şükela:  tümü | bugün
113274 entry daha
  • bir keresinde bir miktar depresyona girmiştim, o dönem de nasıl bir doktor ruhum vardiysa kendimi istanbuldan izmire sevk etmiştim. şu an gülerek anlattığım bu olaya bir yıl önce durdurulamaz gözyaşlarim eşlik ediyordu, yayında ve yapımda emeği geçen herkesin allah belasını versin :)
  • bir arkadaşımın eski sevgilisi ile görüşüyoruz. aktivite arkadaşlığı ediyoruz ve sohbet ediyoruz. hiç bir halt olmamasına rağmen feci geriliyorum, "ulan bir görünürsek nasıl açıklarım?" falan diyerek. halbuki aramızda o kadar bir şey yok ki, görülsek gelir onlar bize açıklama yapar.
  • en yakın kankalarımdan biri şok marketler'de çalışıyor. özellikle onun olduğu saatlere denk getiriyorum alış verişi. ben market'in içinde alış veriş yaparken her türlü taşak muhabbetini yapıyorum ona ve gıkını çıkaramıyor. ''naber lan x bey'' diyorum '' eli ile sus işareti yapıp marketin içinde mesaj atıyor bana; ''sussana yarraam'' (asdlfksdlkg). kasaya doğru gidip ürünleri ona veriyorum o da okutuyor haliyle. müdür'de yanında. kanki bozuntuya vermiyor. prosedür gereği bana ''faruk bey 25 tl üzeri alışverişlerde 2 litre yudum yağ 10 lira 90 kuruş ister misiniz? ben de gülerek; ''siktirgit lan'' diyorum. müdür şaşkın şaşkın bakıyor. ürünleri geçirdikten sonra kendimi sıkıp gülmekten gözlerimden yaşlar boşalıyor bana; ''ıkşım gilinci sini sikicim olim''. (asdfsdlfksdlf)

    aradan birkaç gün geçti. acıktık evdekilerle hadi peynirli çıtır börek yapalım dedik. malum baklavalık yufka lazım. saat 20.00'i biraz geçiyor. kankam yerine yanlış bir numarayı aramışım nasıl olmuşsa.

    - nerdesin lan?

    - evdeyim (nefes nefese kalmış, hatunun biri ile iş pişiriyor)

    - yarraam sen şok'ta değil misin?

    - na nasıl yani? (herifin seviştiği hatun diyor ''kapat şunu be salak'')

    - olum şok kaçta kapanıyor?

    - şo şok mu? va val valla bilmiyom ki (nefesler harala gürele. bu esnada ben olayın pompa olduğunu ve yabancı bir numarayı aradığımı anlamaya başladım)

    - kapat la kapat :))

    öyle bir güldüm ki böbreklerim götümden çıkacaktı. benim hatun dürtüyor iki de bir ''ne oldu allah aşkına söyle''. ''böyle böyle oldu''. ulan öyle bir güldük ki bizim bebelerde koşarak gülmeye başladılar anlamsız anlamsız. ben böyle birşey görmedim amına koyim :))
  • kendimi herhangi bir kalıba, herhangi bir hayata, herhangi bir role oturtamıyorum.
    ne bohem, ne aile babası, ne kayıp, ne yalnız, ne işinde gücünde bir adam.
    tüm yaşam ihtimallerinde, tüm yaşam rollerinde sanki bir yerim uyuşmuyor. kendime bir acıma hissi geliyor, bir müstehzi tebessüm. tüm olanlar ve olacaklar için.
    bence tüm evren korkunç bir tesadüf, işte hepsi bu. oturduğumuz yer, arkadaşlarımız, ailemiz, hepsi korkunç bir tesadüf, o yüzden bir role girmek ve uymak, yaşayıp gitmek.
    hepsi aşırı aptalca.
    dogümgünü pastaları, hediyeler, trafik ışıkları, banka hesabı, hüzünlü ve mutlu anlar. hiçbirine uyamadım, uymuş gibi yaptım bazen.
    olmakla olmamak arasında o ince çizgi, işte düşündüğümüz kadar anlamlı bir şey değil ki yaşamak.
    oyalanıp gidiyoruz sadece. birer birer solacağız, hepsi bu.
  • 2018, yeni yıl her şey güzel olacak dedik, güzel dilekler diledik ulan ikinci gününde hastanelik oldumasfhj
    şansımı acilen döndürmem lazım yoksa 4. günde ne olurum, bilmiyorum *
  • en son 2005 yılında entry girmiş bir yazarın attığım mesaja 3 saniye sonra cevap vermesi altıma sıçtırmıştır.
  • zora geldim ya yine, millete sarıp dikkatimi dağıtasım var.

