152070 entry daha
  • anne olunca en buyuk korku ölmek degil, evladini koruyamamak oluyormus.
  • fark ettim de kimse beni kaybetmemek için çabalamamış.
  • bugün 30. yaşıma girdim. üstüme bir ağırlık çöktü. nerdeyse ağlayacağım. 30 yaşıma girmek istemiyorum ki ben. ne bu şimdi? yaşım sorulduğunda 30 mu diyeceğim yani!? oysaki 30’a ne çok zaman var demiştim, dün gibi daha 20’lerim. bu hızla 40’da gelir çalar kapıyı. bununla nasıl başedeceğim.
  • arkadaşlar herkesin duyguları vardır. lütfen insanlarla konuşmadan önce düşünün bunu. birisinin kalbini kırdığınız zaman anlamayabilirsiniz. yada olaylar farklı anlaşılmıştır. ama sonuçta kalp kırılmıştır.

    yapmayın lütfen. biraz duyarlı olun. biraz...
  • mutsuz olmak için dünyaya gelmiş gibi hissediyorum
  • şu an şirketimizin ana showroomundaki koltuklarda yatan bir evsiz arkadaşımız var ve orada kalabileceğini ben söyledim. peki buraya nasıl geldim?

    birkaç aydır iş nedeniyle miami'deyim, her gün işe gelip giderken altından geçtiğim bir köprü var ve bazı günler bu köprünün altında bir adam görüyordum. bu adam tahminimce birinin çöpe attığı kanepeyi alıp orada kendine gölgede yatacak yer yapmıştı. saçı sakalı birbirine karışmış, üstündeki kıyafetler paramparça bir garip adam. ne zaman görsem yaşadığım hayatı sorgulamama neden olan bir adam. birkaç kez onu gördükten sonra gidip ona yiyecek bir şeyler aldım ama döndüğümde gitmişti. biraz bekledim de ama şirkete dönmem gerektiği için gitmek zorunda kaldım. dönüp de bulamadığımda yemeğini kanepesine bırakıyordum.

    sonunda bugün öğle vakti yine onu gördüm ama kanepesi yoktu betonda yatıyordu, yanında durdum ve aç olup olmadığını sordum. çok açım, dedi. bir yere gitmemesini tembihleyip gidip yiyecek bir şeyler aldım ve döndüm. yemeğini verdim ve çok içten bir şekilde teşekkür etti ben de yanına oturdum. yolun kenarları dar ve bu yüzden adamın kanepesi birazcık yola doğru taşıyordu. kanepesine ne olduğunu sordum, o da bana görevli birilerinin gelip "yolu kapadığı için" alıp götürdüğünü söyledi. üzüldüm dedim, arabanın bagajında duran bir ufak mat vardı onu alıp getirdim yine çok teşekkür etti, alıp yanına koydu ve yemeğini yemeye devam etti. belli ki karnı çok açtı. bu noktada yardımımı yapıp işe dönme derdindeydim. sonra benim yemekleri bırakan kişi olup olmadığımı sordu, evet ben bıraktım bekledim ama gelmedin dedim. masmavi gözleri doldu bana sarıldı, ağladı. "o kanepe sahip olduğum her şeydi" dedi. tahminim doğruydu, kanepeyi yakınlardaki çöpten almış birkaç insanın yardımıyla taşımıştı.

    çöpten aldığı kanepesini kaybedince sahip olduğu her şeyini kaybeden adama sarıldım, her şey çok güzel olacak dedim. hikayesini dinledim. bir kez daha rastgele karşıma çıkan bir yabancıdan çok şey öğrendim. hikayesini duyduktan sonra ona daha fazla yardım etmem gerektiğini düşündüm. benimle gelmesini söyledim, şaşırdı ve ne yapmaya çalıştığımı anlamadı ama alışveriş sepetinde duran eşyalarını ufak çantasına koydu ve geldi. yarın bir trade show için atlanta'da olmam gerekiyor bu yüzden şu anda elimde tüm işlerin yanında bir gün içinde kalacak ve çalışacak yer bulmam gereken bir arkadaş var. sanırım yine bir şeyleri ayarında bırakmadım...
  • istanbul'a gittim. yıllar yıllar önce istanbul'da yaşayan kız işlendi tekrar ruhuma.

    gönüllü, ankara, 24
  • gaza gelmem lazım
    bu entry’e 12 temmuz 23:59’a kadar 50 şükela gelirse sigarayı bırakıyorum
    edit: son sigaramı içtim umarım yarın ömrümde sigara kullanmayacağım ilk güne uyanacağım mesaj atan herkese teşekkür ederim
  • annemin en sevdiği perdesini yanlışlıkla yırttım. sonra da salağa yattım.
    şimdi beraber suçluyu arıyoruz.*
  • öğretmenim bana, her konuşmaya bir alıntı ile başlamamı söylemişti. o kadar çok alıntı ve söz okumuşum ki kendimi onlar haricinde ifade etmekte zorlanır olduğumu fark ettim. bazı konularda kendime özgü düşüncelerim kalmamış gibi hissediyorum.
820 entry daha