183582 entry daha
  • bazen keşke psikoloji okusaydım ya da hazır puanım da yetiyorken babamı dinleyip doktor olsaydım diyorum. belki az da olsa bir şeyleri değiştirme imkanım olurdu. ama bu sıralar hukuk okumuş olmamın pratikte hiçbir faydası yokmuş gibi geliyor. bu dünya hem yalan hem yalancı. böyle bir yerde neyin adaletini arıyorsak..
  • hiçliğin hafifliği ve kimseye ait olmamanın özgürlüğüyle yalnız yol alabilmek en güzelidir.

    birlikte yürüdüğünüz herkes sizi yavaşlatacaktır, en güzel yollar yalnızlığın yüksüzlüğüyle aşılabilir.
  • " yol " benim
    " yolcu " benim
    yürümek ve yürümemek
    tüm mesele burada başlıyor işte
    yürümek için attığım her adımda bir şey " dur " diye haykırıyor
    dur...
    yürümemek için her durduğumda iç sesim başlıyor bu sefer " yol sensin, yolcu sensin, yürü "
    hayatım yürümek ve yürümemek arasında cebelleşmeler ile geçerken,
    kazandığımı zannettiklerime yaşadığım sevinçler buruk
    kaybettiğimi, kaçırdığımı zannettiklerime duyduğum pişmanlıklar yarım
    yürümem gereken yoldaki tek derdim sanırım " tam olmak , bütün olmak hali "
    belki de hepsi birer illüzyondur
    kim bilir?
  • kanatlanıp sana her uçmak isteğimde ayağıma tonlarca hayalkırıklığını kendi ellerinle sen bağladın işte bunu hiç unutamıyorum.
  • gözlerindeki derinlik hiçbir denizde yoksa bendeki ciğer de hiçbir balıkta yok.
  • olacağı yoktu,
    olmadı da...
  • hayatımda oyumu ilk defa hdp ye vereceğim. kapatırlarsa da artık en koyu anti devlet karşıtı varsa ona vereceğim. belki liberal demokrat partiye de verebilirim. ama selahattin demirtaş’a oy vermediğime öyle pişmanım ki.

    aklımı skim oy vermediğim parti yok. mhp ye bile verdim.
  • .. özledim, her zerreni!
  • hiç ummadığım kadar umursamaz oldum. hayatımın hiçbir evresinde bu noktaya geleceğimi düşünmezdim. bir şeyleri kafaya takmamak için çoğu kez inanılmaz bir çaba harcardım, tabii sonra yine kafaya takardım. düşünce duygusu ve insanlara yaklaşmak bakımından hassas olmak beni yoruyordu. bilirsiniz ki düşünceli insanlar, karşısındaki kişiler tarafından zamanla umursanmaz ve rastgele davranışlara maruz kalırlar. bazen defalarca kırılırlar. sonunda üzüldükleri ile kalırlar falan falan. bunlar aşılması zor şeyler değilmiş. umursamamak, birtakım kişileri veya olayları salmamak daha güzelmiş.
    son zamanlarda karşıma çıkan kişiler ve yaşadığım olaylar neticesinde kafamın bomboş olduğunu hissettim. aklımda tek bir kişi, tek bir alakasız hedef yoktu. sadece ben vardım. ne oldu da kısa sürede böyle bir değişime uğradım anlamadım. yalnız durum ciddi.
  • insanın ebedi bir sona kavuşası geliyor.
2365 entry daha