şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
  • binali yıldırım'la yapıcağı oturuma bu şartlar altında katılmamalı.
    demokrasiden bahsediceksek seçime katılan saadet partisi adayı necdet gökçınar, vatan partisi adayı mustafa ilker yücel ve çoğulcu demokrasi partisi adayı doğan duman'ın da olacağı bir oturum yapılmalı ve hep beraber orada olmalılar.

    hem 5 parti seçime giricek hem de 2 parti adayı varmış gibi diğerleri görmemezlikten gelinicek. yok öyle.
    bu insanlar çıkıcaklar projelerini, yatırımlarını vs. istanbul için neler yapabiliceklerini söylicekler. tıpkı 90'lı yıllarda trt kanalında olduğu gibi. insanlar da kimi beğeniyorsa onu seçicek. demokrasi budur.

    ekrem bey'e yakışan da bu olur.
    horoz dövüşünden bu ülkeye fayda gelmez, gelmedi de...

    edit: ek bilgi.
  • "böyle bi bilgi geldi, bu şekilde bi duyum aldim" diyip arkasından umarım "dogru degildir" diye tamamlıyor. bence bu bir taktik. rakiplerinin olası bi hamlesini onlardan önce düşünerek onlar adım atmadan söyleyerek önlerini kapatıyor. ayrıca duyum aldım diyerek "hukuken" zan altında kalmıyor. bi nevi kuzenim yazmış hikayesi.
  • kahramanlara veya kurtarıcılara inanmam. ekrem imamoğlu benim için aynı şehirde yaşadığım, işini iyi yapacağına inandığım, deneyimli bir belediye memurudur.
    hepi topu belediyeye başkan seçiyoruz, şu düştüğümüz hale bak.

    31 mart seçimlerinde sadece "ben de buradayım" demek için gidip oyumu kullanmış, sıfır umut, sıfır inançla evime dönmüştüm. seçim gecesi ve sonrasında mazbatayı alana kadar geçen süreçte çok utandım. bir sürü insan oylarımızı korumak için çabalamış, yorulmuş ama ben hiçbir şey yapmamıştım.
    sonra olmaz dediğimiz oldu ve seçimleri iptal ettiler. kimseye borçlu kalmayı sevmem, o günkü utancımı karşıma aldım, ödeme vakti geldi dedim.

    hiç bilmediğim bir ortama deli cesaretiyle atladım. yalnız değildim, benim gibi hisseden arkadaşlarımla birlikteydim, birlikteyiz.
    hiçbir zaman apolitik olmadım ama politikanın içinde olmak da en son isteyeceğim şey. bu süreçte mecburen yakından tanık olduğum bir dolu şey oldu.
    beni en etkileyen anlardan birisi istanbul gönüllüleri adına müşahit olmak isteyenleri aradığım bir gün, telefonun ucundaki 35 yaşındaki istanbul'da yaşayan, mühendis bir arkadaşın inanmadığı sistemi beslememek için bugüne kadar hiçbir seçimde oy kullanmadığı ama bu seçimde hem oy kullanıp hem de ne görev verilirse yapmak istediğini söylediği dakikalardı galiba.

    saha çalışmalarına katıldım, seküler bir ortamda yaşamak için maddi manevi bir sürü fedakârlık yapan biri olarak mütedeyyin kesimle bir araya gelip bazen kızgın, bazen sitemkâr, bazen destekleyici sözleriyle muhatap oldum. dinledim, becerebildiğim ölçüde anlamaya ve anlatmaya çalıştım.
    sandık kurulunda açık var diye, daha önce hiç gitmediğim, akp seçmeninin çok yoğun -hatta benim gibiler için biraz tehlikeli- olduğu söylenen bir ilçede, diğer arkadaşlarımın hepsi aynı okula düşmüşken ben tek başıma başka bir okulda, dünya yansa aynı cümlede adımın geçeceğini düşünmediğim bir partinin sandık görevlisi olarak görev aldım. (umarım başıma bir iş gelmeden evime dönerim)

    bunca işimin gücümün arasında, görece olarak keyfim yerinde bir hayat sürerken, bazı sorumluluklarımı aksatma pahasına bütün bunları neden yaptım/yapıyorum ve neden buraya yazıyorum?
    yapıyorum çünkü kendisine yapılan haksızlık dolaylı olarak ona oy veren herkese yapılmıştır. vatandaşlık hakkım olan oyu yırtıp atmakla, evime gelip malımı mülkümü yağmalamak arasında bir fark görmüyorum. yıllarca "sandıkla gelen sandıkla gider" diyenlerin sandığa rağmen gitmemesini kabul edemiyorum. elimden gelen bu, ben de yapıyorum. 25 yıl istanbul'u yönetenleri gördük, bir 5 yıl da kendisine şans vermek istiyorum.

