• yarın annemin misafirleri gelecekmiş ve benim de evden kaçmam gerekiyor ama dışarıda takılabileceğim kimse yok.

    yalnızlığın kötü tarafı da bu işte.
  • ben deli paratoneriyim.
  • hayatım boyunca pişman olmaya mecburum. hep çok düşünüp kendimi mutsuz edeceğim. asla umursamaz olamiyorum düşünmeden duramıyorum. cildiracagim
  • yeter artık yeter. düşünmek istemiyorum. ne neden niye diye sormak istemiyorum. şu yastığa başımı rahat koyayım nolur allahım ya.
  • bir gün benim için çok anlamlı bir şehirde, biriyle tanıştım. toplam 48 saat geçirebildik; o 48 saatin 1 saatinde ben uyudum, 3 saatinde o uyudu. kalanında hep konuştuk sanırım.

    tanıştığımız 10. dakikada, bana neden o şehirde olduğumu sordu. o turistti, gezmeye gelmişti. ilk kez yurtdışına çıkmıştı. ben, dedim, buraya gelip çok beğenmiştim daha önce. vaktim oldu, tekrar gelmek istedim. peki dedi.

    2 gün sonra ben onu türkiye'ye yolcu ettim. kendim o şehirde birkaç gün daha kaldım. biz muhabbeti kesmedik. hala da konuşuyoruz.

    ayrılmamızın üzerinden birkaç gün geçtikten sonra bana mesaj attı. yalan söyleyemiyorsun, gözlerin çok anlamlı bakıyor dedi. anlamadım dedim.

    -sana neden orada olduğunu sorduğumda 'hiiiç' demiştin. bir saniye bana öyle baktın ki, gözlerin çok şeyi ele verdi. sen oraya uzun zaman önce bıraktığın bir şeyi bulmaya, anılarını tazelemeye gelmiştin, çok belli.

    dedi. öyleydi. bana sorsalar, bu kadar güzel ifade edemezdim.

    bazen bir insanla yıllar geçiriyorsun da tanıyamıyorsun. bazen de 10. dakikada sorsa cv'sini sen hazırlayabilecek kadar tanıyabiliyorsun karşındakini. hayatımda daha fazla böyle insana ihtiyacım var.
  • hostelin mutfağında çılgınlar gibi muhabbet dönüyor. bense kutumda, yatağımda yatıyorum.

    beceremiyorum.
  • ulaşılabilir olduğunda umursamamaya başlıyorum. oyun gibi.
  • gorduysen yazar misin buraya ben numarani kaydettim ordan konusuruz
  • düşünmüyorum,yaşamıyorum,malım.
  • sabahtan akşama kadar çalışmam ve iş yetiştirmem gereken bugün, çalışmamak için yaptıklarım:

    1. çamaşırları topladım ve başka çamaşırları yıkadım ve onları astım. bunların hepsini çok ağır hareketlerle, geri zekalı bir yapay zeka gibi yaptım ve bunda bi sorun yok.
    2. depresyona girdim. bunda bi sorun var.
    3. evin duvarlarına sevdiğim film repliklerini yazdım. bu, ikinci maddeyle ilişkili olabilir.
    4. tretman notları almam gereken not defterimin sayfalarına kırmızı pilot kalemle bissürü çilekler çizip muhtelif yerlerine nothing is real yazdım. beatles sevenler eklesin.
    5. yemek yaptım. bunda da bi sorun var. en son iki buçuk sene önce yemek yapmıştım ve hiç güzel olmamıştı. bu sefer de olmadı.
    6. camlardaki küçük siyah noktaları törpüyle kazıdım. sinek boku de mi onlar? lanet gelsin.
    7. sinek boklarını kazırken çok güzel bi albüm keşfettim. o zaman biraz güldüm. çok değil, biraz.
    8. yaptığım iğrenç yemeği yerken en sevdiğim trier filmini, sanırım beşinci kez, atlaya atlaya izledim. çünkü ağlamak istemedim.
    9. film bitince en sevdiğim üç kitabı önüme açıp altını çizdiğim yerleri okudum. altlarını çizdiğim yerler birleşince ortaya 300 sayfalık bir kitap çıkıyor, bravo.
    10. bir buçuk saat kadar farm heroes saga oynadım. 1345. bölümde takılmıştım, onu geçtim. hiç gülmedim.
    11. şimdi de canım kızkardeşim sweet leaf'in önerdiği filmi izleyeceğim ki depresyonumu iyicene pekiştireyim. allah razı olsun sis.
    12. bu itirafı aslında, burayı düzenli bir şekilde okuyan iş ortaklarıma yazdım. tamam ya, kızmayın. o iş bende. yarın hepsini halledicem. şimdi, lütfen, lascia ch'io pianga.
    13. 8. maddeyi iki kez yazdığım için bu gereksiz girdiyi editledim. bunu da sırf 13 madde olsun diye yazıyorum. 13 benim uğurlu sayım; tam bir ergenim.