182124 entry daha
  • “tanrılar bir insanı lanetlemek istediklerinde, ona yüksek yetenek ve düşük enerji verirler. çok şey yapabilir, ama içine baktığında, bunların ancak pek azını yapmaya yetecek kadar özgüven, özsevgi, yaşam neşesi görür orada.”
    lanetlendim ben de galiba sözlük. kafamda yapmak istediğim tonlarca şey var edinmek istediğim bir sürü hobi var ancak daha sonra yaparım diye erteledikçe erteliyorum. nereye kadar ertelemeye devam edeceğim bilmiyorum.

    bir şeyi istiyorum ama onu elde edecek kadar çok istemiyorum galiba. kişisel gelişim kitaplarının olmazsa olmaz kelimesi vardır ya konfor alanından çıkmak diye çok konforlu bi alanda değilim ama çıkasım yok galiba.

    maalesef bu benim en büyük sancılarımdan en büyük sınavlarımdan biri.. aşmak dileğiyle
  • aynı boku yaşamaktan sıkıldım.
  • profilo reklamındaki, şampiyon olan karpuz gibiyim. alanımda başarılı olmuşum ama ne alaka aq?
  • midem yanıyor. beni uykularımdan edecek kadar çok yanıyor. biliyorum nedenini. kalbimin ağrısı mideme geçti artık. bu iyi bir şey diye düşünüyorum. kalbim ağrımıyor artık. kalp ağrısı için sevgi gerek çünkü. tükettin sevgimi. baştan sona ayaklarının altına alıp hiç acımadan çiğnedin. benim koskocaman, tertemiz sevgimi öfkeye çevirdin. teşekkür etmeliyim belki de sana. kalp ağrısını çekmek daha zordu. sevgisizliğin acısını hissetmek daha zordu. artık umudum yok. kalbimde sevgini yaşatabilmek için tutunabileceğim en ufak bir şey yok. kurduğum tek cümle var. zamanla bu da geçer. istediğim tek bir şey var. ilahi adalet.
  • bugün yine aklıma esti, merhum sözlük yazarları başlığına göz attım. iflah olmaz bi mazoşist değilim lakin ciddiyet dolu, kimsenin kimseye sallamadığı tek yer benim için sözlükte. içim kıyıldı; her gün deliler gibi biririne sataşan, mesaj yoluyla ağza alınmayacak ifadeler kullanan, kadınların erkeklere/erkeklerin kadınlara salladığı göz bebeğimiz sözlükte yazıyordu bi zamanlar onlar da. başlık altındaki merhum yazarlardan birinin ismini seçtim; 16 yıl önce istanbul ile ilgili bir entry girmiş, altına da “sonraki durak karacaahmet” minvalinde bir şey yazmış. koskoca 16 yıl. bazılarımız ilkokula gidiyoruzdur o zamanlar; sözlükten bile haberimiz yoktur. içim daraldı, diğer yazdıklarına bakamadım. ölümün hep çok acayip olduğunu söyleyip dururuz ama alnımızın ortasına bi tokat inmeden bu cümlenin derinliğini tahayyül bile etmeyiz, akışa bırakırız kendimizi. bugün alnıma bi tokat daha indi. kendimizi hayat bayram olsa sloganıyla sokağa atalım demiyorum ama ölüm var. insanların birbirini kırması çok saçma, çok gereksiz. arasının bozuk olduğu insanla vedalaşamadan ölüm haberini alan birçok kişi gördüm, sonrasında yaşadıkları pişmanlığı da.

    diyeceğim o ki; hayat sandığımızdan daha kısa.
  • bazen diyorum ki, güzel günleri çocukluğumuzda yaşamışız bitmiş.
    şimdi geriye hayat mücadelesi kalmış sadece.
  • aylar önce bırakıp giden aradı, açmadım. ben gidiyorum yazmış sanki çoktan gitmemiş gibi. ona belli etmedim ama bir daha terkedilmiş gibi hissettim ah çok çok yakıyor. şu an bağdaş kurdum bir yandan pilav yerken bir taraftan ağlıyorum.
  • size eski sevgilimin diğer eski sevgilime düğününde nasıl altın taktığını anlatmış mıydım? toplanın cumartesi gecesine özel aşırı sağlam bi itiraf geliyor.

    bu olayın üzerinden yıllar geçti ama bir türlü üçüncü kişilere anlatma cesareti gösteremedim. bundan sonra yaşadıklarım, tecrübe ettiklerimi unutmakla ve millet ne der düşüncesiyle halı altına süpürmekle uğraşmayacağım.

    sene 2015 ve ben o zamanlar merzifon'dayım, çoğu kişinin "ora nere la" dediği bir yer. tabii yeni gitmişim kimseyi de tanımıyorum. can sıkıntısından feyste dolaşıyorum ve lise arkadaşımın çalıştığı ofisten paylaştığı bir yılbaşı fotoğrafında güzeller güzeli bir kız gördüm anında vuruldum. hemen baktım kimmiş bu diye. buldum adı x (sansürüm bu şekilde olacak maalesef). x'in öyle bir havası var ki sanki o hariç herkes blurluydu. tamam dedim ya şu saatten sonra tüm mesaimi bu kadını elde etmek için harcıycam. o gece uykum leş oldu. açtım bilgisayarı hemen arkadaşlık isteği yolladım, sabah olmadı gün içinde kabul etmiş olur ve sohbetimiz bir şekilde başlar diye ümit ediyorum.

