193392 entry daha
  • aa yazar olmuşum ^.^
  • kanat adında bir polisiye yazıyorum. bugün 3. bölümünü yayınladım. insanların bir yerde ilgisizliğine üzülürken bir yandan da her yazımda kendimi biraz daha geliştirdiğimi görmek kendimi iyi hissettiriyor. okumak isteyen, fikir vermek isteyen olursa çok sevinirim.

    kanat 3. bölüm
  • hiç bise olmasa bile kesinlikle bise oldu sözlük..
  • ilk defa zenginlik denen duyguyu net bir sekilde hissettim.

    inanilmaz bir sansla (150 kisiden 5'ine hediye cikti) sirketin yil basinda yaptigi hediye cekilisinden ipad pro 11 kazandim. sevindim haliyle, hem hayatimda ilk defa bir yerlerden bir sey cikti, hem de normalde para verip almayacagim bir seyin gelmesi tam olarak "hediye" hissi yasatti. fakat ipad ile ne yapacaktim?

    iste tam bu noktada zenginligi hissetmeye basladim. alet canavar gibi, cok guzel, eline alinca insanin bir sekilde kullanasi geliyor gercekten ama hic ihtiyacim yok anasini satayim. oyle duruyor kenarda, arada bir aliyorum bir seyler yapiyorum. onumde bilgisayar var, twitter'a ipad'den giriyorum vs. sonra iste kafama dank etti.

    zenginlik buydu! bir seye, ihtiyacin olmasa da, pahali da olsa (8500tlmis anasini satayim), sirf guzel diye sahip olabilmek.

    bir kac seferden sonra gecti tabii. cunku manyak gibi boyama yapiyorum alette ama aklimda is var, isin getirdigi yogunlugu var. asil zenginlik orada yatiyor iste, kafa rahatligi yok.

    biz kim, zenginlik kim anasini satayim. yine de kisa bir sure de olsa aydinlanma yasamis oldum bedavadan.
  • en çok kendimi doğru ifade etmem gereken yerlerde edememekten nefret ediyorum
  • çok küçükken muhtemelen sene 1990 falan, evde bir şey yaşamıştım. bi an, çok kısa. annemle babam arasında bi konuşma, ufacık bi an. yıllar sonra ki 30 yıl olmuş neredeyse bugün onu anlatırken, o anı hatırlarken aslında onlarla olan ilişkimi nasıl şekillendirdiğini farkettim. kaç yaşında bir insan olarak bazı arkadaşlık/romantik ilişkilerimde neden bu kadar kaygılı bağlandığımı, neden hep asla izin vermememe rağmen hep beni koruyacak, sanki onsuz kalırsam, yalnız kalırsam savunmasız olacağımı düşündüğümü anladım. çocukluk çok saçma bir şey gerçekten. o an seni üzen, korkutan şeyin aslında seni büyüttüğünü ve iyi olduğunu ya da tam tersi mutlu olduğun bir şeyin aslında ne kadar dehşet bir şey olduğunu yıllar sonra ancak idrak ediyorum. asıl korkunç olan ise karşına çıkan her insanla olan ilişkini bir küçücük anın, bir sözün şekillendiriyor olması. şanslıyım yine de, kaygılı bağlanan biri de olsam mutlu büyüdüm. mutlu bir çocukluk geçirdim. her zaman destekleyen biri vardı hayatımda. buna rağmen böyle sıkıntılar yaşıyorsam, çocukluğunu yaşayamamış, anne ya da baba desteği görmeyen her çocuk için derinden üzülüyorum.
  • "bazı hatıralar, bazı hayallerin kürtaj olmuş hali gibi."

    facebook hatırlattı bugün, on sene önce böyle bir şey yazmışsın diye. 17 yaşımda hangi kafayla yazdım acaba bunu? o zamanlardan belliymiş benden bi şey olmayacağı. *
  • insanlarin beni gecmisimi yargilama ,elestirme hakkini kendinde gormesine sinir oluyorum. pardon sen kimsin? sana bu hakki kim veriyor? ben sana oyle bir hak vermiyorum kaldi ki ben sana aciklama yapmak zorunda zaten degilim.soyluyorsun neden ler bitmiyor. şartlar durumlar o an onu gerektirdi yaptim yasadim. sen beni gecmisimi elestirince ne oluyor ay dur bir dk ben bir gecmisime gidim duzeltip senin istedigin gibi yapim doneyim mi? dicem. yasanmis seyler hakkinda konusmak elestirmek sana bana ya da bir baskasina ne kazandiricak.aslinda bu konuda o kadar doluyum ki...
  • ya gemileri bırak,ben ne denizler yakmışım da,tüm o cehennem alanından sağ çıkmışım.
    gayrisi beni öldürmez.
    bir bu kadarla daha başa çıkarım.
  • her an erken seçim gelebilir. amaç mansur yavaşsız seçimi yapabilmek. vekillik ve cumhurbaşkanlığı seçiminin bir arada yapılabileceği bir erken şeçim.
1445 entry daha