    kendime bir öfkem var ya, onu başka birisinden çıkarasım var. ama yapmıyorum. çünkü duygularımı kontrol etmekte çok ilerledim.

    zaman çok çabuk geçiyor. umarım daha da hızlı geçer. ve bir gün biter. ve ben, o güne dek kendimi oyalayabilirim.

    geleceğimi bitiriyorum şu sıralar, bunun farkında olup farkında olmak istemiyorum.

    itiraf mı... hep kendime. biliyorum, itiraf ediyorum, farkındayım kendimin neyi niçin yaptığının. ee peki sonra? neye yarıyor farkındalığım, karanlık yanlarımı kabul etmem?
  • ulan tam yastiga kafami koydum,mudur aradi. tel elimdeydi,refleks olarak actim. “su maile bi baksana” dedi kapadi. bakamam uyuyorum dicektim firsat olmadi.

    bakmicam olm,ben is saatleri disinda sirket yansa dert etmiyorum umurumda mi lan?? tum gemiler batsin o maili okundu bile yapmam.

    diyemedim.

    ama iyi ki eksi itiraf var ki diyorum*
    uyuyorum mudur,mesai saatlerinde paslasiriz canisi. kips.

    kips da en cok kullandigi kelime adamin.
  • sanırım boku yedim. şu hayatta büyük konuşmamak lazımmış. geçen hafta işteyken arkadaşla aramızda geçen diyalog:

    arkadaş: ulan ayrılmayı mı bekliyordun bu nedir amk her hafta farklı hikayeyle geliyorsun?

    ben: ne var oğlum bunca zaman biz çektik acıyı, kimse sormadı niye çekiyorsun diye. iyi böyle bir orda bir burda sıkıntı yok.

    ark: yarın bir gün düzenli bir sevgilin olursa görürüm lan seni.

    ben: siktir lan sokarlar ilişkisine kafam rahat olmaz öyle şey.

    aradan bir hafta geçer. mesai sırasında derin bir oof çekildikten sonra arkadaş duyar ve hayırdır der. bendeki cevap:

    -“oğlum bir gülüşü var...”
    +”puahha sanırsın beşiktaş sahaya çıkıyor dimi? ne oldu amk atıp tutuyordun geçen hafta”
    -“lan dur yarraklara yan bastım galiba. ya iyice boku yerim ya da çok güzel bir şey olacak”

    nerden çıktın ablacım sen ya? hayır o kadar alakasız bir yerden o kadar saçma şekilde hem de. takılır geçeriz en fazla derken bir de normal muhabbetine denk geldim ki, otur saatlerce sohbet et hatunla. ne gereği vardı ya ne güzel oturuyorduk işte. durduk yere verdin başımıza işi şimdi. neyse ulan, korkanın çocuğu olmaz, ilerde ağzıma sıçılma ihtimaline rağmen bu güzelliği kaçırmıyorum. zaten ne demişler:

    “en güzel beşiktaş’ın çocukları sever”

    maça ne zaman gidiyoruz dedi ya, te allaam inadıma yapıyor.

    bu kimseyi ilgilendirmeyen entry de burada dursun. ilerde lazım olur.
1388 entry daha