• bazen bir banka, kayalığa, kumsala hiçbir şey yapmadan oturuyorum. insanları izliyorum, gözlemliyorum. bir saatliğine beynimdeki düşünme yetisini kapatıyorum. bugün de aynı şeyi yaptım. istemsizce gülmeye başladım. deli sanacaklar diye daha da güldüm. o esnada bir genç kız da gülmeye başladı. el salladı bana. “hep böyle gülün.” dedi. ben de el salladım. güldüm. oysa on dakika öncesine kadar “neden bir insan kıyafetiyle denize girer?!?” diye düşünmüştüm kendisi hakkında. utandım. o gülümsememe ortak olacak kadar masum bir insanken ben nasıl bir insandım?...
  • hiç bir zaman pes etmeeceğim ve mücadeleye devam edeceğim. ay ve yıldızlar bu kadar parlarken, doğa döngüsünü tamamlarken, kuşlar uçmaya pes etmezken son nefesimi verene kadar hayata tutunacağim.
  • memelerimin üzerine kadın bir obje değildir yazdıracağım
  • sanırım kötü bir insanım.
  • bu ülkede aşk acısı çekmek çok lüks arkadaşlar.
  • evet kadınlarda ilk zekaya sonra ayak bileğine bakıyorum diğerleri sonra geliyor
  • her konuda fikir vermek kolay, yargılamak, küçümsemek, aman bu da dert mi demek ne basit. insanların yaşadıkları kaygıları, üzüntüleri, hayal kırıklıklarını, eksiklerini, kayıplarını biliyor musunuz ? en yakınım dediğiniz insanların neye üzgün olduğunu , içine attıklarını görebilir misiniz? benimkini kimse göremiyor da.
  • sacmalık şu yaşadığım tüm karmaşa.. beni anlamıyor veya umursamıyor. bu ihtimallerin her ikisi de oldukça kötü. ben böyle bir ilişkide olmak istemiyorum ya.. her zaman herkeste kızdığım meseleye şuan kendimi malzeme ettim. insan gibi paylaşmak da zormuş. sevmek güvenle bağlanmak istiyorum ama izin vermiyor. beni ben olduğum için mi seviyor yoksa anı en iyi şekilde değerlendirdiğini düşündüğünden mi? neden ya neden! kıskanmıyor hiç. çok rahat. volkan gibiyim patlıcam artık ya! ailesiyle de tanışamadım bir türlü. hiç konu açılmıyor.
  • ailem gibi olan yakın arkadaşımla aram açıldı ve mutsuzum cidden. ben artık kesinlikle yazmayacağım o yazacak mı bilmiyorum.
  • yazmaya başlasam intihar notu olacak diye korkuyorum. öyle bir doluluk. bu kadar duygu dolu olmayı ve bu kadar duygusuz olabilmeyi başarabilmek şu kısacık hayatımda sevinsem mi üzülsem mi bilemediğim bir olay. ne tam anlamıyla oldum/olabildim ne de tam anlamıyla hiçten ibaretim. tarifsiz duygular içerisindeyim. her tanımın anlamı her duygunun tanımı değişiyor içimde. vicdan muhasebemi yaptığımda her daim borçluyum. mantık olaraksa öyle rahatım ki... mantığını seçip beni gölgede bırakan insanların yaptığını yapıp mantığımı mı seçtim diye düşünüp duruyorum. fakat, ben ne zaman mantıklı oldum ki? bazen herkese her şeye üzülüyorum, bazen de öyle umurumda değil ki her şey. yarım kalmışlık, küslük var kendime karşı. kendimi affedemiyorum. güçlü olduğumu sandığım zamanlarda öylesine rezilim ki, bunu örtbas etmek için sanki sürekli tasdiklenmeye ihtiyacım var. beni değiştiren, değiştirirken yanımda olmayan insanları düşünüyorum... manipüle ettiğiniz adam sizin doğrularınızla yaşamaya çalışmaktan çok sıkıldı. duygu sömürüsü ve gözyaşıyla dağıttınız bu kalbim çok üzgün. ne desem bilmiyorum. hiçbir şey beni tatmin etmiyor. dönüştüm ve bu beni üzüyor. güçlendim ama ihtiyacım var mıydı buna bilmiyorum. üzgünüm hem de çok. kızgınım da.

    edit: saçma bir cümle düşüklüğü.