• her sabah uyandığımda agzımda aynı tat.mutsuzluk.
    aynaya baktıgımda bu adam benmiyim diyorum.evet benmişim.
    gecen her gun o kadar anlamsız geliyor ki bir cok sey.zaten anlamadıgım da bu ya.neden diyorum sadece neden.
    neyse bir kahve içeyim.sade.sıcak.
  • psikiyatriste ihtiyacim oldugunu sonunda 3 sene sonra kabulleniyorum.

    yardima ihtiyacim var.

    intihar edemem cunku beni cok seven var ama yasayamam da cunku kendimden nefret ediyorum.
    arada kalmama, kendimi unutmama yardim edecek ilaclara ihtiyacim var.
  • günaydın hayat, yine kement boynumda, beynimin içindeki ağrı daha bir yaşanmaz kılıyor bu ömrü, sanki saniyeler ile saatler yer değiştirdi, geçmiyor.
    ne ağrılar geçiyor ne de dakikalar.
    günaydın hayat, yine yaptın yapacağını, en nadide küfürlerime dahi layık değilsin.
    günaydın hayat, bela yine peşimde. korkularım önümde, arkamda, sağımda ve solumda.
    günaydın hayat, yıllar önce gözümü açtım sana. bombokmuşsun.
  • 38 yaşında yeni tanıştığım bi arkadaşım var iyi çocuk. sevgilisinin ondan ayrılacağını öğrendim.
    sebep? dalga kalkmıyor diye.
    cinsel olarak mutlu değilmiş hanımefendi.
    o kıza kalkmaz diyesim geldi, diyemedim...
  • her şey yolunda imiş, sorunlar yokmuş gibi davranmaktan, güçlü durmaya çalışmaktan, sürekli planlamaktan, düşünmekten, bir şeyleri ayarlamaya çalışmaktan yoruldum.
    eskisi kadar sabırlı değilim. işimi yaparken dikkat dağınıklığı ile hatalar -büyük hatalar değil- yapıyorum ve kendime çok kızıyorum.

    ağlayamıyorum, donuk ve duygusuz hissediyorum.

    ölüm beni çok etkiler, kimin cenazesinde olursam olayım ağlarım. ama bir de doğumun beni çok etkilediğini keşfettim. geçen gün hastanede iken doğumhanenin camekânlı kısmından dünyayı henüz yeni teşrif etmiş bebişi görünce gözlerim doluverdi.
    inşallah bendeki de doğum sancılarıdır da dünyanın havasını yeniden tatmak nasip olur, ağlayarak da olsa o ilk nefesi içine çeken bebek gibi olurum inşallah.
  • yıllar önceydi. hani şu çevirmeli bağlantı zamanı. bilgisayar demek toplama pc demek olduğu ve daha henüz türkiyenin inşaat ya resulullah zamanına girmediği daha romantik zamanlar.
    icq diye bi zımbırtı vardı böyle dünyanın herhangi bir yerinden kızlı erkekli arkadaş bulabildiğin. ordan arama yaparken bi kız ile tanıştım. dünyanın uzak bir noktasında yaşayan.
    önce biraz sohbet, gülüşmeler, bi resim bana bi resim ona. görmek yok, dokunmak yok, koklamak yok. ilahi bir aşk gibi. varlığından bile emin değilsin ama bir sevgi tosarması, biraz aşk kırıntısı, biraz merak çokça sevme sevilme ihtiyacı...
    daha sonra hayata hiç koklamadığın, dokunmadığın, görmediğin bile bir sevgiliye aidiyet, aşk...
    sonra buluşma...
    olmayacağını bile bile...

    köpek oturmuş dua etmiş rabbine, ya rab kemik yağdır diye. rabbi köpeği kaale bile almamış. köpek sinirlenmiş, madem yarattın kemik yağdırmak ne kadar zor olabilir diye. rabbi cevap vermiş: ulan it, senin karnın doyacak diye milletin kafası mı yarılsın, adam ol da sana verdiğimi ara bul.

    ben de o hesap oturdum bu iş olsun diye dualar ettim allaha. o zamanlar allah vardı.kabul etmedi tabi. itin duası kabul olsa gökten kemik yağar. ağladım zırladım. hala daha yasını tutarım. dediğin gibi gidenin yasını değil kendi yasımı.

    daha sonra hayat çizgimi çektim bir sayı doğrusu gibi. herbir bölüme de bir amaç koydum. kimse de uyarmadı ulan gerizekalı 25 yaşında evlenmek ne bok yemek diye.
    yaşam bana herşeyi verdi, veriyor ama şu aşk olayında pintilik yapıyor puşt. ee ben de hakediyorum galiba; aşk lazım ama yalanın binası mı olur? çıkmayacak mıydı bir gün meydana. hele ki bu bilgi çağında. gerizekalılığım bu işte...
    -mış ve gibiyi attım ama ne yapayım kalanlarını? geri zekalılığım bu işte...
    acı çekeceğimi biliyordum, ama o acıya da hazırdım ama karşımdakine acı vermeye ne hakkım var? gerizekalılığım bu işte...
  • çok kötüyüm içim kapkaranlık. heycanım ilk defa böylesine ölü. bıktım uğraşmaktan. bir de bu düzensiz hayattan. (okuyan herkese huzur ve mutluluk diliyorum. başkaları için güzel dileklerde bulunmak beni de rahatlatıyor.) :))
  • biraz bebek sevip,güzel bir kaç şiir okuyup,bir kaç kedinin başını okşayıp,huzurlu bir akşam üzeri dalga seslerini dinlemeye ihtiyacım var sözlük.
    sakinleşmem gerek.
  • bugün güzel bir gün. iyi bir haber aldim, mutlu olmam gerekiyor ama değilim işte. bir sorun yok, ama var gibi de. sıkılıp bunalıyorum. hiç iştahım yok bu günlere. üzgünüm ama neye üzgün olduğumu da bilmiyorum. 2 gün oldu bir lokma yemek koymadım ağzıma. bu entryi yazdıktan sonra bir şeyler yemeğe zorlarim belki kendimi. bir de regliyim cok agrili geciyor. cok dediysem hergun acile gidip agri kesici igne oluyorum. gerçekten cok yani. bu ay genel olarak dikkat etmedim yaptıklarıma. usuttugum icin dayanamayacağım kadar agrili gecti mesela. bu da benim hatam. diğer her şeyde olduğu gibi.
    bir reklam sloganı vardı; "sensiz hep bir kişi eksiğiz" diye, işte böyle bi his. her şey tam bir o eksik hayatımda. yok. ne kadar da kolay yazılıyor bakin; yok . düşünmeyeyim diyorum, olmuyor. oyle bi boşluktayım ki salak saçma insanlara baglanabiliyorum hemen. bazı insanlar nasil bu kadar kolay kopabiliyor birbirinden? ben sürekli taktığım yuzugumu kaybettigimde bile canım yandı. nasıl bu kadar duygusuz olabiliyorlar? insan sevmediği bir kadınla nasıl 6 ay dipdibe olur? sevdiyse nasıl bu kadar kolay gider ?

    saplantili biri değilim ben. sadece, yemin ederim ki çok sevdim.
  • kimi sevdiysem gitti, bazısı kendi isteğiyle, bazısı zorunluluktan... bugün birini daha kaybettim. tam hayatımı adamaya hazırken ellerimden kaydı.. yine yalnız kaldım yine tek bırakıldım. olsun. iyisi böyle olacak. hayırlısı böyle olacak. belki mutlu sonla bitecek, bencil olmamalıyım.