımlamıştı - onun ekonomi-politiğine karşı çıkarken marx da sermaye'yi tanrısal, tüm mistifikasyonların, dolayısıyla metalar fetişizminin kaynağı olan ideolojik bir mefhum olarak tartışma sürecine dahil etti; en kötüsü durkheim tanrı = toplum özdeşliğini dayattı. insanlar bu "aşkın" realitelerin altında toplanıp birbirlerine "benziyorlardı". oysa tam aksine tarde bu "benzeyişin nasıl gerçekleştiğini açıklamak gerektiğini" vurgular... başka bir deyişle ekonomi-politiğin açıklamaya başlamasından önce açıklanması gerekir...
    -ulus baker-
    (tanıtım bülteninden)
  • ulus baker'in dediği gibi, ''ekonomi politiğin açıklamaya başlamasında önce, açıklanması gerekir'' tarde'ın kitabı için son derece isabetli bir yorum. yani tarde bunu basit bir şekilde açıklıyor.

    benzemeye, ihtiyaca ve isteklere güzel parantezler açarken, tarihsel olarak öngörüsüz bir liberalizm güzellemesi de yapıyor. ''bir realite var'' diyor. aslında, ''köle-efendi'' özdeştir diyor bir yerde. bunun da izahını gayet güzel yapıyor. şu an yaşıyor olsa, sonuna ''bırakmayın yapmasınlar'' diyeceğini düşünüyorum.

    ''fakat yine de bu konuyla ilgili olarak ''bırakınız yapsınlar ve bırakınız geçsinler'' tarzı bir yönetimin yarattığı sonuçlara hayretle bakmanın bir yanılgı olduğuna inanıyorum, ki bu yönetim sayesinde paris gibi bir başkent fransa gibi büyük bir ulus, her geçen gün, ihtiyaçları gerektiği gibi sağlanmış, çeşitli ihtiyaçlarıyla hemen hemen orantılı bir miktarda alabildiğine çeşitli yararlı şeylele donanmış olarak bulunuyor. ''özgürlüğe'' bağlı, yani her türlü düzenin, otoriter, bilinçli ve ileri görüşlü koordinasyonun olmayışına bağlı gizemli bir erdemin varolduğu sanıldı burada.''
  • çok kötü bir çeviriye sahip olan ve mutlaka yeniden yetkin kişilerce çevrilmesi gereken tarde kitabı.