• bu ülkede aşk acısı çekmek çok lüks arkadaşlar.
  • evet kadınlarda ilk zekaya sonra ayak bileğine bakıyorum diğerleri sonra geliyor
  • her konuda fikir vermek kolay, yargılamak, küçümsemek, aman bu da dert mi demek ne basit. insanların yaşadıkları kaygıları, üzüntüleri, hayal kırıklıklarını, eksiklerini, kayıplarını biliyor musunuz ? en yakınım dediğiniz insanların neye üzgün olduğunu , içine attıklarını görebilir misiniz? benimkini kimse göremiyor da.
  • sacmalık şu yaşadığım tüm karmaşa.. beni anlamıyor veya umursamıyor. bu ihtimallerin her ikisi de oldukça kötü. ben böyle bir ilişkide olmak istemiyorum ya.. her zaman herkeste kızdığım meseleye şuan kendimi malzeme ettim. insan gibi paylaşmak da zormuş. sevmek güvenle bağlanmak istiyorum ama izin vermiyor. beni ben olduğum için mi seviyor yoksa anı en iyi şekilde değerlendirdiğini düşündüğünden mi? neden ya neden! kıskanmıyor hiç. çok rahat. volkan gibiyim patlıcam artık ya! ailesiyle de tanışamadım bir türlü. hiç konu açılmıyor.
  • ailem gibi olan yakın arkadaşımla aram açıldı ve mutsuzum cidden. ben artık kesinlikle yazmayacağım o yazacak mı bilmiyorum.
  • yazmaya başlasam intihar notu olacak diye korkuyorum. öyle bir doluluk. bu kadar duygu dolu olmayı ve bu kadar duygusuz olabilmeyi başarabilmek şu kısacık hayatımda sevinsem mi üzülsem mi bilemediğim bir olay. ne tam anlamıyla oldum/olabildim ne de tam anlamıyla hiçten ibaretim. tarifsiz duygular içerisindeyim. her tanımın anlamı her duygunun tanımı değişiyor içimde. vicdan muhasebemi yaptığımda her daim borçluyum. mantık olaraksa öyle rahatım ki... mantığını seçip beni gölgede bırakan insanların yaptığını yapıp mantığımı mı seçtim diye düşünüp duruyorum. fakat, ben ne zaman mantıklı oldum ki? bazen herkese her şeye üzülüyorum, bazen de öyle umurumda değil ki her şey. yarım kalmışlık, küslük var kendime karşı. kendimi affedemiyorum. güçlü olduğumu sandığım zamanlarda öylesine rezilim ki, bunu örtbas etmek için sanki sürekli tasdiklenmeye ihtiyacım var. beni değiştiren, değiştirirken yanımda olmayan insanları düşünüyorum... manipüle ettiğiniz adam sizin doğrularınızla yaşamaya çalışmaktan çok sıkıldı. duygu sömürüsü ve gözyaşıyla dağıttınız bu kalbim çok üzgün. ne desem bilmiyorum. hiçbir şey beni tatmin etmiyor. dönüştüm ve bu beni üzüyor. güçlendim ama ihtiyacım var mıydı buna bilmiyorum. üzgünüm hem de çok. kızgınım da.

    edit: saçma bir cümle düşüklüğü.
  • son zamanlarda hiç sevildiğimi hissetmiyorum. benden kilometrelerce uzağa gidilmiş gibi. içimi yiyip bitiriyor bu his. ölümler, kaoslar, güzellikler, yeni şeyler o kadar karmakarışık geçti ki 2020 psikolojimin bozulduğuna çok eminim ama kanıtlayamıyorum. sadece sessizliğe bürünüp herkesi, her şeyi alttan alıyorum.
  • bir degisim bekliyorum.
  • hayatta ne büyük acılar, sıkıntılar var. bazen düşününce, insanların dertleri yanında dert değil benimki diyorum. ama bir yandan dertlerin en büyüklerinden biri de bu sanırım: yalnızlık.

    bu yalnızlığı hayatında sevgili, eş olmaması gibi düşünmeyin hayır. gerçekten konuştuğun, görüştüğün, değer gördüğün insanların olmaması. arkadaş, dost, tanıdık, farketmez.

    zamanla hayatımdaki kişileri hayatımdan çıkardığımı düşünüyordum fakat görüyorum ki hayatımda zaten var olmamışlar. herkesin bir çıkarı, bir işi varmış benimle konuşmaları için. yaklaşık iki senedir bu duyguyu çok yaşıyorum. ağır da yaşıyorum.

    ilk zamanlar bu kimsesizlik olayı çok dokunmuyordu bana. kendi kendine yetmeyi öğreniyorsun, e ailen var. ama aile anlamıyor seni, yanında olmuyor. kendi kendine de güçlü olabilmek çok zor.

    özellikle son bir ayda gördüm ve denedim ki, ben aramayınca insanlar aramıyor. ben mesaj atmayınca insanlar mesaj atmıyor. her gün konuşup boş yaptığım, oyun oynadığım kişiler 1 ay boyunca yokluğumu fark etmiyor bile.

    bu sanırım bana dokunuyor sözlük. insanların vefasızlığı dokunuyor. bir kaç gün denk gelmediğim, konuşamadığım birisi olsa endişelenip “iyi misin?” diye mesaj atan biriyim ben. her zaman da öyleydim. ama gördüm ki sadece ben böyleymişim.

    insanlar beni önemsemediği için çok kırılırdım. sanırım artık o kadar kırgın ve umutsuzum ki, daha fazla kırılamıyorum. sadece canım acıyor işte.

    yalnızlık zor sözlük. dinlediğin müziği paylaşabileceğin sıradan bir arkadaşının bile var olmayışı zor.

    dilerim ki bana karşı bu denli vefasız davranan herkes en sevdiklerinden de aynı karşılığı alırlar. alsınlar ki bir başkasını daha artık kırılamayacağı kadar üzmesinler.
  • öyle bi hal aldım ki şu saatten sonra önüme çıkanı yakarım modundan çıkamıyorum ki cidden yakarım.herhangi kimseden gelen tek bi kötülüğe gamsızlığa kahpeliğe asla tahammülüm kalmadı