• bi kıvırcığı seviyordum ama o da ...
  • okulu bıraktım. babamın ve annemin haberi yok. gerçi ailem okumamı destekleyen bir aile değildi. dini eğitim alıp evde babamın ileride evlenmem için uygun gördükleri beyin eline bakan bir kadın olmamı tercih ederlerdi. çırpındım ama olmadı. gerçi babamın hakkını yemeyeyim ya desteklersin ya da ben başımın çaresine bir şekilde bakarım diyip çıktığım evden 3 yıl boyunca yaşam masraflarımı maddi olarak destekledi. psikolojik olarak ailem beni aşırı yıpratsada şuan aşırı borçlu hissediyorum . sorun şu ki eve geri dönemem ne ruh sağlığım ne beden sağlım için öğrenci evimde hala kalamam. üniversite sınavına tekrar hazırlanmadım. 2 gün sonra sınav var.ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. yaşam ağır geliyor ve yalpalanmış hissediyorum. sanki burada yaşamam gerektiğini hissediyorum. kendime bir hayat kurmalıyım. ama nasıl yapacağımı bilmiyorum.psikolojik olarak iflas ettim.
  • vurulan benim yerdeniz sen boşuna ölüyorsun.

    ben artık bambaşka bir yıldızdayım yerdeniz
    senin alaşafaklarin yordu beni
    senin bir yanında bahar var,bir yanında kıyam
    sahiplerin eşkalimi sordu benim.
  • bir haftadır yazlıkçı hayatı yaşıyorum, son iki gündür de sabah sekizde kalkıp sabahı bilgisayar başında sessiz sessiz çalışarak geçiriyorum balkonda, işte bu iki gündür resmen yiyecek, içecek ve bitki yağdı*. sitede meyve ağaçları var, iki gündür gelen geçen bak erikleri topla, şeftalileri topla diyip duruyordu, çıktım ikisinden de bir sürü topladım (daha da hala bir sürü var, ağaçlar çok meyve vermiş). erik şarabı yapacağım mor kokulu eriklerden, şeftali ve sarı erikleri de yiyoruz her gün. bunları toplarken siteden bir abi geldi, napacaksın o erikleri dedi, şarap yapacağım dedimi yapmayı biliyor musun dedi, yok dedim ama yutupta her şey var, dur ben sana anlatayıpm diyip anlattı nasıl yapılacağını sonra da kendi yaptığı organik şaraptan çat diye çıkardı iki litre verdi (dün gece içtik, çok güzel olmuş) bir de karadut ağacının yerini tarif etti, git ordan da karadut topla çok güzeller şimdi dedi, gittim topladım. sonra bir komşu geldi, bahçende şu güneşli yere böğürtlen getireyim mi ister misin dedi, aa isterim dedim, getirdi, toprağı hazırlayıp diktim, seneye böğürtlenimiz oalcak, sonra yine aynı komşu zambak ister misin dedi, bir yirmi kök güngüzeli denilen turuncu renkli zambaklardan verdi, onları da dikeceğim yarın akşam, sana bir de frambuaz getireceğim dedi, dikersin seneye meyve vermeye başlar. sonra karşı komşu teyze geldi, köydeki bahçelerinde şekerpare kayısılar olmuş, ondan tepeleme verdi, çekirdeklerini bizim bahçeye atıyorum yedikçe, belki çıkar. yani şu iki günde kilolarca meyvem, iki litre ev yapımı kırmızı şarabım, kendi yapmaya başladığım erik şarabım ve şeftali likörüm oldu. şimdi diyeceksiniz bunun neresi itiraf, valla şurası galiba: erken kalkan yol alır mı bilmiyorum ama epey yiyecek içecek alıyor, bilginiz olsun. hele bir de bahçe olsun, bitki yetiştirme olsun öyle şeylerle ilgiliyseniz yaşlı teyzelerin en popüler padawanı oluyorsunuz, bilin istedim*.
    edit: bugün de karşıdaki teyzeden reyhan ve pazı geldi bahçeye, hemen çapalayıp diktim, şeftalilerin birazını da likör yaptım, bahçeden biberiye ve ıtır toplayıp onları da liköre aroma yaptım. resmen bereket bee*.
    edit 2: bugun de kabak tohumu ve yasemin fidesi geldi*.
  • dolap, masa ve koltuk tamir ettim (çıkan yerlerini düzgünce yerine çaktım), badana yaptım, bahçe-tarım işlerini epey öğrendim, şimdi de çatı aktarmayı ve fayans söküp yerine kayrak taşından duvar kaplaması yapmayı planlıyorum (ikisini de youtube'dan öğrendim - sonuçlar müspet mi değil mi yazarım). itiraf kısmı şu; ben kadınım*. beyler, hava atıp bizi ezmek için kullandığınız tüm meziyetleri birer birer elinizden alacağım nihohahaha.

