163088 entry daha
  • hayatım değişti. hayatım bitti mahvoldum ben. hayatım boyunca hiç bu kadar ne yapacağımı bilemediğim bir zaman olmamıştı. benim bir çocuğum varmış. eskiden takıldığım bir fuckbuddy m vardı bugün benimle birşeyler konuşmak istediğini buluşmak istediğini söyledi. ilk buluştuğumuz yerde buluşmak üzere sözleştik. gittim ben 5 dakika sonra da o geldi. ama bir gariplik vardı. kucağında bir bebek vardı. hayrola neci kimin nesi bu bebek dedim. senin çocuğun dedi. dalga geçme ciddi soruyorum sen çocukları sevmezsin bakıcılığamı başladın dedim yemin etti senin çocuğun ne yapacağımı bilemediğimden bu zamana kadar sakladım dedi. aslında aldırmaya gittim ama orada ne olduysa kıyamadım dokunamadım bebeğime dedi. bizim çocuğumuz bu sahip çıkmak zorundasın bize dedi. hemen kaçtım oradan, uzaklaştım. demin whatsapp dan veledin fotoğrafını göndermiş. benziyo da kerata bana. ama çocuk gerçekten benim mi bu kızın benden önce ve sonra da fuckbuddy leri oldu benim üstüme kalmak kapaklanmak istiyorsa neden ben. ben zaten intiharın eşiğinde işsiz bir gencim. kafamda deli sorular. o kadar da dikkat etmiştik halbuki. kızı sevmiyorum da adı üstünde fuckbuddy. ama gerçekten çocuk benim çocuğum ise sırf kızı sevmiyorum diye ikisini birden ortada bırakamam bu itliği onlara yapamam. ne yapacam ben nee offfffffffff.
  • bir haftadır evimin bahçesinin içinden geçen, geçerken evimin içine bakan kişi, bak bugün az kalsın tepe taklak düşüyordun. nereye kadar böyle devam edeceğini merak ediyorum, seviyorsan gel konuş bence (:
  • günlerce bitmeyen tren yolculuğu yapmak istiyorum; internetsiz, insansız. 1-2 kitap alsam yanıma yeter. çoğunlukla etrafı izlemek istiyorum; sanırım 1 senelik antidepresan etkisi yaratır bende. sokayım virüsünüze de kaosunuza da.
  • eğer bir kişi kalbine her akşam ve sabah doğru biçimi vererek, bedeni zaten ölmüş gibi yaşıyorsa, o yolda özgürlük kazanır.

    özgür olmak hem birçok şeyi kaybetmek hem de birçok şeyi kazanmak demektir. ve ben özgürüm.

    hatalarımla ve doğrularımla.
  • iki gün önce bir haberi okurken özellikle kronik hastalıkları olan, hali hazırda hasta olan insanların virüsten kaçınması gerektiğini gördüm. aklıma eski sevgilim geldi. o da sık sık rahatsızlanırdı. iyi durumda mıydı acaba? aramak istedim o an ama durdurdum kendimi sonra. en son baya kötü ayrılmıştık.

    akşam boş bir anıma denk geldi ve aradım. telefon çaldı, çaldı, çaldı ama açan olmadı. ben de kapattım. yarım saat sonra telefonum çaldı. arayan oydu. açtım. nasılsın dedim. iyiyim dedi. o an öyle bir rahatlama geldi ki içime sözlük.

    sonra biraz konuştuk. aynı yazın olduğu gibi her kelimesi içime işliyordu. her kelimesinde yine içimde o ateşi hissediyordum. hayatımda birisini ancak bu kadar özleyebilirdim.
  • hiçbir şey gerçekten geçmiyor ve hala yorgunum.
  • itirafları okurken kendimden bir şeyler bulduğumda mutlu oluyorum. çok saçma. yalnızlıktan korkan biri değilim ama düşünsel anlamda yalnız ve biricik olmak ürkütüyor. a! deli değilmişim diyorum. henüz yani. şimdilik. belki. ya hepimiz deliysek? o zaman da mutlu olurum. ehe.
  • evde kal

    evde kal, tuvalet kağıdını sektir,
    evde kal, çocukluk fotoğraflarını paylaş,
    evde kal, aileni koru,
    evde kal, ehtiyarlar ölmesin,
    evde kal, dahada fakirleş.... yaşadığın coğrafya kaderindir.

    kimisi türbe yalar ve virüsten kurtulacağını sanır,
    kimisi; kaderimdir der sokaklarda cirit atar,
    kimisi “ben görmüyorum virüsü” der,
    kimisi; atın ölümü arpadan olsun” der,
    kimisi; çok duyarlıdır, markette yaşlı azarlar,
    kimisi; tamamen ekonomik spekülasyon der,
    kimisi; farkında bile değildir.... bir şekilde ölüm gözümüze sokuluyor,
    bu duruma teolojik bakanlar “kabe kapandı, artık kuşlar tavaf ediyor” diyerek kıyametin geldiğini sanıyor,

    sosyolojik bakanlar, “ evde kal” duyarlılığı kasıyor,

    ideolojik bakanlar, “ kahrolsun kapitalizm” diyor,

    psikolojik bakanlar, “ bu süreç geçecek ve sonrasında ki seans ücretlerini düşünüyor”
    farmakolojik bakanlar, “ben buldum” un peşinde koşuyor,

    doktorlar, profesörler... hayatları boyunca popüler olmadıkları kadar popüler oldular, şimdiye kadar dikkate alınmadığı kadar dikkate alındılar ve mutlular,

    sağlık çalışanlarının saat 21:00 da, alkışlarla sırtlarında ki yük alındı, görev başarıyla tamamlandı,

    evde kal; oku
    evde kal; sorgula
    evde kal; dayatılana inanma
    evde kal: dahada fakirleş... tek gerçek ölüm, ve neden öldüğünü bilemeyeceğin kadar büyük bir illüzyonun içinde olduğundur.

    bu düşünce; ben koronadan ölsemde değişmeyecek düşüncemdir.

    maksimum üç ay sonra başka bir ekonomide görüşmek üzere...
  • bundan 11 ay önce bugünlerde artık hiçbir şey için üzülmeyeceğime karar vermiştim.
    öyle olmuyormuş sözlük. işte köpek gibi üzüldüm, aşkta da ama bunlar benim sorunum.
    annem hep derdi, daha çok üzüleceğin günler olacak, boş şeyler için kendini üzme.
    olmuyor be anne. insan yüreğindekiler için üzülüyor.
  • hiçbir zaman tutkuyla bağlanılacak bir insan olamayacağımın farkındalığı içindeyim. averaj bi hayatta, averaj bi ilişkiyle yetinen bir adamla, averaj bir şekilde öleceğim. belki çocuklarım bile beni anneleri olmam dışında sevmeyecekler. belki de kimseye averajın üstü bi yaşam sunamayacağım. belki de ben biraz averajım.
37013 entry daha