    yazıyorum çünkü ekrem imamoğlu'nun tüm vaatlerini, projelerini okudum, inceledim ve hepsinin yapılabilir şeyler olduğunu düşünüyorum.
    o nedenle, bu şehirde yaşayan bir kadın, özel gereksinimli bir çocuğun annesi, istanbul'un çarpık yapılaşmasını dehşetle izleyen bir mimar ve yukarıda yazdıklarımı yapmış bir oy vereni olarak imamoğlu'nun verdiği sözlerin takipçisi olacağım. hakkı olan göreve geri geleceğine de verdiği sözleri yerine getireceğine de inanıyorum.
    ama olur ya yanılıyorumdur, destek olmayı bildiğimden daha iyi hesap sormayı bilirim, yazılı olsun istedim.
    #herşeyçokgüzelolacak
  • (bkz: sen de sor)
  • her türlü çamur, pislik, komplo ile yıpratılmaya çalışılan; anasının ak sütü gibi helal 'istanbul büyükşehir başkanlığı' elinden alınmış, hakkına girilmiş, hakkı gasp edilmiş kişi olur kendileri.

    bak bir daha yazıyorum. belki birkaç sığır aktroll görür.

    -hakkı gasp edilmiş.

    -kul hakkına girilmiş.

    -anasının ak sütü gibi olan başkanlığı, zorla elinden alınmış.
  • şuan canlı olarak pendik de konuşuyor, kendi youtube kanalından izleyebilirsiniz, herşey çok güzel olacak.
  • (bkz: #91088525)

    bugün itibariyle kendisine saldıranlara ibb çalışanlarının önemli bir kısmı da eklendi.

    (bkz: ibb personelinin imamoğlu aleyhine miting yapması)

    insanın inanası gelmiyor hakikaten. bununla ilgili bir liste hazırlarsak, şöyle oluyor:

    - devletin başındaki tarafsız olması gereken cumhurbaşkanı
    - devlet bahçeli
    - (doğal olarak) rakibi binali yıldırım
    - bakanlar (ss) ve eski bakanlar (veysel eroğlu, nurettin canikli)
    - valiler (ordu valisi seddar yavuz)
    - akp ilçe belediye başkanları (esenler belediye başkanı tevfik göksu)
    - demirören grubu dahil sayısız yandaş gazete, televizyon ve buralarda çalışan bir yığın insan
    - bir kısmı maaşla trollük yapan sayısız akgezenler
    - tarikat şeyhleri (cübbeli v.s)
    - ibb çalışanlarının önemli bir bölümü
    - yandaş işadamları (ito başkanı)

    allah sabır ve kolaylık versin.

    listeyi duruma göre güncelleyeceğim.
  • şu ana kadar sergilediği performans ile bugün chp'nin istanbul adayı değil de binali yıldırım ile birlikte akp'nin aday adayı olsaydı recep tayyip erdoğan dahil bütün akp'liler binali'yi değil kendisinin aday yapılmasını isterdi, çok net.

    bu profilde bir adam varken binali'yi tercih etmek için ya salak olmak lazım yada menfaatinin olması. düşünsene aynı paraya takımına 15 sene ekmeğini yiyeceğin, belki aldığının misli fiyatına satabileceğin 20 yaşındaki mbappe ve futbol kariyerinin son yılını oynayacak olan 35 yaşındaki robben teklif ediliyor. sen tutup robben'i alıyorsun. mal mısınız amk ya?
  • tekrar tekrar söylüyorum mülteci meselesine değinmesi çok iyi oldu puan kazandırdı.neredeyse yandaş muhalif tüm kesim rahatsız bu konudan ve bu konuya değinmeli her gittiği yerde.tabi sert bir şekilde değil ama çözüm aramak şekilde.