şükela:  tümü | bugün
  • son birkac yildir yurt disinda yasiyorum. yurt disina cikmadan, anitkabir'e gidip, pasama durumu aktarmis ve kendisinden ozur dilemistim.

    kendimi bildim bileli 10 kasimlarda her zaman ziyaretine gider, saygimi, sevgimi, hayranligimi, minnettarligimi ataturk'e sunardim. yurt disinda imkan olmadigi icin her 10 kasimda tipki az once yaptigim gibi bilgisayardan pasamin su fotografini acip, saygi durusunda bekliyorum saatler 09.05'i gosterdiginde. bunu benden ve artik eksi sozlukten baska kimse bilmiyor. su an bulundugum yerde gece yarisi ama inanin o siren seslerini, o duygulu, aglayan insanlari her bir hucremde hissediyorum o sure boyunca.

    attigim her adimda senin izin var. bastigim topraklar farkli da olsa her an her saniye akillardasin. fikirlerin mi? onlara baglilik suphe teskil etmiyor pasam.
  • daha 12yasimda okul kalemlerim ninja turtless li, defter kaplarim varyemez amcali iken kadın sayılıp ,başim kapatılıp ihl ne gönderildim.ortaokul,lise. 6sene her okul sabahı istemediğim bir kıyafetle, istemediğim bir okula gittim.

    zorla tesettüre sokulmayi hiç anlatmayayim, kendi halime aglayacagim geliyor.

    okuduğum okul ,oss , puanlama sistemi derken ne istediğim üniversiteye gidebildim ne istediğim işi yapabildim.

    sigara içtim diye, ailemin tasvip etmediği bir sevgili edindim diye ev hapsine tabi tutuldum. günlerce dışarı salinmadim, dışarı çıkmama izin verildiğinde de yanimda anne ya da baba adında
    gardiyanlarım oldu.

    e kızı o kadar sikarsan ne olur,kız kacaaaar. kaçtım, eşime. e 12 sene oldu,eşimden bir şikayetim yok.ama daha sigara tecrit zamanından beri ailemle kusuz. bildiğiniz küs.

    oğlan kardeşim var. ailenin sevileni, sevimlisi, kiyilamayani, gözbebeği, aslan parçası, ben ne kadar kara lekeysem o da o kadar sütten çıkmış evlatcik. ana baba yancisi, abla düşmanı.

    bir çok sağlık şikayetim var. hepsinin temelinde ailevi problem ve ailevi ofkeler oldugunu düşünüyorum.zihnimi geçmişten, affedemediklerimden arındırma ya çalışıyorum, basaramiyorum. buradaki bir cok entrymde bile ailevi öfke topu belli oluyor. affedemiyorum.sevilmemeyi hazmedemiyorum.

    dün gece düşünürken jetonum düştü.ne zamanki anne babam ölecek, ben onların artık haksızlıklarına rağmen rahatça yaşayamadiklarından emin olacağım yani, içim o zaman huzuru bulacak.

    yattım pusuya, anne babamın öleceği günü bekliyorum.
  • geçen günlerde yazar oldum ve çaylak iken o kadar hevesliydim ki ne zaman onaylanır vs. diye yazar oldum ekşiyi bile kontrol etmiyorum ilk maceram 2011 yılında başlamıştı 2 sene kadar sonrasında askere gittiğim için hesabım uçtu. ikinci denemem de çok hevesli olmama rağmen sözlüğün benim tanıdığım 2011 yılındaki gibi güzel insanları barındırmamasının etkisi olduğunu düşünmekteyim artık sözlük giderek forum olma yolunda emin adımlar ile yürüye dursun insanları kaybettikçe.
  • alelacele yürüdüğüme bakma, ben de farkındayım: kaçırdıklarıma yetişmem olanaksız aslında.
  • beni bu kadar kimsesiz yarattigi icin tanriyi asla affetmeyeceğim...

