şükela:  tümü | bugün
126932 entry daha
  • yeni bir ayrılık sonrası beni darmadağın eden:
    "kuş ölür, sen uçuşu hatırla."
  • ne hissediyorum?

    mide bulantısı hissetmek gibi... ama aslında midenin zerre bulanmaması. canının yanması yada bir tür acı çektiğini düşünmek ama vücudunda acı verebilecek hiçbir yara yada hastalığın olmaması. uykulu olmak. ama aslında uykunu fazlaca almış olmak. yada hiç uyumadığın halde nedense gözlerinin kapanmamakta direnmesi.

    sürekli gelen "iyileşemiyorum" hissi. daha doğrusu; iyileşme gücümün beni bu durumdan kurtaracak kadar hızlı olmaması. o yüzden sadece acıya katlanıp umut ediyor olma halim.

    kafanın içinin bomboş olması. hani boş bir kuyuya taş atarsın, dibe vurur garip bir yankı yapar. kafanda öyle bir yankının olması, bir tür çınlama. ama boşluktan değil, o kadar tıka basa doludur ki kafan, içindeki bulamaçtan... hiçbir şey bulup çıkaramazsın. bir kahve daha demlersin, sonra kupanda zaten yarı yarıya kahve olduğunu fark edersin. hangisini dökeceğine karar veremezsin.

    üzgün olduğunu düşünürsün sanki ama aslında üzülecek bir şey de yoktur, zira ölümler, terkedilişler, yıkımlar kadar mutluluklar ve sevinçler de yaşamışsındır. her şey ancak herkesinki kadar kötü olabilir daha fazla değil, diye düşünürsün yine de anlam veremezsin, böyle gider ne kelimeleri anlamlandırabilirsin ne de duyduklarını, oysa anlamlandırman gereken bir şey de yoktur ya. tuhaftır ama anlamsız yere kendini bir garip hissedersin, yada sadece hissedersin.

    bazen soruyorlar, hayal dünyanda mı yaşıyorsun diye.

    evet hayatın bokluğunu anladığımdan itibaren bu dünyada -ülkede yaşayamıyorum.
  • bitişler değil! hiç sevilmemiş olduğunu anlamak üzücü oluyor... bırakın huzuru,acısını çekebileceğin bir gerçeklik bulmak bile ne kadar zor. hayat bir bok çukuru, içinde çırpınıp durduğumuz. sadece ölüm çekip alacak sanırım buradan insanı.
  • bugün de yaşanıyor en kötü gün hayalkırıklığı yaşatan saaerle... nefesim düğümlenirken hayatımı çukurdan çıkarayım derken bataklığa saplaniyorum. biraz huzur ve mutluluk saf yalnızlıkla mümkün belki de. ihtiyacım olan sevdiğim insanlar neden acı veriyor diye sormaktan yoruldum. hayatımin anlamını bulamiyorum, o küçük ışığı göremiyorum. bunalım ve depresyon sadece hayallerimi, umudunu değil beni de yokedek birgün biliyorum. intihar etmeye cesaretim yok, mutsuz yaşamaya mahkumum.
  • hafta sonu keyfimin kahyasının istediği yere gidip çadırımı kurup kafamı dinleyeceğim. düşünmesi bile huzur veriyor yemin ederim.
  • belirsizliği sevmeyenler aynı zamanda paşabahçe'nin köşem serisini sevenler bence. hatta fizik matematik de severler. pis fenci rasyoneller. rasyonellerin aynı zamanda korkak olduğu konusunda oldukça önyargılıyımdır. fencilik eskiden benim için küfürdü, sonra bir fenciye aşık oldum. yine de fencilik hoş değil.
  • sabahtan beri sevdiğim birinin doğumgününü 00.00'da kutlamak için bekliyorum. kutladım da.

    1 ay kadar erken kutlamışım...
  • insanları kışkırtmak ve gıcık etmek için bazen olduğum kişinin dışında davranıyorum ve bu da benim hoşuma gidiyor. allah affetsin anacım, siz de affedin sevgili suserler.
    :/
  • kuzenim evine direk koydurmuş pole dance yapıp video çekiyor, ben vantilatörün önünde direğe sarmam gereken bacaklarımı pergel gibi açıp yapışıklığı en aza indirmeye çalışıyorum.

    ulan bu ne biçim gen ki eğlence, sosyallik, çılgınlık falan bana hiç uğramamış.

    anama babama da benzemiyorum tip olarak, kesin evlatlık aldılar. fakat ben beni biraz büyüttükten sonra olmayacağını fark eder cami avlusuna geri koyardım. koymadıklarına göre kan bağı olsa gerek.
  • dışarda gayet içebiliyorken eve alkol sokmamak gibi bir takıntım var. sanki o dolaba o alkol girdiği zaman ne de olsa o an ulaşabildiğim yerde diye sürekli içerim düşüncesiyle almak istemiyorum.

    ama bazen de bi olmeca olsa 3-5 shot atsam ve halıya odaklanıp kalsam diye de hayal etmeden duramıyorum.
443 entry daha