şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: çöp)
  • " kutsal bilgi kaynağı "nın yavaş yavaş yerini bıraktığı betimleme.
  • sanırım gençler ihtiyacı olanı talep ediyorlar.

    eskiden cahildik bilgiye ihtiyaç vardı, şimdilerde dertliyiz biraz eğlenmeye ihtiyacımız var.

    ve birisi kulağıma fısıldadı "seviyeyi yükseltme piç"
  • kendimi huzurlu hissettiğim başlık.

    uyurken, bunu bilerek uyanıp, buraya geldiğime göre, bilinçaltıma demek istiyorum ki, dün geceki o kabus hiç hoş değildi, tıpkı bugünkü gibi.

    kırmızı çizgili siyah büyük yılan. benden kaçamayacaksın. hötürt diye üzerine atladığın o nergislerin kokusunu halâ hatırlıyorum.

    karanlığın teninde parlayan küçük yıldızlar; sizi seviyorum.

    uyku.
  • geniş penceresiz bir odanın içinde eskimiş bir kanepe. kanepenin ayaklarından biri kırık. hayır oturamazsın, olmaz. loş ve bunaltıcı bir hava, nemli.

    o odada oturup kütür kütür elma yiyorsun. ayakta. sanki deniz kenarındaymışcasına rahat. ve mutlu.

    çok doğal.

    düt: imla.
  • hayatın, bir evresinin sonuna gelindiği gün. derinlerde bir his. dünya'nın akışında bir değişiklik. dönüşüm. farkına varmak, ifadeselliğe dökmek, sıkıştırmak.

    müzik çok güzel,

    16 eylül 2016.

    düt: dostum oradasın biliyorum.
  • -bestesi olmayan şarkı

    durması gerekirdi,
    durması gerektiği yerde.

    ve dönmesi gerekirdi
    dönmesi gerektiği yerde

    ve gitmesi gerekirdi,
    gitmesi gerektiği yerde

    ama o,
    farklıydı.
    bile bile lades misali,
    bile bile yaşardı.

    tüm farklılar gibi,
    bilmezdi çoğu şeyi,

    ama bilirdi,
    hepimizin bildiğini,
    çok daha iyi bilmeyi...
  • göğün mabed olduğunu sanan solucanların kıvrandığı toprağın üstünde yeşeren minik rengarenk çiçeklerin kokusu aniden kesiliverdi.

    uzun tamlamalar mide bulandırıyor.

    ışık kırılmalarının etrafta ettiği dans büyülememeli seni.

    gerçek daha yakında.

    belki de karşındaki insanın gülümsemesinde.
  • durgun don isimli kitap zihnimde olmasi gerekenden farklı bir imge yaratıyor, engel olamıyorum.

    bazen kahroluyorum böylesi durumlara.

    ardından unutuveriyorum. ama kesin yine, tekrardan hatırlıyorum. karşı konulamaz bir döngü.

    şimdi de solucan delikleri geldi aklıma.

    ne demiş kolomb, "bazen gidersin ya uzaklara.."