    edit: evdeki ufak tefek tamirat işlerini de yapabiliyorum. he bi de sertifikalı arıcıyım*.
  • 18 yaşında, hiç kalbi kırılmamış ve hiç kötü insan tanımamış olan o halimi çok özledim. şimdi o halime geri dönebilsem keşke.
  • 3 kişilik bir sohbette, diğer iki kişiden biri diğerinin dediğini yanlış duyuyor/anlamıyor da diğeri bozmuyor devam ediyor ya çok geriliyorum. düzeltsem yanlış anlaşılmayı idare eden adama ayıp olacak, düzeltmesem adam anlamamış saçma sapan şeylerden bahsediyor.
  • hiçbir zaman para için yaşayan o rezil insanlardan biri olmadım. evet yaşamak için hepimize lazım ama asla para için çirkinleşmedim, kimseye haksızlık yapmadım, insanlıktan çıkmadım. benim için paradan daha önemli şeyler oldu hep. bugün bir durum yaşandı ve hakkım olan parayı hiç düşünmeden o para için çirkinleşen insanlığını kaybeden o rezil insanlardan birine verdim. bu olay yaşanırken yanımızda başka biri daha vardı ve olayın sonrasında bana neden böyle bir şey yaptığımı o meblağda bir parayı nasıl verebildiğimi sordu. sorunun cevabı benim için o kadar basit ki, ben para için çirkinleşmem, sıkıntı yaşarım belki ama asla para için çirkinleşmem. para her şey değil ve benim için hiçbir zaman da her şey olmayacak.
  • 90'larda brazzers, bangbus şifreleri edinen, torrentlerden serilerini indiren, camfroglarda mirclerde cirit atan üst düzey bir pornocu iken şimdi koca adam işyerinde veya toplu taşımada sıkıldıkça google görseller'e nude, nude ass, anal sex, gangbang, nude boobs, nice boobs, camel toe, voyeur yazıp bakındığım doğrudur.
  • subatta yeni bir ise basladim arastirmaci olarak. sevgilimin halihazirda calistigi kurum oldugundan kendimi ispatlama cabasina girdim. aylardir bal yapamayan ari gibi viz viz viz ugrasiyordum ama dogru duzgun bir ciktisi yoktu yaptiklarimin. hep bir mahcubiyet icindeydim, isimi soranlara yuvarlak cevaplar veriyordum.

    ta ki dune kadar.

    normalde toplanti olmasin diye dua eden ben, gittim zorla toplanti ayarladim. sonra cikardim koydum modelimi ve sonuclarini. o nasil bir mutluluk... resmen 5 yasinda piyano calan bebesine bakan ebeveyn gibi gozlerim dolu dolu bakiyorum sonuclara. yavrim benim, ginali guzum ^__^

    o kadar gerilmisim ki en son hoca omuzlarimdan tutup bravo, cok iyi is cikarmissin, burdan alir yururuz dedi. ancak o zaman gulumseyebildim. o ana kadar gulmeyi bile unutmusum ya la.

    mahcubiyet ve yetersizlik hissi oyle bir yukmus ki dunden beri posturum bile duzeldi. simdi actim muzigimi, demledim cayimi, zevkle calisiyorum. hayat cok mu guzel lan. ehe ^__^