• hayatım boyunca hep koştum durdum, bir şeylerin peşinden.
    dizlerim kanaya kanaya koştum!
    ama her defasında bir sancıyla, saplanıp kaldım olduğum yere.
    her defasında bu sancılar neden dedim, neden geliyor başıma dedim.
    meğer önüme atılmış bir tepeymiş bütün bunlar.
    kaf dağına giderken önüme çıkan sarp yokuşlar imiş.
    ama ben aşamadım bu sarp yokuşları, zeytin yaprağı gibi döne döne düştüm bu imtihan tepelerinden.
    hep bir yerlerim kanadı ama biliyorum; boşuna değildi bu kanamalar.
    hani diyorlar ya hayat kanatacak ki; bir şeyleri anlayacaksın diye.
    ben de anladım işte.
    hayatım boyunca peşinden koştuğum hazinenin ne olduğunu anladım.
    haritaya falan gerek yok;
    benim en büyük hazinem garibanlıktı.
    çünkü allah hep gariplerle beraberdi.
    garip kalabilenlerle beraberdi.
    -yeşil deniz.
  • çok pişmanım, meğer yalnızlıkmış yaramın ilacı... bilemedim...
  • "küsmek dürüstlüktür. vazgeçmemektir küsmek. kızdım ama hala buradayım. gitmiyorum, gidemiyorum demektir. sevdiğini söyle demektir."
  • dibine kadar pop müzik eşliğinde kapalı havada hızı 90'a sabitleyip uzuuuun bir yol gitsem her şey geçecek gibi.
  • hem öylesine öfkeli, hem de anlatamayacağım kadar üzgünüm.
    ölmek üzere olan bir yavru kediciği ne kadar çabalarsam çabalayayım, iyileştiremedim.
    işlek bir caddede, top gibi yuvarlak olmuş büzüşmüştü ben bulduğumda.
    insanlardan kaçmaya mecali dahi kalmamıştı.
    ama oradan geçen kimse fark etmedi ya da etse de görmezden geldi.
    işte bunu kabul edemiyorum.
    tedaviye başlandı, ona sıcak yuva sağladım kucağımda uyuttum ama çok geç kalınmıştı.
    kurtaramadım işte.
    bu kaybedişe üzülmek bile bazı insanlara saçma geliyor.
    hatta komik geliyor yavru bir kedinin ölümünden etkilenmek.
    küfür etmeyen ben, işte buna ederim sayın aq.
    tüm bu bazılarından nefret ediyorum.
    görmezden gelenlerden de nefret ediyorum.
    bir insanın hassasiyetlerine saygı duymayanlardan hatta alay edenlerden de nefret ediyorum.
  • iş ortmamından, sahte gülüşlerden, güven vermeyen insanlardan, iş konusunda patrona yaranmaya çalışan iki yüzlü yalakalardan sonra; mesaim bitince nefes aldığımı hissediyorum.
  • çok düşünüyorum ve bu beni yoruyor. düşünmemeye çalışmayı düşünmek ise ürpertiyor. araftayım.
  • kavgalı kliplerdeki gibi fırtınalı bir ilişkim olsun istiyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=w55nib4uf1u
  • hayatımın son bir yılı gelene geçene veda etmeye ve kendimi insanların yokluğuna alıştırmaya çalışmakla geçiyor, hakikaten bir yerde bu maynakk a ayıp oluyo artık demiyonuz mu?
  • cinsiyetimi soranlar karşısında hissettiklerim aşağıdaki gibidir.

    -bu sorudan pek hoşlanmam ama erkeğim...

    -hoşlanmam çünkü kişilik ve kimliğimin çok az yada önemsiz kısmı benim erkek olmamla ilgili

    - bu soruyu sorana karşı konulmaz bi şekilde “siz” diye sormak istiyorum ve bu beni rahatsız ediyor