    iki gün geçti tık yok. tam hayallerim suya düşecekti ki bir bildirim geldi ve beklediğim oldu x kabul etmiş. günlerce aç kalmış aslan gibi saldırdım fotoğraf albümlerine, paylaşımlara, yutup vidyolarına derken yengesine kadar stalkladım. değişik bir ruh halinde olduğumdan kusurlu bir şey göremedim. hemen mesaj attım. sohbet başladı hemen ortak olan yani benim liseden arkadaşım olan kız üzerinden sohbet devam etti. diğer sosyal mecralardan da ekleştik tabii. biz böyle bir iki ay konuştuk sonrasında x bana sürpriz yaparak samsun'a geldi. buluştuk ilk kez. hemen bandırma vapuruna götürdüm. x'in abisi de yüzbaşı helikopter pilotu istanbul'da. aile sağlam kemalist <3 mükemmel bi hafta sonu geçirdik. yolcu ettikten sonra gitme ve jest yapma sırasının bende olduğunu biliyordum, manyak mısın elbette centilmenliğimizi göstercez, kaçarı yok. mart ayında doğum günü için amerikan başkanı dahil herkesi seferber ettim, izin ayarladım ve gittim.

    bizim iş iyi bir hal aldı, güzel bi ilişki içindeyiz aşkımlar, bebeğimler, gelecek planları vs standart sıra ilerliyor. bir gün iş arkadaşlarıyla beraber waffle yemeye çıkmışlar ben de evdeyim pijamalarla yuvarlanıyorum evde, görüntülü arıcam dedi tamam yea nolcak manitamız sonuçta dedim. görüntülü aradı, açtım bi anda benim lise arkadaşımı gördüm bir iki cümle lafladık tabii bizi birbirimize kavuşturan o arkadaşa karşı minnettarız x manisa'dan ben de merzifon'dan şükranlarımı sunuyoruz her fırsatta. sonra kamera tam x'e doğru dönüyordu aman allahım o da ne çaprazında oturan kız benim (y) taa 2011'deki takıldığım kız, takıldığım diyorum burda dürüst davranmalıyım çünkü sevgili sıfatı oluşmadı aramızda asla. neyse ben hiçbir şey olmamış gibi davranıp x'in waffle yemesini izleyerek sohbete devam ettim, kapadık.

    ulan benim içime kurt düştü. ne desem acaba diye düşünüyorum. en iyisi, üzerinden çok zaman geçti hem kamerayı da görmedi diyorum kendimi teselli ediyorum. o gün söylemedim, erketeye yattım. paat bi mesaj; y seni tanıyormuş hatta y'den z'yi unutamadığın için ayrılmışsın doğru mu? vaaay ananı avradını şimdi tuttuk siki diyorum. ne dicez lan diyorum kendime. salağa yatmak kurtarmadı. kızlar wafflecıda kimle konuşuyorusun aşk kuşu diye sormuşlar x'e, x de beni söyleyince y hemen atlamış ahahah onu ben tanıyorum yea zamanında benle takılıyordu z'yi unutamadım bahanesiyle ayrılmıştı benden diye yapıştırmış.

    ben hemen toparladım, ya dedim o benim çok öncelerden birliktelik yaşadığım (asla takılmak diyemezsin o durumda lol) biriydive kendisinin sizin orda çalıştığını bilmiyordum. gerçekten boktan bi durum biri yeni sevgilim diğeri de eski sevgilim, ikisi de aynı ofiste çalışıyor. olmaz değil yani gayet normal bi denk geliş sonuçta hepsi manisalı vs. ben sıradan erkeklerin yaptığı gibi bombok olan durumu kurtarmak için bi çiçek buketi sipariş ettim. diğer gün biraz daha sakindik tabii bu denk gelişi olgunlukla karşıladı x çünkü y ile kankaymış anasını satayım. y'nin de uzun süreli ilişkisi varmış hatta nişanlıymış.

    biz bundan sonraki buluşmalarımızı y ile denk gelmemek üzerine planlayıp yapıyorduk. aradan iki üç ay geçti ve x, y'nin düğününe katıldı tabii beni de çağırdı ama gitmemek için aylar öncesinden bahane uydurmuştum. dünyanın en medeni çifti olarak benim eski sevgilimin düğününe katılcaz yani seyret şamatayı, yok olmaz.

    x gitti y'nin düğününde y'ye altın taktı ve bir güzel göbek attı. benim de böyle bir anım oldu sayelerinde.
  • biraz önce bir zamanlar her şeyden çok sevdiğim,üstünde çok emeğim olan ve ona karşı hiçbir kötülüğüm olmadığı halde beni terk edip giden kadına karşı içimde kalmasın diye helalleşmek maksadıyla mesaj attım uzun uzun yazdım elveda niyetinde ama direk engel yedim bir insan bu kadar mı nankör olur ya valla ne diyeceğimi bilemiyorum insanlık yapmak istedim sanırım hataydı yapmamalıydım.
  • bi siktirip gidin amk hepiniz delisiniz
3769 entry daha