    edit: bu entryden 6 gun sonra ayagimi kirdim. ve gördüm ki aslinda kimsesiz değilmişim. çok teşekkür ederim allah'im.
  • frenoloji okurken geldiğim son noktayı görmek ister misiniz?
  • geçen hafta sonu şehir dışındaki kuzenimin yanına 2 günlük bir gezi planladım. çantama da iç çamaşırı, kozmetik ürünleri, kıyafet, çorap falan koydum.. otelde eşyaları açtığımda iç çamaşırlarımı bulamadım. unuttum herhalde dedim falan..

    neyse, gezi bitti, oradan direkt şirketin bizim için ayarladığı misafirhaneye geldim. giderken şu gömleğimi ütületebilir misiniz diye not bırakmıştım temizlikçi ablamıza. bir poşete koysanız tozlanmasın dedi. poşetin üzerine benim notu koymuş, notun devamında da "yıkanmasın, sadece ütülensin lütfen" yazıyordu işte.
    döndüğümde yatağın üzerine o gömleğimi koymuşlar, ütülü, askıda... dolaba asayım derken askının altında, poşette iç çamaşırlarımı buldum (nottaki gibi yıkanmamış ama ütülü).

    hayatımda bu kadar utandığımı hatırlamıyorum. yerin dibindeyim kaç gündür. temizlikçiden kaçıyorum, denk geleceğiz diye ödüm kopuyor.

    anlattığım iş arkadaşlarım da deli gibi dalga geçti tabii.. "ütü yapan ablalar ne küfür etmiştir sana", " var ya donunu ütüye yollamış manyak kadın, bir de yıkama diyor diye ne söylenmişlerdir", "tabii bizimki olsa ütülemezlerdi, sen olunca ütülemişler", "ne gıybet dönmüştür abooo" bilmem ne, ağır eziyorlar.. günlerdir donumla gündemdeyim, rezil oldum amk..

    kafam dalgın benim demek ya :( demek hayat üzerime çok geliyor, ne bileyim.
    ama insan donunu unutur mu ya :(

    afedersin rukiye abla ya :( gerçekten çok pardon.
  • kötü, anlayışsız insanlar yüzünden hayat bazen çok zor geliyor. insan yorluyor mücadele etmekten, kendisini anlayabilecek birisi aramaktan. uzun zamandır kendimi bu kadar yorgun hissetmemiştim.
  • bugün kedimizin 2. doğum günü. 2 ay sonra aileye katılmasının 2. yılı olacak. o güne dek kedilerden hep uzak durmuştum. nasıl bakılır, kediyle nasıl yaşanır bilmiyordum. ve küçük bir kızım var, o nasıl yaşayacaktı kediyle? kafamda deli sorular vardı. kızım kedileri çok sevdiği için tamam demiştim de gerisi epey endişe vericiydi.

    eve geldiği ilk anki ürkekliğini hatırlıyorum. kutusundan çıkınca biraz dolaştı. kucağıma alıp sarılıp öptüm, dayanamadım. öyle tatlıydı ki..

    ilk günler benim için epey uykusuz geçti. bu minik yaratık biz uyurken kendine zarar verecek bir şey yapar mı? ortada ona zarar verecek bir şey var mıydı?

    bir hafta sonra artık herkes birbirine alışmıştı. kızımın kardeş kıskançlığı başlamıştı, o da azaldı.

    sonra her akşam bizi bekleyen oyunbaza koşarak gelmeye başladık. ailenin bir üyesi olarak kızımın resimlerinde ve benim dövmemde yerini aldı.

    bu günlerde ikinci kediyi alma eşiğindeyim. ilkini istediğimi dile getirdiğimde bu işi kıvıramıyacağımı düşünenlere, kesin bırakırsın diyenlere nanik yapmak istiyorum.

    biz kedimizle mutlu bir aileyiz.. iyi ki doğmuş.
  • biriyle yazılı iletişim kurarken karşımdaki imla hatası yaparsa doğrusunu yazarken çok kısa bir süre çekiniyorum.

    bunun nedeni ise "karşımdaki kişinin yanlışını düzeltirsem kötü hisseder." diye düşünmem değil; onun, "aa yanlış yazıyor mal!" diye düşünme ihtimali.

    çünkü ben ister istemez öyle düşünüyorum.